Niçin gerçek demokrasi gereklidir-1 | Körfez Gazetesi
Tünektepe’ye 350 bin kişi çıktı

Tünektepe’ye 350 bin kişi çıktı

Tarıma 3.5 yılda 208 milyonluk destek

Tarıma 3.5 yılda 208 milyonluk destek

İlk tapular Antalya OSB’ye devir edildi

İlk tapular Antalya OSB’ye devir edildi

446 bin öğrenci tatile giriyor

446 bin öğrenci tatile giriyor

Kursiyerlere uygulamalı eğitim

Kursiyerlere uygulamalı eğitim

Niçin gerçek demokrasi gereklidir-1
  • ramazanAçıkgöz
    • ramazan Açıkgöz
    • gazetekorfez@gmail.com
    • 12 Ocak 2018 - 12:17:17

Beyinlerimizi sorgulayalım. Neden evrensel demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, hukukun üstünlüğü ve çevreye duyarlık, yaşam için zorunluluktur…

Biraz tarih; tarih ders almak için yazılmıştır ve ders alınmazsa “tekerrür” edermiş. Günümüzden tam yüzyıl öncesini düşününüz, yıl 1916. Üç kıtada bayrağı dalgalanan Al-i Osmanlı İmparatorluğunun çözülme dönemi yaşanıyordu. İmparatorluğun her geçen yıl toprak kayıpları artmaktaydı.

İşte bu dönemde; toprakları üzerinden güneşin hiç batmadığı Birleşik İngiltere Krallığı (United Kingdom of England)öncülüğünde; İngiliz ve Fransız milletlerinin ünlü stratejistleri (tabiri caizse kurnaz adamları); dünya siyasetine yeniden yön vermek ve Türkleri Anadolu’dan atıp, Orta Asya’ya sürmek için; ince, derin ve hassas gizli bir proje üzerinde anlaştılar. Bu proje ünlü “SykesPicot” (SaykosPiskos) projesiydi. Bu projenin üç temel ayağı vardı:

1-Siyasi ayağı: Osmanlı Devletini bölüp parçalamak, mümkünse Türkleri Anadolu’dan kovmak. Birinci Dünya Savaşı sonrası padişah Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit Paşaya kabul ettirilen “Sevr Haritası” (Sevr Antlaşması) bu projenin ilk uygulamasıydı.

2- Ekonomik ayağı: Orta Doğu petrolleri, doğalgaz kaynakları ve su kaynakları üzerinde hakimiyet kurmaktı.

3-Sosyo-politik ayağı: Orta Doğu İslam Halkları ve İmparatorluk bakiyesi etnik ve azınlık unsurları kışkırtıp otonomi kazandırıp, küçük devletçikler oluşturup, onları kontrol ederek diledikleri gibi yönetmekti.

Birinci Dünya Savaşında Anafartalar kahramanı Gazi Mustafa Kemal, Türk askerinin üstün cesaret ve ölümüne kahramanlığı ile, yaşlı aslan İngiliz’in dişini sökmüştü. Yine devrimci deha önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, ülkemizi istiladan kurtararak Sevr haritasını yırtıp attı. Ve özgür insanların yaşadığı, ayyıldızlı bayrağının göklerde dalgalandığı, çocuklarının okula gittiği, camilerinden beş vakit ezan sesinin semaya yükseldiği, isteyen müminlerin hacca gidebildiği, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetini kurmak suretiyle, SykesPicot (Saykos Piskos) projesini uygulanamaz hale getirdi

Hevesleri kursaklarında kalan kurnaz adamların torunları, milenyumla birlikte; sinsice devam ettirdikleri toplum mühendisliği çalışmalarının olgunlaştığını görüp, BOP (Büyük Orta Doğu) projesini, Orta Doğu Halklarının önüne koyup şiddetle, özgürlük – demokrasi söylemi ile dayattılar.

Ülke olarak biz de bu eylemin hedefindeyiz. Türkiye Cumhuriyetini çözmeden bu projeyi hayata geçirmenin mümkün olmadığını biliyorlar. Sorun o kadar ilerledi ve aciliyet arz etmektedir ki; bu konumdan millet olarak nasıl alnımızın akıyla çıkarız noktasındadır.

Çözüm; demokratik olarak teşkilatlanmış, millici bir yapılanmanın, ülke yönetiminde söz sahibi olup, milletimizin hizmetine hazır olmasından geçmektedir.

Demokratik yönetim; ilk olarak katılımcı ve etkin olarak, Eski Yunan Uygarlığında uygulanmıştır. Kent veya site devleti denilen yapılarda halk kendini yönetecek kurumu doğrudan seçiyordu ve şartlar zorunlu kılarsa görevden de alabilmekteydiler.

Herkesçe malum olduğu üzere siyasi partiler zamanımız demokratik yönetimlerinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Çağdaş olmayan demokratik gibi görünen yapılarda siyasi örgütlenme “gelenekseldir”. Temelde “ahbap-çavuş” ilişkisine dayanır. Bu tip örgütlenme ile demokrasiyi yaşatamazsınız çıkar grupları yönetime egemen olur ve neticede hukuk devletinide kuramazsınız. Bunun sonucu oluşan demokrasi gibi görünen yapılara”melez demokrasi” denilmektedir. Bu örgütlenmenin sonunda da “oligarşik yönetimler” ortaya çıkar. Ekonominiz Parsadan ve Horzumların (geçmiş dönemlerin ünlü yolsuzluk aktörlerini anımsayalım) eline kalır; yolsuzluk ve yokluk ve de cehaletle boğuşur durursunuz.

Bir diğer örgütlenme biçimi, sınıf temelli “işçi sınıfı” örgütlenmesi ki, bunun sonucu da sınıf diktasını doğurur, demokratik değildir. Yıkılmaya mahkûm olup, en iyi örneği “Sovyet Rusya”dır.

Bir diğeri, inanç grupları-tarikat-cemaat bazında örgütlenmedir. Bu yapılanmanın sonucu teokratik – otokratik baskıcı yönetimdir. Örnek, İran İslam Cumhuriyeti, Irak da “sünni mezhep” temelli BAAS PARTİSİ ve Saddam HÜSEYİN yönetimi. Komşu Suriye’de Esad yönetimi de mezhep kaynaklıdır. Ve Suudi Arabistan’da “VEHHABİLİK”mezhebine dayanan dikta yönetimini de sayabiliriz.Net olarak yazabiliriz, otokratik yönetimlerin sonucu, devletin tahribi milletin perişanlığıdır. Örnek Iraktır, Suriye’dir, Mısırdır. Irak’ı kim yönetiyor, ABD ve İran. Suriye’yi ise Rusya ve İran değil mi?

DEVAMI YARIN

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz