İnsülin direnci ve çözüm yolları | Körfez Gazetesi
Anaokulu öğrencileri konteyner boyadı

Anaokulu öğrencileri konteyner boyadı

Galatasaray maçı hazırlıkları sürüyor

Galatasaray maçı hazırlıkları sürüyor

Kemer’in su altı güzellikleri

Kemer’in su altı güzellikleri

Mitolojik semboller sergisi

Mitolojik semboller sergisi

140 kabin görevlisi için 21 bin başvuru

140 kabin görevlisi için 21 bin başvuru

İnsülin direnci ve çözüm yolları
  • Betul AyYılmaz
    • Betul Ay Yılmaz
    • info@betulayyilmaz.com
    • 28 Ekim 2017 - 12:01:38

Diğer Yazıları

Son zamanların en yaygın sorunu olan insülin direnci vakalarında gözle görülür bir artış var. Kilo problemi yaşayan neredeyse herkeste karşılaştığımız bölgesel ya da genel yağlanmanın en önemli nedenlerinden biri insülin direncidir. İnsülin direnci pankreasın insülin salınımında bozulmalar ya da kabaca neye ne kadar insülin yanıtı vereceği konusunda kafa karışıklığı sonucu gelişir. Şeker hastalığı ile karıştırılmamalıdır.

Şeker hastalığında pankreasın beta hücrelerinin yetersiz insülin salınımı ya da tamamen harabiyeti söz konusudur. İnsülin direncinde ise sağlıksız yeme alışkanlığı ya da fiziksel aktivite yetersizliği gibi faktörlerle gelişen geçici bir durumla karşılaşırız. Sağlıklı bireylerde pankreasın, alınan öğünle açığa çıkan şekeri hücre içine alabilmek için hangi tür besine karşılık ne kadar insülin gönderileceği belli iken, insülin direnci olan vakalarda belirsizdir. Hatta öyle durumlarla karşılaşırlar ki tıka basa yedikten sonra bile kan şekerleri aniden düşebilir, kendilerini yorgun ve halsiz hissedebilirler. Yaşanan ilk ciddi atakta kişiler genelde panikler ve kan şekerlerini dengeye getirebilmek düşüncesi ile çok da doğru olmayan şeyler yapabilirler. Bunlardan en yapılmaması gerekeni çikolata gibi şekerli gıdalar tüketmektir.

İnsülin direnci nasıl ortaya çıkar sorusunun cevabı çok cevaplıdır. Genetik yatkınlıklar, gen kırılganlıkları, stres, alkol, sigara vb. gibi hücre zarının yapısını bozan bileşenleri çokça kullanma, düzensiz beslenme alışkanlığı, egzersiz yapmamak, genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) maruziyet gibi pek çok nedeni olabilir. Yine de belirleyici olan kişinin genel durumu ve yaşam şeklidir diyebiliriz. Artık şeker hastalığına bile genetik aktarımlıdır diyemiyoruz, ailesinde böyle pek çok genetik aktarımlı olduğu iddia edilen hastalıkla dünyaya gelip, dikkatli bir yaşam stili izleyerek yaşamını gayet sağlıkla sürdüren insanlar da yok değiller. Burada belirleyici olan SİZSİNİZ.

İnsülin Direncinin Belirtileri

Yorgunluk, halsizlik, kilo alma, zor kilo verme, doymama, sık acıkma, uyku basması, gün içinde iştah patlamaları, tatlıya düşkünlük, terleme, kilo verememe, göbeklenme, kalçalarda yağlanma, tansiyon dengesizlikleri, konstrasyon bozuklukları, unutkanlık, yemeklerden sonra uyuyakalma, performansta en sık görülen belirtileridir. Yine de tüm belirtilerin herkeste aynı şekilde olması beklenmez.

İnsülin Direnci Riski Kimlerde Fazladır?

Ailesinde şeker hastalığı olanlar, kilosu fazla olanlar, gebelikte kan şekeri problemi yaşayanlar, orta yaş üstündekiler, erkeklerde bel çevresinin 94 cm’ den ve kadınlarda 80 cm’den fazla olması, beden kitlesi indexi yüksek olan bireyler, tansiyonu ve ürik asidi yüksek olan bireyler, HDL’ si 40 mg/dl’ den düşük olan bireyler, trigliseriti 150 mg/dl’ den yüksek olanlar, açlık kan şekeri 90 mg/dl’ den yüksek olanlar, CRP’ si yüksek olanlar risk altındadır diyebiliriz

İnsülin Direncini Artıran İlaçlar

Kortizon, beta blokerler, büyüme hormonu tedavisi, östrojen tedavisi,  bazı psikiyatri ve depresyon ilaçları (olanzapin, risperidon), tüberküloz ilaçları (rifampisin izoniazid), progesteron ilaçları, interferon, tansiyon tedavisinde kullanılan tiazit diüretik ilaçları insülin direncini artırabilir.

İnsülin Direncini Artıran Hastalık ve Durumlar

Sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam, unlu ve şekerli gıdaları fazla tüketmek, hemotokromatozis denilen demir depolanma hastalığı, ferritin yüksekliği, kafeinli içecekler, cushing hastalığında aşırı kortizol hormonu salgılanması, gastroparezi denilen midenin fonksiyon bozukluğu, fruktoz ve mısır şurubu kullanımı, hipogonadizm denilen testosteron azlığı, akromegalide büyüme hormonunun aşırı salgılanması, stres, depresyon, üzüntü,sıkıntı, uykusuzluk, D vit. eksikliği, kronik karaciğer hastalıkları, feokromositoma ( böbreküstü bezi tümörü), hipertroidizm, aldosteronoma (böbreküstü bezinden aşırı aldosteron salgılanması), migren, sedef hastalığı.

İnsülin Direncinin Neden Olduğu Hastalıklar 

Tip 2 diabet (ilaca bağımlı şeker hastalığı), reaktif hipoglisemi,obezite, hipertansiyon, kalp hastalıkları, kan yağları yüksekliği, hızlı yaşlanma, göbek oluşması, gizli şeker, kanın daha yoğun olması ya da kan pıhtılaşmasında artış (fibrinojen artışı), damar sertliği, kanserin her türü, uyku apnesi, horlama, ürik asit yüksekliği, polikistik over sendromu, CRP artışı, böbrekten tuz tutulumunun artması, kadınlarda yumurtalıklardan testosteron salınımı, Alzheimer, depresyon, panik atak, karaciğer enzimlerinin yükselmesi.

İnsülin Direncinin Çaresi Nedir?

İnsülin direncinin çaresi hemen her hastalık ya da hastalık öncesi belirtinin tedavisinde olduğu gibi ilk olarak sağlıklı beslenmek ve öğünlerde doğru karbonhidrat, protein ve yağ seçimi yapmaktır. İnsülin direnci tedavisinde ilk hedefimiz esasında hücre zarının eski esneklik ve sağlığını geri kazanmasını sağlamaktır. Bunun için de vücudun doğru beslenme ile birlikte iyi yağlara ihtiyacı vardır. Tüm bunları sizin için yardım alacağınız diyetisyen planlar. Çalışmalar tedavi edilmeyen insülin direnci vakalarının dört yıl içinde Tip 2 şeker hastalığına gittiğini göstermektedir. Lütfen bu konuda kafanıza göre hareket etmeyin ve sizin için doğru bir diyetisyenden yardım alın.

İşte cağımızın vebası ve vücutta neden olduğu  hastalık ve hastalık öncesi durumlar. Şeker hastalığına kadar gidebilen insülin direncine karşı kendimizi ve ailemizi korumalıyız. Daha güzel bir geleceği hep birlikte yaratmak için önce kendimizi ve çocuklarımızı bilinçlendirmeliyiz. Sağlam kafalar için sağlam vücutlar gerek unutmayalım. Her işi, o işin profesyoneline bırakalım. Alanında uzman olmayan kişilerle sağlığımızı paylaşmayalım, önerilerini uygulamayalım. Sağlıkla….

*Yazıda kıymetli Prof.Dr.Metin Özata’dan alıntı yapılmıştır.

Uzm.Dyt.Betül Ay YILMAZ

Diğer Yazıları

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz