Antalya
06.08.2018
A
RÖPORTAJ
Bina yalıtımı için seferberlik ilan edilmeli
 Bina yalıtımı için seferberlik ilan edilmeli

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eski Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, sadece 6 ana madde ile enerjide dışa bağımlılığın yüzde 30 oranında azalabileceğini açıkladı. Körfez Enerji Editörü Işık Tunçel’in sorularını yanıtlayan Öztürk, bu çözümlerin ilk aşamasının binaların yalıtımı konusunda seferberlik ilan edilmesiyle olacağını söyledi. 

Röportaj: Işık TUNÇEL 

Mecliste uzun yıllar hizmetleriniz oldu. Bu hizmetleriniz dönemindeki izlenimler üzerine enerji sektörünün gelişimini etkileyen en önemli nedenler ve engeller sizce nelerdir?

Türkiye’de yenilebilir enerji sektöründe önemli ilerlemeler var. Hayvan gübresinden ve çöp depolama alanlarından yenilenebilir enerji üretim konusunda yapılması gereken çok iş var. Bu konuda hayvan çiftliği sahiplerinin bilgilendirilmesi ve proje bazında teşvik edilmesi gereklidir. Diğer yandan rüzgâr enerjisi konusunda ciddi ilerlemeler oldu. Aynı zamanda özellikle şehirlerde çatılar boş duruyor, bina ölçeğinde güneş enerjisi uygulamasına geçilmesi bu sektörde ciddi bir ivmeye neden olur. Proje hazırlama, izin, lisans ve uygulama konusunda vatandaşlara rehberlik yapacak dokümanlar çıkartılmalı. Türkiye’nin yenilebilir enerji potansiyeli çok yüksek. Güneş enerjisi, biyogazdan elektrik enerjisi üretimi ve tarımsal atıklardan biyokütle üretim konusunda seferberlik ilan edilmelidir. Böylece enerjide dışa bağımlılık minimize edilebilir. Rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, biyogaz tesisleri ve biokütle üretimi konusunda Türkiye kendi teknolojisini geliştirmelidir. Teknoloji geliştirme konusunda devlet destek olmalıdır. 

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı noktasında ülke olarak Dünya’nın neresindeyiz?

Türkiye’de rüzgâr enerjisi üretiminde önemli ilerlemeler var. Güneş enerjisi üretiminde güneş enerjisi teknolojisi sahasında, özellikle bina ölçeğinde (binalar, OSB’ler, AVM’ler, sanayi tesisleri ve küçük sanayi bölgelerindeki çatılarda) uygulamalar yapılmalıdır. Teknoloji geliştirilmesi konusunda üniversite sanayi işbirliği ile teşvik mekanizmaları geliştirilmeli ve bu konuda seferberlik ilan edilmelidir.

Ülkemizde biyoenerji üretimi alanında 86 adet düzenli çöp depolama alanı mevcut. Bunlardan 38’de biyoenerji üretiliyor. Mevcut tüm çöp depolama alanlarında ve yeni yapılacak alanlarda biyoenerji üretilmesi için ciddi yatırımlar yapılmalıdır. Bu alanda en az 750 Megavat ciddi potansiyel var. Çöp depolama alanları biyoreaktörlere dönüştürüldükçe sera gazı ve metan gazı emisyonu önemli oranda azalacaktır.  Şunu unutmamakta fayda var. Küresel ısınmada metan gazının CO2 gazına göre etkisi 22 kat daha yüksektir.  

Yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı konusunda nasıl Dünya ülkeleriyle aramızdaki büyük farkı ortadan kaldırabiliriz?

 Çin, Hindistan ve Almanya gibi ülkelere hayvan gübresinden biyogaz üretiminde öncü ülkelerin başında geliyor. Fransa ve Belçika nükleer enerji üretiminde ileri seviyede, İngiltere, Avusturalya, Norveç ve İsveç gibi ülkeler güneş enerjisi konusunda çok iyi konumdalar. Türkiye ise rüzgâr enerjisi konusunda iyi durumdadır. Ama güneş enerjisi, biyoenerji (biyogaz dahil) ve biyokütle konusunda teknoloji ve yatırım konusunda yapması gereken çok iş var.   

Türkiye ne yaparsa enerjide dışa bağımlılığını %30 oranında azaltır? En hızlı geri dönüşüm sağlayacak eylem planımız ne olmalıdır?

Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltması noktasındaki en önemli husus yenilebilir enerji teknolojisini geliştirmek için yatırım yapmasıdır. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için;

  • Binaların yalıtımı konusunda seferberlik ilan edilmeli, binalar yalıtarak hem binanın ömrü uzatılır hem de insanlar için daha konforlu hale gelir.
  • Şehirlerde binaların çatıları güneş tarlasına dönüştürülmeli ve güneş enerjisi uygulamasını yaygınlaştırmalı,
  • Enerji tasarruflu yeşil binalar özendirilmeli, tabi ki kendi teknolojisini geliştirerek,
  • 50 baş hayvanı olan tüm hayvan çiftliklerde biyogaz üretimini teşvik etmeli ve bu teknoloji geliştirilmeli,
  • Tarımsal atıklardan biyoyakıt üretimini yaygınlaştırmalı,

 

Sıfır atık projesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle hangi bölgelerde hızlı bir algı yönetimi oluşturulmalı? Yerel yönetimlere atık sistemleri konusunda ne gibi önerilerde bulunmak istersiniz?

Sıfır atık Türkiye’de tam uygulandığı zaman yılda 15 milyar TL üzerinde ekonomik getirisi vardır. Sıfır atık projesi, öncelikle çalışanların/okuyanların ve insan trafiğinin yoğun olduğu yerlerde uygulamaya konmalıdır ve böylede başladı. Örnek ilk olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı binasında başlattık bu işlemi. Uygulama iyi seviyeye geldi. Cumhurbaşkanımızın eşinin himayelerinde yaygınlaşmaya başladı. Önce Külliyede sıfır atık projesi uygulamaya kondu. Takip eden süreçte TRT, TBMM, Eski Başbakanlık, Ankara büyükşehir belediyesi, Eski Kalkınma Bakanlığı, Eski Ekonomi Bakanlığı, Coca Kola Ankara üretim tesisi ve İstanbul Havaalanı gibi yerlerde uygulanmaya başladı. Ankara’da 1500 okul yöneticilerine eğitim verildi. Bu yıl Ankara’daki tüm kamu kurumları, hastaneler, okullar, AVM gibi yerde başlaması planlanmaktadır. Burada hedef çöp depolama alanlarına sıfır atık gitmesini sağlamaktır. Birinin atığı diğerinin serveti döngüsel ekonomi sistemi üzerinde uygulamaya koymak ve atıktan alternatif hammaddeler oluşturmaktır. Çöp toplama maliyetini minimize etmektir.

Sıfır Atık Projesi çerçevesinde sanayi kaynaklı atıkların geri kazanılması ve diğer bir sanayi kolunda hammadde olarak kullanılması oldukça önemlidir. Örneğin, demir çelik sanayinde oluşan cüruf içindeki demir, alüminyum ve diğerleri geri kazanılarak alternatif hammadde olarak kullanılabilir. Tekstil sanayinde kırpıntı atıkları başka bir sanayinin üretiminde kullanılması geliştirilebilir. Hayvan çiftliklerinde hayvan gübresi, kompost veya biyogaza dönüştürülerek sıfır atık projesi uygulanabilir.    

Atık konusunda her geçen gün artan tüketim alışkanlıkları ve AVM kültürünün ne gibi etkisi oluyor? Bu gibi yerlerde sıfır atık projesi nasıl yönetilecek?

Türkiye’de yaklaşık 400 adet AVM var. Yılda 2 milyar insan ziyaret ediyor. İnsan trafiğinin ve alışverişin en yoğun olduğu yerlerdir. Değerlendirilebilir atıkların önemli miktarda çıktığı yerlerden biride AVM’lerdir. İnsanlar bu tür yerlerde alış veriş yapıyorlar, sonuçta ambalaj atıkları oluşuyor. Yemek yiyorlar, pişmemiş ve pişmiş gıda atıkları oluşuyor. Sıfır Atık projesinin en iyi uygulanacağı alanlardır. AVM yönetimi sıfır projesini önce kendisi öğrenecek, sonra çalışanları eğitecek, atığın en fazla çıktığı yerlere yerinde konteynırlar koyacak, atık getirme merkezleri oluşturacaktır. İlgili yerlere çalışanları ve müşterileri eğitecek çevreci afişler asacaktır, duyurular yapacaktır. Temizlik işlerinde çalışan sadece birkaç arkadaş bu işte çalışacaktır.

Alışveriş yerleri ve AVM’ler plastik poşet uygulamasına son verilecek yerlerdir. Bu tür yerlerde kamuoyu oluşturulabilir. Plastik torba kullanımına son verilebilir. Plastik torbalar doğada 450 yılda bozulmaktadır.  Sıfır atık projesi uygulamasını yapan tüm AVM’lere yeşil sertifika verilmelidir.   

İstanbul’da Türkiye geneline yayılmaya çalışan “Çöpüne sahip çık” adında bir sivil toplum kuruluşu çöp toplama konusunda bir algı oluşturmaya çalışıyor.  Ülkemizde bu algıyı nasıl geliştirebiliriz?

Sıfır atık projesi çerçevesinde atıkların kaynakta ayrı toplanması ve geri kazanılıp hammaddeye dönüştürülmesi yapan her kuruluşun uygulaması önemlidir. Ana çerçeve belirlenmiş olmalı, sürdürülebilirlik ve uygulanabilirlik önemlidir.

Tıbbi atık sorunu nasıl çözülecek? Kurumlar bu anlamda nasıl bilinçlendirilmeli? Hastane personeline ve vatandaşa düşen görevler nelerdir?

Tıbbı atık yönetimi her geçen gün hastanelerde başarılı şekilde uygulanıyor. Tıbbi atıklar yakılacaksa atık içinde miadı dolmuş ilaçlar ve kimyasallar gibi tehlikeli atıklar olabilir. Ancak Türkiye’de tıbbı atıkların çoğu sterilize ediliyor. Sterilize edilecek tıbbi atıkların içine kimyasalların ve miadı dolmuş ilaçların atılması kesinlikle önlenmelidir. Sterilizasyon tesislerinde kimyasalları ve miadı dolmuş ilaçlar bertaraf edilemez. Miadı dolmuş ilaçlar ve kimyasallar tehlikeli atıktır ve bu atıklar tıbbi atığın içine atıldığı zaman tıbbi atıklar sterilize edilse dahi onları tehlikeli atık halinde tutar. Bu nedenle hastanelerde ve diğer sağlık kuruluşlarında çalışanlar konuyla ilgili eğitilmelidir.

Tıbbi atıkların doğaya ve insanlığa zararları nelerdir?

Tıbbı atıkların içinde insan sağlığı için çok zararlı patojen mikroorganizmalar vardır. Patojen mikroorganizmaların yayılması ve bulaşması çalışanlar ve hastalar için ciddi riskler oluşturur. Bu yüzden tıbbi atıklar oluştuğu yerde ayrı toplanmalı, geçici depolanmalı ve bertaraf edilmelidir. Türkiye’de hastanelerde ve diğer sağlık kuruluşlarında bu konuda ciddi çalışmalar yapılmaktadır.

Otomobil kullanımıyla artan sera gazı emisyonlarından nasıl kurtulabiliriz?

Şehirlerde ulaşım kaynaklı hava kirliliğine dur demek için;

  • Ulaşımda yaşlı dizel araç kullanımı kısıtlanmalı ve belli yıldan itibaren kullanımı yasaklanmalı,
  • Trafiğin yoğun olduğu yerlerde sinyalizasyon sistemi akıl hale getirilmeli ve bu tür yerlerde bisiklet kullanımı özendirilmeli,
  • Elektrikli araçların özellikle toplu taşıma araçlarında yaygınlaştırılması sağlanmalı,
  • Elektrikli araçların kolayca ulaşacağı yerlere elektrikli araç şarj istasyonları kurulması sağlanmalı, bütün otoparklarda elektrikli araç şarj istasyonları kurulmalı,
  • Bisiklet yolları, toplu taşıma sistemi ile entegre edilmeli, yerel yönetimler, bisikleti sıfır emisyonlu ulaşım aracı olarak görmeli ve planlamalı. Yerel yönetimler, bisikleti sıfır emisyonlu ve hareketli ulaşım aracı olarak görmeli ve planlamalı,
  • Danimarka Kopenhag şehrinde insanları %49 işine, okuluna, alışverişe bisikletle gitmektedir. Türkiye insanların bisiklet kullanımı önündeki engeller tespit edilmeli ve çözüm yoları geliştirilmelidir.
  • Motosikletli kurye sistemi yavaş yavaş azaltılmalı ve elektrikli bisikletlerle kurye sistemi yaygınlaştırılmalıdır.
  • Hareketliliği artırmak için yürünebilir yollar yapılmalıdır. Hareketliliğin artırılmadığı şehirlerde insanlar obez olur. 

Belediye başkanları makam aracı olarak bisiklet kullanmalı. Devir tasarruf devri, devir fosil yakıt kullanımını, hava kirletici gazları ve sera gazı emisyonunu azaltma devri ve vatandaşa örnek olma devridir.   

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: