Antalya
27.08.2018
A
EKONOMİ , RÖPORTAJ
Yerli fuarlar yatırımı artırıyor
Yerli fuarlar yatırımı artırıyor

11.Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı (EIF 2018) öncesi EIF Yürütme Kurulu Başkanı Çiğdem Dilek ile enerji üretimini konuştuk. Dilek, fuarların yerli oluşumlarla gerçekleşmesi gerektiğini, bölgeyi ve oyuncuları iyi tanımayan fuar düzenleyicilerinin yurtdışından gelip verimli bir etkinlik yapmasının zor olduğunu söyledi.

Röportaj: Işık TUNÇEL

Türkiye’de enerji fuarlarının enerji oyuncuları için önemi nedir? Fuarlar enerji sektörü paydaşlarına ne gibi katkılar sunuyor?

Türkiye enerji sektörü dediğimiz şey aslında koca bir iş dünyasını içinde barındırıyor. Burada gerek çok uluslu şirketler gerekse yerli firmalar yer aldığı gibi ayrıca iştigal konusu sadece enerji olan veya pek çok iş kolunda faaliyet gösteren büyük çaplı firmalarda yer alıyor. Dolayısıyla bu firmaların bir araya gelmeye ve sektördeki yenilikleri takip etmeye ihtiyaçları var. Ayrıca henüz Türkiye’de yer almayan ama Türkiye’ye ilgisi olan firmalarda B2B etkinliğine katılarak pek çok Türk enerji firması ile görüşüp yeni yatırım kararları verebiliyor veya kendisine lokal iş ortağı bulabiliyor. Fuarlar sektörde yer alan firmalar için çok önemli olduğu gibi fuarın yapıldığı bölgeye ve ülke ekonomisine direkt katkıda bulunmaktadır.

EİF olarak 11 yıldır enerji kongresi düzenliyorsunuz. Bu süreç içerisinde hem fuarcılık sektöründe ne gibi değişimler, gelişimler oldu hem de enerji sektöründe ülke olarak nasıl bir sürece girdik?

11.Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı (EIF 2018) 11 yıldır enerji sektörüne ışık oluyor, fikir veriyor. EIF Fuarı şu anda Türkiye ve Avrasya coğrafyasında düzenlenen en büyük karma enerji etkinliği. 11 yıldır verilen emek var tabi ki bu kolay olmadı. Türkiye’de fuar kültürü bu süreçte gelişti. Kendi alanım olan enerji fuarları için konuşabilirim. Bu süreçte bizim etkinliğimiz dışında enerjinin çok özel alanlarında ve karma enerji etkinlikler düzenlendi. Ancak bir işi sürdürülebilir yapmak çok başka bir şey. Türkiye enerji sektörü 2000’li yılların başında özel yatırımcılara açıldığı için kongre fuar gibi network alanlarına eskisinden daha çok ihtiyaç var fakat yapılan etkinliğin nitelikli olması sektör paydaşlarına aradığı cevabı vermesi gerekir. Aksi halde fuarı düzenleyen firmalar da fuara katılan firma ve delegeler de zaman ve para kaybına uğrar. Bu nedenle sektör firmaları katılacağı etkinliği özenle seçmeli bir önceki fuar sonuç raporlarını dikkatle incelemelidir. Türkiye enerji sektörü eskiye oranla çok daha dinamik bir yapıya sahip. Gerek bürokrasi gerekse özel sektörde çok nitelikli yöneticiler var.

İlk fuarlarınızda özellikle doğalgaz ve kömür sektörüne ağırlık verilmişti. Son yıllarda yenilenebilir enerji alanında ciddi bir ivme oluştu. Fuarların içeriği ve kapsamında ne gibi değişiklikler var?

Bildiğiniz üzere Bakanlığımız geçen yıl enerjide milli ve yerli yatırım politikasını açıkladı ki bu çok doğru bir yaklaşımdır. Zira Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülkedir ve cari açığımızın büyük bölümünü enerji harcamamız oluşturmaktadır. Bu nedenle hem yerli kaynaklarımıza yönelmemiz gerekir. Hem de yerli kaynaklarımızı yerli teknolojiyle enerjiye çevirebiliyor olmamız gerekir. Bu nedenle doğalgaz evet temiz ve kolay bir kaynak olması bakımından iyi ama yerli kaynaklar olan kömür, güneş, rüzgâr, biyokütle, su gibi kaynakları çok daha fazla kullanmalıyız. Bu nedenle yenilenebilir kaynaklar ve yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar eskisinden çok daha fazla önem arz etmektedir. İşte tüm bu nedenlerle bizde fuarımızda çok daha fazla yenilebilir enerji firmalarına yer verdik bu yıl. Güneş enerjisi firmaları EIF’te zaten her yıl ağırlıklı olarak yerini alır bu yıl da yine olacaklar. Bunun dışında rüzgâr, jeotermal, biyokütleden enerji üreten veya bu yatırımların tedarikçisi olan firmaları fuarımızda görebileceksiniz. Ayrıca dünyada etkin yenilenebilir enerji iş ortaklarımızı da fuarımıza davet ederek yerli firmalara yeni iş olanaklarını yaratma konusunu da çok önemsiyoruz. Bu yıl hem Balkanlardan hem Ortadoğu ve Afrika’dan pek çok yenilebilir enerjide faaliyet gösteren dernek ve platformu fuarımıza davet ettik.

 11. Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı’nda katılımcıyı neler bekliyor?

Etkinliğimiz 8-9 Kasım olmak üzere iki gün olacak. Bu kapsamda her yıl enerji sektörüne yön veren kongremiz yapılacak. Kongremizde enerjinin hemen hemen her alanını işlemeye çalışıyoruz. İki gün boyunca toplam 5 salonda paralel oturumlar yapılıyor. Konuyla ilgili etkin isimleri ve yabancı liderleri davet ediyoruz. Kongre programı hazırlığımız devam ediyor. Kongre bilgilerine www.enerjikongresi.com adresinden ilgililer ulaşabilir. 15 bin metrekare kurulu fuar alanımız olacak. Yabancı sektör yetkililerini davet ettiğimiz ve yerli şirketlerle görüşmekler gerçekleştirilecek B2B görüşme alanlarımız olacak. Üniversiteler arası “Energy Challenge” yarışmamız da etkinliğimizin en önemli konularından. Üniversitelerin ilgili bölümlerinde okuyan öğrenciler hem hızlarını hem de bilgilerini yarıştıracak. Ayrıca bu yıl ilk kez enerji depolama konusunun işlendiği 1 tam günlük “EIF ENERGY STORAGE” etkinliğimiz olacak. Bu konferansı Elektrik Üreticileri Derneği işbirliği ile gerçekleştiriyoruz. Geleceğin teknolojisi depolama detaylı şekilde en yetkilisi isimler tarafından bu etkinlikte konuşulacak.

Özellikle güneş enerjisi sektöründe son mevzuatlarla sektörün geldiği nokta nedir? Bu alanda yatırım yapan yerli ve yabancı çözüm ortaklarına önerileriniz var mı?

Türkiye güneş enerjisi sektörü son yıllarda hızlı bir ivme yakaladı. Gerçi feed tariflerinİN 2020’de bitiyor olması bu ivmeyi biraz geri çekti fakat tamamlayıcı unsur olan çatı uygulamaları gündemdeki yerini koruyor. Ayrıca tahminim o ki yakında tekrar lisanslı bin megawat açılacak. Bu nedenle Türkiye’de güneşe olan ilginin artacağını düşünüyorum. Yerli yabancı pek çok güneş yatırımcısı ile yola devam. Ayrıca Güneş YEKA uygulaması da milli ve yerli enerji politikası çerçevesinde atılan bir adım oldu.

Birazda Türkiye enerji fuarlarının kimliğinden bahsedelim. Katılımcı profili yabancı yerli yatırımcı oranı olarak nasıl şekilleniyor? Yerli ve milli enerji politikamız ekseninde “fuarların millileşme” geleceğini nasıl yorumluyorsunuz? 

Türkiye’de enerji fuarları delege bazında yerli ağırlıklı gidiyor. Maalesef geçen yıllarda üzülerek yaşadığımız terör patlamaları vb. yabancı katılımcıyı olumsuz yönde etkiledi. Ancak EIF Fuarı TOBB’dan onaylı “uluslararası” niteliğe sahip olduğundan ve TOBB’un bir fuarın “uluslararası olması için aradığı tüm kriterleri (yabancı delege sayısı, yabancı firma katılımcı sayısı vs.)  sağlaması katılımcıya güven veriyor. Türkiye’de fuar düzenleyicisinin yerli firma olmadığı fuarlar her zaman daha başarılı oluyor. Bu pek çok kez tecrübe edildi. Eskiden yabancı fuar şirketleri petrol gaz fuarları düzenlediler, bazı enerji fuarları yabancılara satıldı vs. bunların hepsi daha sonra kötüye gitti ve hatta bazıları artık düzenlenmiyor. Peki neden? Çünkü etkinlik yaptığınız bölgeyi ve oyuncuları iyi tanımanız gerekir bir etkinliğin iyi geçmesi ve katılımcısına faydalı olması için. Yurtdışından gelip burada verimli bir etkinlik yapmanız çok zor. Bir iki yıl yaparsınız sonra katılımcı memnun olmadığı için bir daha katılmaz. Hâlbuki bizim gibi yerli firmalar Türkiye bürokrasisini özel sektörünü iyi tanıdığı gibi özümsenen enerji politikalarını ve sektörün en beklediğini iyi analiz edebildiğinden katılımcıya etkinlikte fayda sağlıyor ve etkinliğin istikrarlı bir şekilde sürmesine neden oluyor.

Son dönemde dövizdeki hareketlenme enerji sektörüne kısa vadede ne gibi etkiler getirecek?

Dövizdeki yukarı doğru hareketlilik Türkiye’de her sektörü etkilediği gibi bir miktar enerji sektörünü de etkiledi tabi. Ama bu etki olumsuz yönde çok fazla değil. Bir fuar düzenleyicisi olarak sürekli firmalarla temas halindeyiz. Bu nedenle sektörün nabzını tutabiliyoruz. Ayrıca fuar dediğiniz şey aslında hem yeni yatırım kararları niyetini hem de reklam ve tanıtım niyetinin hala şirketlerde var olduğunu gösterir. Bu yıl dövizdeki hareketlenmeye rağmen bizim fuarımıza katılım çok yüksek oranda gerçekleşiyor. Bu da gösteriyor ki enerji sektöründe yeni yatırımlar devam etmekte.

Enerji arzı noktasında ülkemizde de hizmete girecek olan nükleer enerji santralini nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye nükleer enerjide çok zaman kaybetti ne yazık ki. Son yıllarda bir ivme kazandı ama bu durum geç kalmışlığımızı ortadan kaldırmıyor. Zira bir nükleer santral kurulumu nerdeyse on yıl sürüyor. Bu nedenle son yıllarda nükleer enerji konusundaki hızlanma çalışmalarını destekliyorum. Nükleer enerji doğru teknoloji ile uygulandığında güvenilir, temiz ve emre amade bir enerji kaynağıdır ki pek çok Avrupa ülkesinin ilk enerji kaynağıdır. Hiç kimsenin nükleer enerjiden vazgeçtiği yok. Bazı Avrupa ülkeleri nükleer santralleri kapattığını duyurdu ancak bu doğru değil. Eski santrali kapatıyor yeniyi açıyor yani bir vaz geçmişlik durumu yok. O nedenle enerjide dışa bağımlı bir ülke olarak nükleer enerjide daha hızlı yol almamız gerekmektedir.

Enerji sektöründe kadın istihdam oranını nasıl görüyorsunuz? Sizin sektöre girişiniz nasıl oldu?

Özel sektör arenada yerini alınca enerji alanı sadece kamunun ve bürokratların olduğu bir alan değil iş dünyasının da hayli aktif olduğu bir alan haline geldi. Bu durum günümüz rekabetçi piyasalarına uyumlulaşmak açısından çok önemli ve olumlu bir adım oldu Türkiye açısından. Enerji üretiminde özel sektörün yer alması elbette pek çok mevzuat düzenlemeleri gerektirdi. Ayrıca piyasaya yeni giren özel sektör oyuncularının hukuksal danışmanlığa ihtiyacı doğdu. İşte benim de bir kadın avukat olarak enerji sektörüne girişim böyle oldu. Malum enerji sektörü erkek egemen bir sektör. Sektör ayrıca mühendis görmeye alışık. Bir avukat enerji sektöründe ve neden bir enerji derneğine başkanlık ediyor diye düşünüldü ben sektöre girdiğimde. Hukuk her şeyin temelidir. Hele ki serbestleşen enerji sektörünün temel mevzuat yapısının ve ikincil düzenlemelerin oluşmasında muhakkak ki hukukçulara ihtiyaç var. Hem bürokrasi üst düzey yöneticileri anlamında hem de özel sektör yöneticilerin de de yine kadın yönetici azlığını görüyoruz. Kadın yöneticilerin çoğu zaman erkeklere oranla daha disiplinli,  titiz ve verimli çalıştığını, ekip yönetim kabiliyetlerinin daha iyi olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki cinsiyet eşitsizliği enerji sektöründe çok yoğun yaşanıyor. Hâlbuki pozitif ayrımcılık bir yana fırsat eşitliği tanındığı takdirde bayanların üst düzey görevlere daha fazla geleceğine inanıyorum.

Enerji sektöründe girişimciler adına fuarların rolü nedir? Siz EİF olarak genç girişimcilere ne gibi olanaklar sunuyorsunuz?

Fuarlar aslında tam da yeni girişimciler için bir fırsattır. Zira sektördeki oyuncuları tanırsınız. Yeni gelişmeleri takip edersiniz. Sektöre yeni girecekler için bu çok önemli bir ayaktır. Bunun yanı sıra girmeye niyeti olduğu alanında olumlu olumsuz yanlarını görme fırsatını yakalar. Kongremizde her alanla ilgili oturum yapılmakta bu oturumlarda sektörün sorunlarına çözüm arayışına da gidilmektedir. Yeni girişimciler bu oturumlarda sektörün liderleri ve etkin isimleri ile tanışıp istişare olanağı da buluyor.

Enerjinin gelecek penceresine baktığınızda ülkemizi ve dünyayı neler bekliyor?

Malum Türkiye’de enerji tüketimi her geçen yıl artıyor. Bu nedenle arz güvenliğimizi sağlamamız ve enerji ithalatını azaltmamız açısından yerli ve yenilenebilir kaynaklar ön plana çıkıyor. Bakanlığımız da bu düşünceden hareketle milli ve yerli enerji politikalarını açıkladı ki bu çok akılcı bir yol. Bu kapsamda yerli kömürün ön plana çıkarılması, rüzgar, güneş gibi YEKA’ların oluşması ithalatın azaltılmasında önemli rol oynayacak. Bu kapsamda özel sektör yatırımları çok önemli arz ediyor. Özel sektör ve kamunun birlikte koordineli çalışması ve yatırımların yapılması ayrıca düzenleyici kuruluş tarafından gerekli düzenlemelerin yapılması, yerinde ve zamanında denetlenen bir piyasanın varlığıyla Türkiye enerji sektörünün her geçen gün daha da iyi olacağına inanıyorum.  EIF ile Türkiye enerji piyasasının günden güne geliştiğini çok net görebiliyoruz. Türk firmaları hem iç piyasada hem de yurt dışında yatırımlarını artırırken yurtdışından firmalarda Türkiye’deki yatırımlarını artırıyor. Özellikle yenilenebilir enerji yatırımları için pek çok yabancı şirket Türkiye’yi tercih ediyor. Ayrıca enerji teknoloji transferinde de Türkiye önemli ve güvenli bir bölgedir.

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: