Öğretmenimin söylediği yalanlar | Körfez Gazetesi
Antalyaspor ile seremoniye çıkmak 200 lira

Antalyaspor ile seremoniye çıkmak 200 lira

Cumhuriyet Tenis Turnuvası başladı

Cumhuriyet Tenis Turnuvası başladı

1207 Antalya Döşemaltı Belediyespor yarı finalde

1207 Antalya Döşemaltı Belediyespor yarı finalde

Yüzmede Antalyaspor başarısı

Yüzmede Antalyaspor başarısı

Dekoratif tablo yapımını öğreniyorlar

Dekoratif tablo yapımını öğreniyorlar

Öğretmenimin söylediği yalanlar
  • TuncerÇetinkaya
    • Tuncer Çetinkaya
    • m_zamanlar@hotmail.com
    • 22 Eylül 2017 - 10:48:56

James W. Loewen’in kaleme aldığı ve geçen yıllarda Alfa Yayınları tarafından Türkçe’ye
kazandırılan ilginç bir kitap, tam da eğitim ve öğretime başladığımız şu günlerde masaya
yatırılmayı hak ediyor. “Öğretmenimin Söylediği Yalanlar”ın yazılış öyküsü ilginç: Yazar, bir
gün tesadüfen sınıflarda öğrencilerin kullandığı tarih ders kitaplarını görüyor; yanlış bilgiler
ve dar görüşlü bir yaklaşımın yan yana durduğunu fark edip bu duruma son vermeye karar
veriyor. Şöyle diyor Loewen: “Kore Savaşı'nın sona ermesini Truman'ın atom bombası
atmasına bağlayacak kadar cahilce bir tarih öğretimiyle karşı karşıyaydık. Bunun üzerine
Kolomb öncesi dönemden başlayarak My Lai katliamına kadar Amerikan tarihini, olanca
karmaşıklığı ve canlılığıyla yeniden anlatmaya karar verdim.”

Doğrudan ve Haklıdan Yana
İnsanlık tarihinin en onurlu tarihçilerinden olan ve bizim yazınımızda daha çok, o muhteşem
eseri “Amerika Birleşik Devletleri Halklarının Tarihi” ile hatırlanan Howard Zinn’in, her
yurttaşın okumasını önerdiği kitabın tezi gayet basit ve anlaşılır: Kahramanlar ve hükümetler
yerine ırk, toplumsal cinsiyet ve sınıfları esas alan bir tarih yazmak. İktidarlarını ve
ayrıcalıklarını korumak isteyenlerin, geri kalanların yoksunluğu pahasına, tarihi nasıl kendi
çıkarlarına göre kurguladıklarını gösterme gibi bir işlev de üstlenen eser, her ülkenin
tarihçisinin şiar edinmesi gereken özellikleri barındırıyor. Bu durumu doğrudan, haklıdan ve
mazlumdan yana olmak şeklinde özetleyebiliriz.

Safsata ve Gerçeklik
Kitabı okurken aklıma en çok, Oliver Stone’un 1989 yapımı “Doğum Günü Dört Temmuz”
filminin geldiğini ve resmî yalanların nelere yol açtığını hatırladığımı söyleyebilirim. Filmde,
gerek Amerikan Rüyası’nı, gerek de bu ülkenin Vietnam projesiyle özdeşleşen işgalci
politikaları mercek altına alan Stone, “Platoon”la başladığı Vietnam üçlemesini yeni bir
boyuta taşımıştı. Hayata umutla bakan genç Ron Kovic, ‘kahramanlık’, ‘vatansever olma’ ve
‘borçlu olduğumuz ülkenin yanında yer alma vaktinin geldiği’ türünden laf kalabalıklarının
etkisinde kalarak Vietnam’da savaşmak için gönüllü oluyordu. Ne var ki kendisine
anlatılandan çok farklı bir ülkeyle karşılaşması an meselesiydi. Cephenin bir cehennemden
farkı olmadığını anlayıp, ‘kazanma’ uğruna bin bir türlü rezaletin yaşandığı bir manzarayla
karşılaşan Kovic, Amerika’ya döndüğünde artık yürüyemez hale gelecek ve gazilerin -başta
toplum tarafından- ihanete uğradığını düşünmeye başlayacaktı. Kovic’in otobiyografik
romanından hareketle çekilen filmin en unutulmaz sahnelerinden birinde, Tom Cruise
tarafından canlandırılan ana karakteri Vietnam’daki işgale karşı yürüyüşün en önünde
görüyorduk. Bu, safsata ve göz boyamanın gerçeklik karşısındaki mağlubiyetinden başka bir
şey değildi.

Kahramandan Şarlatana
“Öğretmenimin Söylediği Yalanlar”, başta Amerikan yerlileri ve siyahîler olmak üzere, Yeni
Dünya’da kötülükten nasibini almış tüm halkların öfkeli ve kederli sesine eşlik ederek yoluna
devam ediyor. Günümüzde yaşanan gelişmelerin de gösterdiği gibi, tarih, dönemin ruhu adı
verilen, -bana soracak olsanız- oportünizmin teorisine dayanan gelişmeler ekseninde
yazılıyor, bozuluyor, sonra yeniden yazılıyor. Gücü elinde bulunduranın yorumunu esas alan
bu yazım serüveni, öyle bir an geliyor ki, dün kutsadığı değerleri kısa süre sonra ayaklarının
altına alabiliyor. Sahte yazıcılar değişmiyor; ama kaleme alınanlar, öncekiyle taban tabana zıt
olabiliyor. Kahramanla şarlatanın birbirine karıştığı böylesi süreçlerde aslolan, Loewen’in de
vurguladığı gibi onurlu kalmak ve insanlara her ne koşulda olursa olsun yalan söylememek.
Bunu başarabilen aydına, yazara, eğitimciye selam olsun!

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz