Antalya
13.09.2017
A

Diğer Yazıları Nazım büyük şairdi bilirim, Korkup ürküşümdür yazmaktan dümdüz şiir, Ben; hep ölçülü, uyaklı yazmak istedim kuvvayı... Törensel yapardık biz duayı. Ben bir dağlı Yörük Halk çocuğu, olmamış bir koruk... Oysa bildiğim dağlardır tek doruk... Arkam salt Toroslar... Dağlar; canlı yeşil biz Cansız dostlar... Sadece kutlu ve uğurlu dağlar... Ekin, dikin bilirim yalnız ben, yoktu bağlar... Bizde sadece poyraz faşıl faşıl çağlar Yazın sıcak, kışım sert eser, ağaçlar hüngür hüngür ağlar... Güneşi doğuranı anam sanırdım hey yoldaş! Temmuz sıcağında ağzı oruçlu hep koldaş... Ve sırtında bebek, Elinde orak Toprak çorak İklim kurak Mevsimse yaz, Sarı sıcak... Yeter ki tütsün ocak... Babam kızıl atıyla Toroslarda karda... Namus için, rısk için, oğul için, kız için nasıl yaşadı darda... Cumhuriyete adanmış sonsuz düş için... Emek için, aş için, iş için, kara kış için... Ve arkamızda burjuva yok... Ve yanımızda eşraf, aristokrat yok.. Ve kolumuzda fabrikatör yok.. İşbirlikçi kompratör yok.. Çiftçi değildik ki, köylü çiftçti olamadı, yok... Varlık yok, gönülse hep tok. Gariban yoksul Oğuz oğlu fukara Türk... Onuda öğreten sarışın kurt Ulu Yörük Ulu Önder Atatürk... Ve bizim dudaklarımız çatlak Gözlerimiz patlak Ellerimiz nasır Sergimiz hasır İstarımız çul Kızımız kul Kadınımız dul Akçamız pul Erkeğimiz yoksul mu yoksul... Ekmeğimiz yufka Ölçemedik ki hiç okka okka Ellerimiz samimi toka İsyanımız olsada yoka Taham etmedik çoka Bilmedik sinsi tuzak Tuzak bize uzak Acıdan bal Dertten iyi hal Giymedik ipek şal Ve fışka verdik dal dal.. Ve yeşerip göğereceğiz, can gibi, kan gibi kızıl al... Yüreyelim şimdi, biz ki gezgin abdal Şimdilik  dostça, hoşça kal.. Yinede şükrettik yüce hakka... Yarın devam edeyim mi şiire, bir dakka... İyi geceler... Diğer Yazıları

Paylaş
ETİKETLER:
Yok