Kişisel amaç mı? İdeolojik amaç mı? | Körfez Gazetesi
Özel çocuklardan geri dönüşüm defilesi

Özel çocuklardan geri dönüşüm defilesi

Bu fuarda herkes mutlu

Bu fuarda herkes mutlu

Adrenalin şov sezona hazır

Adrenalin şov sezona hazır

Kaş’ta Antik Su Yolu Yürüyüşü

Kaş’ta Antik Su Yolu Yürüyüşü

Okul için kermes

Okul için kermes

Kişisel amaç mı? İdeolojik amaç mı?
  • OzanBalık
    • Ozan Balık
    • ozanblk07@gmail.com
    • 20 Mart 2018 - 12:40:02

Siyaset uzun bir yürüyüştür. Hem de engebeli zorlu bir yürüyüş. Sonuçta insan ile uğraşma sanatıdır. İnsan fikirlerine göre yaşamaya başladığında eylem ve söylem birleşir ve isminin önüne hemen bir sıfat ekleniverir. Bu güzel birşeydir.Düşündüğün gibi yaşamak kolay bir iş değildir. Bundan sonrası aslında en zorudur. Yoldaşlık etmek. Senin gibi düşünen ve yaşayan insanları bulup onlarla ortak bir mücadele uğruna yol yürümek… Ama herşey yazıldığı gibi güzel ve kolay olmuyor.Kendinden olan biraz fazlalaştığında kişisel hastalıklar canlanıveriyor.Kariyerizm, hizipçilik başta gelir. Sonra aynı fikirlere sahip benzer yaşadığını düşündüğün arkadaşların ile yolların ayrılıverir. Sonra hani amacımız aynıydı ? dediğinde muhtemelen daha genç yaşlardan yeni çıkmaya başladığın zamanlardır. Hayatı tek pencereden değil geniş çaplı sorgulamak artık seni asker gibi görenler ile ilk tartışmalarının başlaması demektir. Keşke böyle olmasaydı dediğin çok olmuştur. Hani amaçlarımız aynıydı diye geçer içinden.Ama değilmiş be kardeşim. En solcusundan en sağcısına kadar hepimiz zehirlenmişiz. İnsan tanımadığı insanlar için mücadele ederken en yakınındaki dokunabildiği, konuşabildiği insanı bu kadar kolay kırabiliyorsa gerçekten zehirlenmişiz. İnsan aynı siyasi kuruma üye olduğun bir arkadaşına karşı bu kadar acımasız nasıl olabiliyor? İnsan düşünürken delirecek gibi oluyor.

Meselenin özünü düşündüm;insan nasıl kendi gerçekliğini unutup , amacını rafa kaldırıp önce ben diyebiliyor diye.. Sanırım aracı amaçlaştırmakla başlıyor herşey. Kendini parti tabelasının önüne, parti tabelasını da ideolojinin önüne koymaya başlayınca herşey birbirine karışıyor. Kendine doğru gelen ideolojiyi savunurken doğru amaçlar belirlemek gerçekten zafere ulaşmak için en önemli etkenlerden biridir.Buna itirazım yok. Ama yaşananlar öyle olmuyor.Siyaset her geçen gün daha fazla kirleniyor.

Mesela önemli bir seçim yaklaşıyor. Koltuk pazarlıkları parlementer sistemin önüne geçip ülke karanlığa mı sürüklenecek, yoksa parti isimleri koltuklar bir kenara bırakılıp aynı amaç doğrusunda birleşmeler mi sağlanacak? Bakıp göreceğiz. Tabi en yakınımızdan başlamak gerek araç tariflemesine. Senin desteklediğin kişi il başkanı, ilçe başkanı olmadı diye en yakınından başlarsan tırpanlamaya kendinden olmayan seçmeni nasıl ikna edeceksin? Seninle aynı düşünmeyen seçmen senin yanına niye gelsin? Bence herkes oturup düşünmeli. Meclis üyeliği, belediye başkanlığı , vekillik hedefleri… Hepsi ideolojik hedeften daha değerli değil. Partiler, dernekler , sendikalar hepsi hedefe gidebilmek için bir araç. Koltuklar da bir araç.Amaça ulaşmak için araçları yönetenler çok önemli. Herkes aklına uyanı seçer.Ama seçilen ne senin düşmanın ne de hatalarını görmezden geleceğin sürekli şakşakçılık yapacağın bir diktatör, koltuk dağıtıcı…

Şimdi karar verme zamanı. Araçı kendi çıkarlarımıza göre amaçlaştıralım mı? Yoksa amaç için yoldaşlık mı edelim? Kararınız sizi değil memleketi ilgilendiriyor! Bu yüzden eleştirirken çözümün bir parçası olmayanlar, yanlış yapan kadar topluma karşı sorumludur.Yaşanan siyasi süreç,farklı fikirlerimize saygı duyduğumuz, aynı fikirlerimizi geliştirmek zorunda olduğumuz bir süreçtir.Demokrasi saygı duymakla gelişir düşüncesindeyim.Demokrasi dolu günlere…

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ilan
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz