Hemen devreye girilmeli | Körfez Gazetesi
Kepez’de yol çalışmaları 

Kepez’de yol çalışmaları 

Polisten ‘Duman’ uygulaması

Polisten ‘Duman’ uygulaması

Türkiye’nin en hızlısı EFE HASIRCIOĞLU

Türkiye’nin en hızlısı EFE HASIRCIOĞLU

Antalya benim evim

Antalya benim evim

Kadınlardan  Çelik’e ilgi

Kadınlardan Çelik’e ilgi

Hemen devreye girilmeli
Hemen devreye girilmeli

    ATSO Başkanı Davut Çetin, dövizdeki artışın bu hızla devam etmesi halinde iç piyasanın kilitlenebileceğini belirterek, “Merkez Bankası ve ekonomi yönetimi derhal devreye girip TL’ye güvendiğini göstermeli” dedi     Dövizde yaşanan artış, Antalya’da patronların patronu konumundaki Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin’i tedirgin etti. Reel sektörün 220 Milyar Dolar net […]

 

 

ATSO Başkanı Davut Çetin, dövizdeki artışın bu hızla devam etmesi halinde iç piyasanın kilitlenebileceğini belirterek, “Merkez Bankası ve ekonomi yönetimi derhal devreye girip TL’ye güvendiğini göstermeli” dedi

 

 

Dövizde yaşanan artış, Antalya’da patronların patronu konumundaki Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin’i tedirgin etti. Reel sektörün 220 Milyar Dolar net döviz açığı bulunduğunu belirten Çetin, “Dövizde 10 kuruşluk artış, döviz kredisi almış olan firmalara 22 milyar liralık ek yük getiriyor. Bunun sonucunda özellikle döviz kredisi alarak yatırım yapmış olan şirketler, ödeme güçlüğüne giriyor. Bu durum bankaları zayıflatmakta ve kredi imkânlarını daraltmaktadır. İkinci büyük sorun ciddi güven kaybıdır. Böyle bir kur artışı mali kriz dönemlerinde görülür, dolayısıyla tüketici ve yatırımcı güveni sarsılmakta, ödemeler ertelenmekte ve ekonomi yavaşlamaktadır” dedi.

 

İÇ PİYASA KİLİTLENEBİLİR

Yaşanan krizin daha da büyümemesi için ekonomi yönetiminin kesinlikle ciddi önlemler alması gerektiğini belirten Çetin, “Aksi halde TL’nin serbest düşüşü finans sistemini ve iç piyasayı kilitleyecek noktaya gelebilir ve durup dururken mali krize girebiliriz. Şu anda cari açığı karşılayacak döviz girişi olmuyor ve cepten yiyoruz. Dövizi olan bu düzeyden bile artık döviz satmıyor. Bu hafta kesinlikle TL’de kan kaybının önüne geçilmesi zorunluluğu vardır” ifadelerini kullandı.

 

MERKEZ BANKASI’NIN SORUMLULUĞİ

Bu noktaya gelinmesinde Merkez Bankası’nın sorumluluğunun büyük olduğunu belirten Çetin, şunları söyledi: “Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele konusunda bağımsız ve kararlı net bir duruşu tam anlamıyla sergileyemediğini söyleyebiliriz. Atılması gereken adımlarda geç kalındı. Enflasyon çift hanede iken politika faizinin % 8’de tutulmasını uluslararası piyasa oyuncuları anlamadı. Piyasada Merkez Bankası’nın TL’yi savunamayacak durumda olduğu algısı yerleşti. Merkez Bankası, doğrudan piyasaya girip spekülasyonu durdurmalıdır. Döviz likiditesini uluslararası piyasalardan, swap anlaşmaları yaparak takviye etmelidir. Halka güven vererek döviz mevduatının TL’ye geçişi vergisel teşviklerle özendirilmelidir. Yabancı sermayede güvensizliğe yol açan bütün konular gözden geçirilmelidir. Hukuk reformu, demokrasinin güçlendirilmesi, siyasi uzlaşma ortamı tesisi yönünde de adımlar atılmalıdır”.

 

ÇOK UYARDIK AMA…

Bugüne kadar ekonomi ile ilgili yaptığı uyarıların çok ilgi görmediğini belirten ATSO Başkanı Davut Çetin, konuşmasını şöyle tamamladı: “Ben sürekli siyasi uzlaşma, yapısal reform çağrısı yaptım ve cari açık ve döviz riski konusunda uyarılarda bulunuyorum. Merkez Bankasının güven vermesi gerektiğini hep söyledik. Maalesef sakin zamanda kimse bu konulara ilgi göstermiyor, sorun büyüdüğünde ise iş işten geçmiş oluyor. Türkiye’de döviz arzı sorunu vardır, fakat bir kriz durumu yoktur. Piyasadaki bu durum Merkez Bankası’nın ve ekonomi yönetiminin bir adım atmamasından kaynaklanmaktadır. Döviz kuru sıçraması süresiz bir şekilde devam edemez. Bu nedenle kimse paniğe kapılmamalı, dövize hücum etmemeli, parasını yastık altına almaya kalkışmalıdır”.

 

Ekonomi yangın yeri

 

Dövizdeki önlenemez yükseliş, sanayinin durma noktasına gelmesine neden oldu. Ekonomi yangın yeriyken siyaset konuşulduğunu belirten AOSB Başkanı Ali Bahar, “Ekonomi, yüzde 70 ithalata bağlıyken, dövizdeki yükseliş istihdamı durdurdu. Devlet, oluşan kur zararını 3 aylığına KDV’den düşecek bir düzenleme yapmalı” dedi

 

Antalya Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Başkanı Ali Bahar, dövizde yaşanan önlenemez yükselişin OSB’de istihdamı durdurduğunu söyledi. Doların 4.80, Euro’nun da 5.60’ı geçmesinin, hiçbir sanayici için öngörülemez olduğunu belirten Bahar, “Üretim yapan kişiler için, sanayici için çok kötü bir tablo. Ülkenin cari açığın ve dış borcunun olduğunu düşünürsek, bu borcun katlanarak arttığını, kazanımlarının ipotek altına girdiği önemli bir gerçek. Bununla birlikte ülkemiz yüzde 70 ithalata bağlı. Bu nedenle bütün fiyatlar artacak, enflasyon yükselecek, bunun sonucunda da halka zam olarak döneceği bir gerçek” dedi.

İSTİHDAM YAPILAMIYOR

Antalya OSB’deki sanayicinin istihdam yapamaz hale geldiğini belirten Bahar, “Ekonomi yangın yeriyken, ülkede hala alabildiğine siyaset konuşuluyor. Sanayici bu döviz artışını bütçesinde öngöremezken, seçim sonrası için tahminde de bulunamaz. Dövizde bir ay içinde bu kadar artış yaşanırken, gelecekle ilgili tahminde bulunulamaz, ancak fal bakılır” ifadelerini kullandı.

ELEKTRİĞE YÜZDE 23.1 ZAM

Sanayicinin sadece dövizdeki artışla değil, artan girdi maliyetleriyle de uğraşmak zorunda kaldığını belirten Ali Bahar, şunları söyledi: “Son olarak organize sanayilerdeki sanayicinin elektriklerine yüzde 23.1 zam geldi. Sadece döviz değil, hammaddelerimize de zam geldi. Üretici bu artışları ürün fiyatlarına yansıtırsa piyasaya zam olarak yansıyacak. Bunu yapmazsa üreteci kendisi zor durumda kalacak”.

ZARAR KDV’DEN DÜŞSÜN

Yaşanan tablonun kısa sürede ortaya çıkmadığını belirten OSB Başkanı Ali Çandır, sözlerini şöyle tamamladı: “Radikal ekonomik reformlar çok önemli. Bunlar bugüne kadar çok gecikti. Kaynakların nereye kullanıldığı da çok önemli. Kaynakların ithalata kullanılmasının ne kadar yanlış olduğu ortada. Bir yerde fiyat indirimi uygulanacaksa bunun yeri hammaddedir. İndirim ithalata değil, hammaddeye yapılmalıdır. Son ürüne yapılan sübvansiyonlar her zaman felaketle sonuçlanır. Bir sübvansiyon uygulanacaksa bu hammaddeye uygulanmalıdır. Yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için, Devlet üreticinin ve sanayicinin oluşan kur zararını 3 aylığına (Mayıs, Haziran ve Temmuz) KDV’den düşecek düzenleme yapmalı”. Hasan YAVAŞLAR

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ilan
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz