Antalya
11.07.2018
A
GENEL , EKONOMİ , GÜNCEL
Markalaşma ile gelen uluslararası başarı
Markalaşma ile gelen uluslararası başarı

 Ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödülleri toplayan Tan’ın şimdiki hedefi tavşan yüreği ve beylik türündeki zeytine coğrafi işaret almak.

Editör: Hasan Yavaşlar

 

Firmaların dünya pazarında söz sahibi olma ve ticaret hacimlerini artırmak için önemli bir unsur haline gelen markalaşma, Antalya zeytininin yeniden ön plana çıkmasını sağladı. Üstelik, pek çok firmanın markalaşmak için yüksek reklam bütçeleri harcadığı bir dönemde, sadece eğitim ve bilinçli üretimle elde edilen bu başarı, ulusal ve uluslararası pazarda dikkat çekiyor.

BİLİMSEL ÇALIŞMA

Gazipaşa’da 30 yıldır faaliyette bulunan Büyükakça Zeytincilik,13 yıl sürdürdüğü geleneksel üretimde, zeytinyağının değerinin altında satılması üzerine bilimsel çalışmalara başladı. Firma sahibi Zafer Tan, 17 yıl önce başlattığı bilimsel üretimin sonucunda, tavşan yüreği ve beylik zeytini için coğrafi işaret almak için başvuruda bulundu. Zeytinin asit ve Ph değerlerinin önemli olduğunu belirten Tan, “Gittiğim eğitimlerin ardından katıldığım yarışmalarda, ürettiğimiz zeytinyağı altın madalya getirdi” dedi.

YAĞ KALİTESİ ÖNEMLİ

Büyükakça Zeytincilik Sahibi Zafer Tan, 1987 yılında babasının kurduğu işletmede yıllarca geleneksel yöntemlerle üretim yaptıklarını belirterek, “2000 yılına geldikten sonra bölgede zeytin ekimleri başladı. Zeytin ekimleri artınca, taş değirmenle ve presle çalışılan eski sistem kafi gelmemeye başladı. Çünkü yağların asidik değerleri yüksek çıkmaya başladı. Zeytin hassas bir meyve. Haftalık değil, günlük toplayıp, işlemelisiniz yağ kalitesini elde edebilmek için” dedi.

4-5 YIL EĞİTİM ALDI

Geleneksel sistemle üretilen zeytinyağının asit ve Ph değerlerinin çok yüksek olduğuna dikkat çeken Tan, şunları söyledi: “Dolumcu tesisler, ürünlerin Ph değerleri yüksek olduğu için bize para vermiyordu. Ege’de 2 lira ise zeytinyağı bizden 1 liraya alıyordu. 2006 yılında İzmir’de zeytinyağı imalatıyla ilgili eğitim veren Zeytin Dostu Derneği diye bir dernek buldum. Eğitime katıldım. Eğitimlerden sonra baktım ki biz yağcılık değil, değirmencilik yapıyormuşuz. 4-5 yıl eğitime gittim. Aldığım eğitimi işletmemde uygulamaya başladım. Uygulamaya başlayınca başarı geldi, kaliteleri yükselmeye başladı”.

BİR ALTIN, İKİ GÜMÜŞ

Eğitimlerin ardından, ürettiği zeytinden numune istendiğini belirten Tan, “Gönderdim ama o yıl hiçbir beklentim yoktu. Altın madalya aldık bölgenin zeytiniyle. Bu başarı, bize biraz şevk verdi. Bir sonraki yıl 3 tane yağla katıldık. Bir tanesi tavşan yüreği, bizim bir zeytin türümüz daha var beylik diye. Orada da bir altın, iki gümüş aldık. Bu yıl İsrail ve Londra’ya gönderdik. Londra’da 350 firmanın katıldığı uluslararası yarışmada gümüş madalya aldık. İsrail’de de altın madalya aldık. Elde ettiğimiz başarılar, bütün arkadaşlarımızın pazardaki pay oranını yükseltmeye başladı” şeklinde konuştu.

MESLEK OLARAK GÖRMELİYİZ

Aldıkları ödüllerin, zeytin ve zeytinyağı fiyatlarını artırdığını ve üretimin de bu paralelde çoğaldığını belirten Zafer Tan, şunları söyledi: “Daha önce zeytinlerimizin değerini düşük bulan sektörün önde gelen firmalarının alım müdürleri gelip, ‘Bize yağ tedarik eder misin?’ demeye başladı. Bunu bir ticari emtia olarak görürseniz para kazanmak için devam edersiniz. Bunu bir meslek olarak, bölgeye hizmet etmek olarak görürseniz daha farklı olur, topluma yararlı olursunuz”.

EN FAYDALISI ZEYTİNYAĞI

Bitkisel yağlar içinde en faydalı olanının zeytinyağı olduğunu belirten Zafer Tan, “Bugün kanola, ayçiçeği yağı, soya yağı, fındık yağı hepsi yüksek derecede ısıyla, kavrularak elde edilir. Ama zeytinyağı kendi öz suyu ve çok az bir miktarda ısıyla elde edilir. Onun için bir meyve suyudur. Ama bunun değerini kimse bilmiyor. Bilinçsizlik var. Antalya’da birtakım tadım eğitimleri yapacağız. Önümüzdeki süreçler AVM’lerin birinde bir küçük masa koyarak zeytinyağı tattıracağız. İnsanlar zeytinyağı tatsın, iyi yağı, kötü yağı bilsin” diye konuştu.

KARIŞIMLI YAĞLAR

Bu bölgede zeytinyağının az tüketilmesinin ana sebeplerinden birisinin, kaşişli yağ dediğimiz karışık yağ olduğunu belirten Zafer Tan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Soya yağının, ayçiçeğinin içerisine yüzde 25 zeytinyağı, yüzde 75 bitkisel yağ koyuyor, bunu zeytinyağı diye satıyorlar. Çünkü zeytinyağı bulunduğu ortamın hepsine hakim olan bir yağ türüdür. Bunu sadece kimyasal analizle çözersin. Bugün otellerde kullanılan yağlar buna benzer yağlar. Sahildeki balıkçıların bir bölümü karışık yağ kullanıyor. Çünkü maliyet hesabı yapıyorlar”.

SATIŞ DAHA KOLAY

Tavşan yüreği ve beylik zeytinlerine coğrafi işaret almak için başvuruda bulunduklarını belirten İşadamı Zafer Tan, “Yöresel ürünlerin, coğrafi işaretli ürünlerin satımı daha kolay. Çünkü insanlarda güvenilirlik var. Bunun için de Antalya Ticaret Borsası mücadele veriyor. Biz de elimizden gelen desteği veriyoruz. Bu sektörde iş yapan insanların, sektörün farkına varmalarından dolayı bu iş büyüyor, ekim de çoğalıyor. Türkiye’de 98 tane tescillenmiş marka var. Artvin’de bile zeytin var. Şimdi biz de Antalya olarak iki tane cins üzerine çalışma yapacağız. Biri tavşan yüreği, biri beylik” dedi.

MALİYETİ YÜZDE 10

Tavşan yüreği ve beylik zeytinlerinin tescillenmesi halinde, Antalya’da bu türlerin çok ekileceğini belirten Tan, sözlerini şöyle tamamladı: “Coğrafi işaret alındıktan sonra insanlar Gemlik ekmeyecek. Çünkü bugün muz ve sebzede en yüksek sattığım fiyat 3-4 Lira. Tavşan yüreği pazarda 5 lira. Mali girdiler hesabına bakarsanız %10 girdi maliyeti var. Diğer tarım ürünlerine baktığınız zaman yüzde 50’lerden aşağı değildir. Bu direkt kardır ama uzun vadeli bir yatırımdır. 8-10 yıllık bir yatırım. Bugün 4-5 liradan aşağı düşmüyor”.

ALİ ÇANDIR’DAN TAKDİR

Zafer Tan’ın çalışmalarına tam destek veren Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın kendine has zeytinleri ile marka olabileceğine dikkat çekti. Zeytinciliğin uzun süredir ihmal edildiğine dikkat çeken Çandır, "Zafer Tan gibi girişimcilerin potansiyelimizi fark edip, bunu ulusal bir yarışmada ödül olarak tescillemeleri bizleri gururlandırıyor" dedi.  Markalaşan ürünlerin katma değerinin yükseldiğine dikkat çeken Başkan Çandır, "Antalya bir çok üründe en'leri içinde barındıran bir şehir. Zeytin ve zeytinyağında da marka olma yolunda ilerliyor" dedi.

Paylaş
ETİKETLER:
tarım
YAZAR: