Antalya
11.07.2018
A
GENEL , GÜNCEL , POLİTİKA
Ahbap çavuş ilişkisi
Ahbap çavuş ilişkisi

Son KHK’ya göre hukuk eğitimi almayanlar idari hâkim, 3 yıl profesörlük yapmayanlar da rektör olabilecek. Sivil toplum örgütlerine göre bu değişiklik, ahbap çavuş ilişkisini doğuracak

 

Resmi Gazete’de yayımlanan 703 sayılı KHK ile idari hâkim olabilme şartlarında değişikliğe gidildi. 703 sayılı KHK ile rektör atamalarında profesörlük şartı ve YÖK görüşünün alınmasına yer veren kriter de kaldırıldı. Hakim atamalarıyla ilgili yeni düzenlemeye Baro'dan, rektör atamalarıyla ilgili düzenlemeye eğitim sendikalarından tepki yağdı. Herhangi dört yıllık bölüm mezunlarının idari yargıç olmalarının önünün açıldığını ifade eden Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan, uygulamayı "hukuk katliamı" olarak nitelendirdi. Rektör atamalarıyla ilgili yeni düzenlemeyi Birleşik Kamu İş Genel Başkanı Mehmet Balık, "Üniversiteyi şirket mantığıyla yönetme anlayışı"na bağlarken, Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk uygulamadan, "Tek adam diktatörlüğünün farklı bir örneği" olarak söz etti.

HUKUK KATLİAMI YAPILIYOR

Resmi Gazete’de yayımlanan 703 sayılı KHK ile idari hâkim olabilme şartlarında değişikliğe gidildi. KHK'nın 136/a madde/fıkrasına göre bakanlığın ihtiyaç duyacağı diğer alanlarda en az dört yıllık üniversite mezunu olmak şeklindeki değişiklikle, bakanlığa, 4 yıllık herhangi bir alanda lisans diploması olanları idari yargı sınavına sokma yetkisinin önü açıldı. Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan, 703 sayılı KHK ile idari hakim olabilme şartlarında değişikliğe gidilmesini eleştirerek, bu değişikliğin hukuk, bilim ve akılla açıklanabilecek tarafının olmadığını söyledi. En az dört yıllık bölüm mezunlarının idari yargıç olmalarının önündeki yasal engelin kaldırıldığına dikkat çeken Balkan, “Böylece veteriner, ilahiyat, Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinden mezun olanlar idari yargıç olabilecek. Hukuk eğitimi almamış, o formasyondan geçmemiş bir insanı Türk milleti adına karar verecek bir yargıç yapmak hukuk katliamıdır” ifadelerine yer verdi.

GEREKLİ İTİRAZLAR YAPILACAK

İlk incelemeye göre farklı bölümden idari yargıç olarak atanabilecek kişilerin hangi eğitimlerden geçeceğine dair netlik olmadığını vurgulayan Balkan, “Savcı ve yargıç adaylarının eğitimden ve formasyondan geçtiği adaylık akademisi de ortadan kaldırıldı. Dolayısıyla savcı ve yargıç olarak bundan sonra görevlendirilecek olan insanların ne tür bir eğitimden geçeceğine dair bir bilgi yok” diye konuştu. Konuyla ilgili gerekli itirazları yapacaklarının da altını çizen Balkan, şunları söyledi: “Hukukçu olmayan birinin hukuk hakkında karar vermesi başlı başına bir garabet. Çünkü hukukçuluk özel bir eğitim gerektiren bir alan. Eğer hukuk eğitimi almayan biri yargıç olarak atanırsa bu hukuk sisteminin köküne kibrit suyu dökmek anlamına gelir.”

DEVLET YAPISININ DEĞİŞMESİYLE İLGİLİ

2016'da rektör seçimleri kaldırılarak, atama esasına geçildi. Atama kriterleri arasında “profesör olarak en az üç yıl görev yapmış olmak” vardı. Vakıf üniversiteleri için ise mütevelli heyetin önerisi ve YÖK’ün olumlu görüşü üzerine cumhurbaşkanı atama yapıyordu. 703 sayılı KHK ile profesörlük şartı ve YÖK'ün görüşünün alınması esasına da son verildi. Rektör atamalarında profesörlük şartı ve YÖK görüşü alınması kriterinin kaldırılmasına da sendikacılar tepki gösterdi.  Birleşik Kamu İş Genel Başkanı Mehmet Balık uygulama için, "Bilimsel demokratik laik eğitimin ortadan kaldırılmasının yeni bir adımıdır" ifadelerini kullandı. "Devleti olduğu gibi üniversiteleri özel işletme olarak gören, şirket mantığıyla yöneten bir anlayıştan daha başkası beklenemezdi" diyen Mehmet Balık, "Üniversitede akademik unvan 2002 yılından bu yana her yıl önemini biraz daha kaybederek bugünlere geldi. Bir akademisyenin profesör olmak için harcadığı yılların, çektiği emeğin hiçbir önemi kalmadı. Bütün bunlar devletin yapısının değişmiş olmasıyla ilgilidir"  dedi.

 TEK ADAM DİKTATÖRLÜĞÜNÜN ÖRNEĞİ

Rektörlük seçimlerinin ardından rektör atamalarında profesörlük şartının kaldırılmasını KESK Şubeler Platformu Sözcüsü - Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk de rejim değişikliğine bağladı. "Bu uygulamada tek adam diktatörlüğünün farklı bir örneğidir" diyen Kadir Öztürk, "Bilimin rafa kaldırıldığı, demokratik laik eğitimin, akademisyenlik kurumunun  geçersiz kılındığı bir sürece girdik. Yeni rejim, demokratik ilişkilerin yerine ahbap çavuş ilişkilerinin geçirmiştir. Rektörler de, diğer devlet ve kurum yöneticileri gibi tek adamın işini görecek insanlar olarak düşünülmüş, buna göre bir düzenlemeye yer verilmiştir" ifadelerini kullandı.  Müzeyyen YÜCE-Mustafa KOÇ

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: