Nasuh Boztepe’den masallar | Körfez Gazetesi
Turnuva sona erdi

Turnuva sona erdi

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Maruldan servet kazanıyor

Maruldan servet kazanıyor

MATSO’dan muz paneli

MATSO’dan muz paneli

‘Milli judocuya dayak’  iddiasına soruşturma

‘Milli judocuya dayak’ iddiasına soruşturma

Nasuh Boztepe’den masallar
Nasuh Boztepe’den masallar

Menderes Türel’in aile gazetesi ‘İleri’de yazan komik bir adam var. Sigortacı, iş sağlığı ve iş güvenliği uzmanı, Antalya Aydınlar Ocağı Başkanı,  Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi Nasuh Boztepe. Antalya’nın tanınan isimlerinden biridir. Tutuklanan Akdeniz Üniversitesi’nin eski rektörü İsrafil Kurtcephe’yi konu edinerek “Sadece rektör mü suçlu?” diye sormuş Cuma günü. El cevap: Tabii ki sadece Kurtcephe suçlu […]

Menderes Türel’in aile gazetesi ‘İleri’de yazan komik bir adam var. Sigortacı, iş sağlığı ve iş güvenliği uzmanı, Antalya Aydınlar Ocağı Başkanı,  Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi Nasuh Boztepe. Antalya’nın tanınan isimlerinden biridir. Tutuklanan Akdeniz Üniversitesi’nin eski rektörü İsrafil Kurtcephe’yi konu edinerek “Sadece rektör mü suçlu?” diye sormuş Cuma günü. El cevap: Tabii ki sadece Kurtcephe suçlu değil. Onu o koltuğa oturtanlar da suçlu. Kim oturttu? Nasuh Boztepe’nin kendisi. Mustafa Akaydın’ın birinci çıktığı seçimde Kurtcephe ikinci çıkmıştı. Cumhurbaşkanı da Abdullah Gül’dü o vakitler. Aydınlar Ocağı ve Birlik Vakfı adeta Ankara’ya çadır kurdu. Akaydın’ın üstü çizilerek Kurtcephe rektör yapıldı. Görevi devralmak için üniversiteye gittiğinde Boztepe yanındaydı. Hatta koltuğa bizzat kendisi oturttu. Şimdi de, “Sadece rektör mü suçlu?” diye soruyor.

 

Şecaat arz ederken sirkatini söylemek

 

Hatta “Suçlular suç ortaklarını ihbar etmezler” diye hatırlatıp başlıyor kalem oynatmaya. Mesela diyor ki: “Rektörü kendisinin dışında kim suça itti? Hırsızın hiç mi suçu yok? Ülkemizdeki büyük yanlışlıklardan birisi referans veya kefillik durumudur. Türkiye’yi batıran olgulardan birisidir. Dürüst, namuslu, mütedeyyin, güvenilir birisi; sahtekâr, üçkâğıtçı, riyakâr, cani, FETÖ’cü birinin önüne düşüyor ve aynen kendisi gibi olduğunu, dürüst, çalışkan, güvenilir birisi olduğunu söylüyor. Dürüst ve güvenilir kişi mi sahtekâr oldu? Sahtekâr mı dürüst oldu?” Ne anlayalım şimdi biz bundan? Ülkemizdeki en büyük yanlış neymiş? Referans ve kefillik… Kim kefil oldu rektöre? Nasuh Boztepe. Kenti hafızasız sanıyor belli ki. Ya da nasıl bir çabaysa artık! Paragrafta anılan ‘dürüst, namuslu, mütedeyyin, güvenilir kişi’ Boztepe’nin kendisi mi? Önüne düştüğü ‘sahtekar’ rektör mü? Ya da rektör suçsuz da, başkaları mı suçlu? Ne diyor yani?

 

FETÖ’cü rektörün kefili Boztepe’dir

 

Ve sonra bizim sormamız gereken soruyu kendi kendine soruyor: “Güvenli, dürüst, çalışkan, işinin ehli olmayan veya FETÖ’cü birisine şahsı, grubu veya cemaatinin menfaati için kefil olan kişilere, cemaatlere ne kadar güvenilir?” Evet Nasuh Boztepe, FETÖ’den tutuklu rektör Kurtcephe’ye bir zamanlar ‘şahsı, grubu veya cemaatinin menfaati için kefil olan’ size ve başkanı olduğunuz Aydınlar Ocağı ile kurucusu olduğunuz Birlik Vakfı’na kim, niye güvensin bu saatten sonra? Ülkü Tamer’in ‘Konuşma’ şiirinde söylediği gibi: “Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten”. Güya Kurtcephe için 4 yıl önce tutuklanacak demiş. Sonra da soruyor: Bugüne kadar neden beklendi? YÖK’teki bazı kişiler bunu korudular. Prof. Dr. Yekta Saraç dâhil kol kanat gerenlere hesap sorulmalıdır. Emniyetteki koruyucuları tespit edilip gereği yapılmalıdır. Firari emniyet müdürünün lise mezunu eşini yaşam koçu yapıp, çuvalla para ödediler. Emekli istihbaratçı ve emekli subaylara özel görev verilip güvenlik kalkanı yapıldığı dedikodusu ayyuka çıkmıştır. FETÖ’cü, savcı ve hâkimlere sosyal tesislerde ve Adrasan ‘da özel statü tanındığı doğru mu? Yargı kararının ne kadarı uygulandı?” Soruyor sormasına da, bunları daha önce niye anlatmadı? Niye açıklamadı?

 

Bu kirli oyunun oyuncuları sizsiniz

 

Sanki kendisiyle ilgisi yokmuş gibi masal anlatıyor. Diyor ki: “Bazı siyasiler,  STK’lar, cemaatler, menfaat ve rant peşinde koşanlar, zamanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e baskı yaptılar. Hiçbir FETÖ’cüyü görevden almayan Gül, rektörü tekrar atadı. Antalya’dan Gül’e milletvekili ve teşkilattan oluşan siyasi bir grup gitti mi? Gittiyse hangi menfaat karşılığı gittiler? Ya muhafazakâr, milliyetçi, mütedeyyin kişiler, cemaatler, STK’lara ne demeli? Bu Müslüman kardeşlerimizin vicdanı rahat mı? Bir nefis muhasebesi yapıyorlar mı?” Pes yani. Sanki Kurtcephe’yi atattırmak için Gül’e yalvaran kendisi değil. Atamayı yaptırttıktan sonra üniversiteye getirip eliyle koltuğa oturtan kendisi değil de, imza atan Gül suçlu. Satışın bu kadarına da pes. Hele bir de, “Basın ve medyadaki sözde gazeteciler neye suskunsunuz?” diye sormuş ki, değme komedi filmine taş çıkartır. Boztepe kendi yazıp kendi oynadığı filmde sütten çıkmış ak kaşık rolü üstlenip, suçu da gazetecilere atıyor. Biz bunları yazdık komik adam! Bu yazılardan dolayı ceza alan gazeteciler var Antalya’da. Benim hakkımda da halen açık bir suç duyurusu bulunuyor. Önce gidip bildiklerinizi anlatın, sonra gazetecilere hesap sorun. Biz, kendinizi kurtarmak için sergilediğiniz oyunun bir parçası değiliz. Edep ya hu!

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz