Antalya
13.07.2018
A

 

Sezgi Kırıt, 16 yaşındaydı.

İnternette tanıştığı kişiler tarafından bir eve götürülerek uyuşturucu madde verildi; birden çok erkeğin tecavüzüne uğradı. Küçük bedeni dayanamadı, oracıkta öldü. Katil zanlıları Sezgi'den kurtulmak amacıyla önce delilleri yok etmek için onu yıkadı. Ardından da bir bavula koyarak Isparta yolu üzerindeki arı kovanlarının bulunduğu boş araziye attı.

Tüm bunlar olurken ailesi bakkala diye evden çıkan ve hala dönmeyen Sezgi'yi arıyor, paramparça olan bedenini arı kovanları arasında bulan yetkililer ise üzerinden kimlik çıkmayan Sezgi'yi 'hayat kadını' zannederek kimsesizler mezarlığına defnediyordu. Aradan tam 40 gün geçti ve ailesi kızlarını kimsesizler mezarlığında buldu.

Sezgi’nin hukuk mücadelesi işte o an başladı. Olaya karışan 1'i kadın 3 kişi tutuklandı. Katil zanlıları ilk ifadelerinde birlikte alkol alıp uyuşturucu kullandıklarını, tecavüzü, akabinde Sezgi'nin ölümünü ve ondan nasıl kurtulduklarını anlattı. Sonra ne hikmetse zanlılar serbest bırakıldı. Acılı aile olayın peşini bırakmadı ve 7 yıl sonra soruşturma tekrar açılarak zanlılar tutuklandı.

Dava, iki katile müebbet hapis cezasının verilmesiyle sonuçlanarak kapandı.  Ancak dosyanın istinaf mahkemesine taşınmasıyla, dava yeniden görülmeye başladı. Davanın geçen ayki duruşmasında 8. Ceza Dairesi başkanı, savcının tutukluluğun devamını istemesi ve bir üyenin itirazına rağmen katil zanlılarının tahliyesine karar verdi. İşte o an Sezgi’nin paramparça olmuş bedeni ve ruhu, 7 yıldır kızının katillerinin ceza alması için enkaza dönmüş yüreğiyle her duruşmaya gözü yaşlı katılarak kızına yapılan işkenceyi defalarca dinlemek zorunda kalan annesi, bu dava için 7 yılını vermiş, kılı kırk yararak tüm delilleri birleştirerek hukuk mücadelesine imza atan avukat Sibel Önder, cezalandırılmıştı aslında.

Sezgi’nin hukuk mücadelesini ilk olarak iki yıl önce Ayşe Arman taşımıştı Hürriyet sayfasına. Gazetede okuduğum an ertesi gün davayı takip etmek için adliyeye gittiğimde ulusal-yerel yayınlar davayı canlı vermiş, tüm gazeteciler yoğun ilgi göstermişti. Aylar geçti, davaya kadın derneklerinin, annelerin ve gazetecilerin ilgisi azalmaya başladı. Ve sona doğru birkaç gazeteci dışında davayı takip eden kalmamıştı. Sezgi gündemdeki ilk sırasından düşmüştü belki ama adalet arayışı devam ediyordu. Bu yüzden Sezgi bugün son kez adaletin karşısına çıkacak; bedenine ve ruhuna yapılan vahşetin hesabını soracak. Bugün Antalya Bölge Adliyesi 8. Ceza Dairesi’nde saat 14: 00’da Sezgi’nin karar duruşma var. Sende orada ol. Kadın olarak, anne olarak, insan olarak Sezgi’nin bedeni ve ruhu üzerinden yapılan istismara tepki göster. Sezgi konuşamıyor; sen onun yerine konuş.

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok