Antalya
12.06.2018
A
GENEL , GÜNCEL , RÖPORTAJ
Metal paslanma
Metal paslanma

CHP Milletvekili Adayı Nazmi Gündüz, AK Parti’nin metal yorgunluktan paslanmaya geçtiğini belirterek, “Halkın en büyük sorunu ekonomi, ardından kavgacı üslup” dedi. Tarım Bakanlığı’nın kaldırılmasını öneren Gündüz, “Tarımı sektör temsilcileri olarak biz daha iyi yönetiyoruz” dedi Röportaj: Hasan Yavaşlar İNCE HALKIN UMUDU OLDU CHP Antalya 14. Sıra Milletvekili Adayı Nazmi Gündüz, 24 Haziran seçimleri öncesi çarpıcı açıklamalarda bulundu.  Tüm ilçeleri gezdiğini ve halkın en önemli sorununun ekonomi ile siyasilerin kullandığı kavgacı dil olduğunu belirten Gündüz, Muharrem İnce ve CHP’nin umut olarak görüldüğünü belirtti. AK Parti’nin 1 yıl önce metal yorgunluğu bahane ederek bazı seçilmişleri istifaya zorladığını hatırlatan Gündüz, “Şu anda yorgunluk değil, resmen paslanma mevcut. Bu seçim 2. tura kalacak. O vakit Ak Parti darmadağın olacak. Çünkü ideoloji için değil, menfaat ve güçlünün yanında yer alanlar, güç elden gitti mi gemiyi erken terk eder” dedi. BAKANLIK KALDIRILSIN! Tarımla uğraştığını ve Türk tarımının içinde bulunduğu durumun içler acısı olduğunu belirten Gündüz, “Turizm Bakanlığı değil, Tarım Bakanlığı kaldırılsın. Hiçbir faydası yok. Sektör temsilcileri olarak biz daha iyi idare ediyoruz” dedi. Tarımda markalaşmaya gidilmesinin zorunlu olduğunu belirten Gündüz, “Kıraathane açılacağına, soğuk hava tesisleri ve fabrikalar açarak, tarım ürünlerini işleyip kendi markamızı çıkarmak zorundayız. Tarım ürünleri para etmezse işsizlik de artar, ithalat da” dedi. CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin bir fenomen haline geldiğini belirten Gündüz, “İnce, 2. turda kesinlikle cumhurbaşkanı seçilecek” ifadelerini kullandı.   CHP Antalya Milletvekili Adayı Nazmi Gündüz, Hasan Yavaşlar’ın sorularını yanıtladı:   Sayın Gündüz, seçim çalışmaları nasıl gidiyor? 19 ilçede ve özellikle merkez ilçelerde yoğun tempoda çalışıyoruz. Bir önceki seçimde zayıf olduğumuz yerlerde daha yoğun çalışıyoruz. Vatandaş mevcut iktidardan umudunu kesmiş durumda. Değişimden yana olan halk, her iktidar döneminde rutin bir şekilde yapılan yol, köprü ve havalimanı dışında Türkiye’yi ileriye taşıyacak, katma değer yaratacak üretim ekonomisine geçilmesini bekliyor. Sürekli halkın içindesiniz. Sizin gözleminize göre halkın en önemli sorunu nedir? Halk ekonomik sıkıntılardan ve kavgadan gerçekten bıkmış durumda. Kavgacı dil, toplumu çok germiş. Halk artık huzur istiyor. Birçok yatırımcı faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldı. Çünkü şu anda Türkiye’ye ve Türk ekonomisine güvenmiyor.   Tarımla uğraşıyorsunuz. Tarımın şu andaki hali için neler söylersiniz? Tarımın sorunu çok. Turizm Bakanlığı’nı kaldırılması gündemde. Bence asıl Tarım Bakanlığı kaldırılmalı. Şu anda Tarım Bakanlığı, tarım için hiçbir şey yapmıyor. Bakanlık olmasa da biz sektör temsilcileri olarak bu işi götürürüz. Yapısal bir değişiklik şart. Tarımda üretim kalmadı. Şu anda samanı, mercimeği, buğdayı, mısırı, birçok meyveyi ithal ediyoruz. Kendi çiftçimiz ise üretim yapmaktan vazgeçti. Üretilen ürünler yanlış politikalar nedeni ile ihraç edilemiyor. Çünkü bütün komşularımızla kavgalıyız. Rusya, İran, Irak, Yunanistan, Avrupa ülkeleri ve ABD ile hep kavga ediyoruz. Son olarak Avusturya ile kavga ediyoruz. Avusturya konusunda haklıyız ama sürekli kavga ile bu iş yürümüyor.   Tarım sektörü temsilcisi olarak, yaşanan sıkıntıların çözümü için öneriniz nedir? Tarımda ulaşım sıkıntısı var. Sadece karayolu ile bu iş yürümüyor. Üretilen yaş sebze ve meyvenin işlenip, katma değeri yüksek marka haline dönüştürülmesi için tesis kurulmalı. Bu tesiste üretilecek markanın dünya piyasalarına sürülmesi gerekiyor. Bunu yapmadığımız sürece tarımda çok fazla ilerleyemeyiz. Tüketim fazlası ürünün değerlendirilmesi için bu formül üretilmeli. Elbette taze tüketim olmalı. Ancak taze tüketim fazlası ürünlerin salçası yapılır, suyu çıkarılır, kurutulur, öğütülüp tozu yapılır ve ihraç edilir. Hayvancılık için de aynı şey geçerli. Et, süt ve peynir markası üretmeliyiz. Isparta yolunda salçalık domates kamyonları bekliyor. Antalya Hali’nden aldıkları domatesleri, salça yapmak için Bursa’ya, İzmir’e götürüyorlar. Salça fabrikası Antalya’da olsa hem kalite yüksek olur, hem istihdam sağlanır, hem de maliyet düşer.   Türkiye tarım ve hayvancılıkta söz sahibi bir ülkeydi. Şu andaki durum nedir? Tarım ve hayvancılıkta çok geride kaldık. Köylerde önceden kız-erkek, yaşlı-genç herkes traktör kullanabiliyordu. Şimdi köylerde traktör kullanabilen 3-4 kişi kaldı. Tarımda sorunlar çözülmeyince, insanlar iş bulmak için şehirlere göç etti. Böyle olunca tarımdaki iş gücü kayboldu. Kıraathane açılarak, ‘Nasıl olsa işsizliği önlemiyorum. Sen fakir ve eğitimsiz kal, ben seni beslerim’ mantığı yatıyor. Bunu yapacağına, küçük de olsa bir üretim tesisi açsa, o insanlar orada çalışır, alnı ak, başı dik bir şekilde kendi geçimini sağlayabilir.   Antalya aynı anda bir turizm kenti. Tarımda turizmin entegresi, iki sektör için kazanç olmaz mı? Antalya’da 5 yıldızlı bir otel günde 1 kamyon sebze-meyve tüketiyor. Bu da 20 ton ürün demek. Antalya’da 500 tane otel olduğunu düşünürsek, ortaya müthiş bir rakam çıkıyor. Bu bence yerinde ihracattır. Ancak komşularla ve dünya ile kavgalı olursak bundan hem tarım, hem turizm olumsuz etkilenir.   Bahsettiğiniz sıkıntılar son yıllarda ortaya çıktı. Son yıllarda ne değişti de bu sorunlar yaşanıyor? AK Parti’nin ilk 5, hatta 7 yılında bazı şeyler yolundaydı. Ancak bunun temelinde, Ecevit döneminde Sayın Kemal Derviş’in kurduğu ekonomik sistem ve program vardı. Merkez Bankası’nı bağımsız yapmaya çalışmıştı. Onun programladığı süre bittikten sonra ekonomi rayından çıktı. Ardından Kemal Derviş’in ekibi dağıtıldı. Kemal Derviş gittikten sonra her şey birbirine girdi. Şu anda bu sistemi kuracak yeni bir uzman gerekiyor. Bunlar da bizim partimizde mevcut.   Partinizin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin performansını nasıl buluyorsunuz? Muharrem İnce Cumhurbaşkanı olacak. Konuşmaları ile tavırları ile adeta fenomen haline geldi. Dil, din, ırk ayrımı yapmadan doğru bildiklerini halka anlatıyor. Seçimde ilk turda sonuç alınmaz. İkinci tura gitmeden AK Parti dağılır. Çünkü çoğu AK Partili ideolojik olarak değil, çıkar ve güç için orada. Bu tür insanlar güçlünün yanında yer alır. Güç ve menfaat birlikteliği bittiğinde gemiyi ilk bunlar terk eder. Şu anda zaten ülke gündemini Muharrem İnce belirliyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan sadece İnce’ye cevap yetiştirmeye çalışıyor.   AK Parti’deki zayıflama, size göre ne zaman başladı? Sayın Cumhurbaşkanı, 1 yıl önce metal yorgunluk var diye bazı başkanları görevden aldı. Şu anda metal yorgunluk değil paslanma dönemini yaşıyorlar. Çünkü yeni verebilecekleri bir şey yok. İktidar vaat vermez, yapar. 1.5 yıllık zamanı varken neden erken seçim kararı aldılar? Nisan ayında Türkiye ekonomisinin yüzde 7 büyüdüğünü açıkladılar. Her şey bu kadar iyiyse niye erken seçime gidildi. İşler yolunda gitmiyorsa halk bu iktidara neden tekrar oy versin?   Kemal Kılıçdaroğlu, hafta sonu Antalya’daydı ve kendisiyle bizzat görüştünüz. İzlenimleriniz nedir? Sayın Genel Başkanımız, hafta sonu Antalya’da daha çok sivil toplum örgütleri ve iş dünyası ile görüştü. İş dünyasının sorunlarını dinleyip, çözümleri ile ilgili fikirlerini sundu. Genel Başkanımız Antalya’dan çok mutlu ayrıldı.   Milletvekili listeleri açıklandığında, CHP’de kısa süren bir değişiklik oldu. O süreç nasıl atlatıldı? Hiçbir partide, hiçbir liste, herkesi memnun edemez. Bizim partimiz de, kendince en iyi listeyi çıkardı. Sonra küçük değişiklikler oldu. Değişenlerden biri de bendim. 8’inci sırada idim, 14’üncü sıraya yazıldım. Şu anda bunları tartışmanın zamanı değil. Şu anda ülkemiz demokrasi ile tek adam rejimi arasında seçim yapmakla yüz yüze. Tek adam sisteminde, tek adamların demokratik yöntemlerle yönetimi teslim ettiğini görmedim. Bu düzenin önüne geçemezsek, önümüzdeki dönemin çok daha karanlık olacağını düşünüyorum. Yeni sistem kalıcı olursa milletvekilleri gensoru önergesi veremeyecek. Bakanlar dışarıdan atanacakları için yaptıkları işten halka karşı sorumlu olmayacak. Cumhurbaşkanı da kendi sözünden çıkmayacak isimleri bakan atayacak. Cumhurbaşkanı sözünü dinlemeyen bakanı, Ahmet Davutoğlu örneğinden gördük, anında görevden alabilecek. Davutoğlu akşam yattı başbakan olarak sabah kalktı düz milletvekili… Bir belediye başkanı istifasını açıklarken ağladı, ailesinin tehdit edildiğini söyledi.   Seçim öncesi Antalyalılara son mesajlarınız nedir? 16 yıldır aynı hikâyeleri dinlemekten, beton ekonomisinden bıktık, yorulduk. Artık üretim ekonomisine geçelim. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ‘Hak Hukuk Adalet’ diye 450 kilometre yürüdü. Bir ülkede ana muhalefet partisi bu kadar yürüyorsa, büyük sıkıntı var demektir. Eğitimde 16 yılda 16 kez sistem değişti. Bunlar gitmediği sürece Türkiye’ye huzur gelmeyecek. Dış politikada ‘komşularla sıfır sorun’ derken, kavga etmediğimiz bir ülke kalmadı. Bir ülkede siyaset; yargıya, camiye ve kışlaya girdiyse o ülkede işler çok zor demektir. Bir imam, camide Cuma vaazında bir partinin reklamını yapıyor. Bir paşa, bir siyasi liderin, başka bir lideri eleştirmesini alkışlayabiliyor. Cumhurbaşkanı da, 24 Haziran’dan sonra ekonomiyi düzelteceğini söylüyor. Şimdiye kadar düzeltememiş, halkın inanmasını istiyor şimdi. Ama artık çok geç. 24 Haziran’da Türkiye’ye bahar gelecek, rahat bir nefes alacağız.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: