Antalya
06.01.2018
A

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre geleneksel tamamlayıcı tıp uygulamaların kullanım sıklığı Afrika’da %80, Kanada’da %70, Avustralya’da %48, A. B.D’ de %42, Belçika’da %38, Fransa’da %49 dur. Bu uygulamalar içinde bitkisel ürün kullanımı birinci sıradadır. Bitkisel ürünlerin bu kadar rağbet görmelerinin nedenleri kişilerin bunların doğal oldukları için daha güvenli, yan etkilerinin daha az olduklarına inanmalarıdır. Bir başka neden kişilerin kendi tedavilerinde söz sahibi olmak istemeleridir. Diğer nedenler hasta-hekim ilişkilerinde güvensizlik, konvansiyonel ilaçların yan etkilerinden ürkmek, kronik hastalıklarda ve kanser gibi hastalıklarda çaresizlikten, ülkemizde bitkisel ürünlerin yüzde yüz bitkisel, yüzde yüz doğal hiçbir yan etkisi yoktur sloganlarıyla satılması bu ürünlere rağbeti artırmaktadır. ÜRÜNLERDE YAPILAN TAĞŞİŞLER Bitkisel ürünlerde en büyük problem kalite kontrol, etkililik ve güvenlilik problemidir. Bitkisel ürünlerin kalitesi ve etkinliği kullanılan bitki türü, kullanılan bitki bölümü, işleme, etiketlenmenin doğru yapılmaması gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebilir. Bu tür ürünlerin ciddi toksik etkileri olduğu gösterilmiştir. Bitkisel ürünler potansiyel toksiktir. Toksisite kendi içerdiği bileşenlere bağlı olabilir. Üretim sırasında pestisit, kurşun, civa, arsenik, mikroorganizma gibi bulaşmalar sonucu olabilir. Bitkinin yanlış tanımlanması sonucu olabilir. Örneğin papatya Tanacetum türleri, Senecio türleri ile karıştırılabilir. Papatya yerine yanlışlıkla Tanacetum cinerariaefolium bitkisi kullanılacak olursa, bu bitkinin kimyasal yapısında bulunan böcek öldürücü bileşikler insan sağlığı açısından çok ciddi sorunlara yol açabilir. Senecio türleri kullanılırsa çok ciddi karaciğer toksistesi ile karşılaşılabilir ya da bitkisel ürünlerin içine etkilerini artırmak için bilinçli olarak sentetik ilaçların eklenmesi olayı yani tağşiş  sonucu olabilir. Örneğin zayıflama için satılan bitkisel ürünlerin içine sibutramin, afrodizyak olarak satılan bitkisel ürünlerin içine sildefanil eklenmesi gibi. ÜRÜN YAN ETKİLERİ Çalışmalara göre en çok yan etki bildirilen ürünler ginseng, guarana, valerian ve çay bitkisinin değişik türevleridir. Bu ürünlerin kalp, karaciğer, sinir ve sindirim sistemleri ile çok ciddi yan etkileri olduğu rapor edilmiş, 6 avrupa ülkesinde 2016 yılında yapılan başka bir çalışmada daha bu görüşler desteklenmiştir. Ayrıca bu ürünler pek çok ilacın emilimini ciddi oranda değiştirebilme potansiyeline sahiptir. Yapılan bir çalışmada guarana bileşeninin, anti aritmik bir ilacın emilimini %73 oranında azalttığı ortaya konmuştur. KANSER HASTALARI SUİSTİMAL EDİLİYOR Alternatif tıp alanında kullanılan en popüler bitkisel ürünlerden potansiyel umut taşıyanlar modern tıp uygulayıcıları tarafından sorgulanmış ve iyi düzenlenmiş çalışmalarda anlamlı sonuçlar elde edilememiş ve bu alanda kullanımı destek görmemiştir. Bu bitkilere örnek olarak ökse otu, sarı kantaron, aloa vera, zakkum, reishi mantarı verilebilir. Bilimsel verileri olmamasına rağmen bu ürünler Avrupa ve Türkiye’de kanser hastalarına bir umut olarak sunulmaktadır. Kanserli hastaların en çok başvurdukları yöntem fitoterapidir. Kullanılan bitkisel ürünlerin anti kanser ilaçlar ile etkileşimi sonucu etkin bir tedavi sağlanamamakta, ya da toksik etkiler artmakta hastaların sağ kalım oranları düşmektedir. İLAÇ ETKİLEŞİMLERİNE DİKKAT Bitkisel ürün kullanımında bir başka çok önemli konu da bu ürünlerin konvansiyonel ilaçlarla birlikte kullanılmasıdır. Bitkisel ürünler çeşitli enzim sistemlerini engelleyerek ya da destekleyerek, özellikle terapötik aralığı dar olan ilaçlarla ciddi etkileşmelere neden olmaktadır. Bu nedenle  öykü alırken hastaya mutlaka bitkisel ürün kullanıp, kullanmadığı sorulmalıdır. Sağlık çalışanları ürünlerin güvenliğini çok iyi araştırmalı mutlaka Sağlık Bakanlığı ya da FDA (Ulusal Gıda ve İlaç Dairesi)  onayı aramalıdır. GEREKSİZ VİTAMİN KULLANIMININ ZARARLARI Diğer önemli konu gereksiz vitamin kullanımıdır. Yüksek doz vitamin kullanımı son 20 yılda antioksidan özellikleri ve yaşlanmayı önleyici etkileri ile sürekli gündemde kalmıştır. Ancak vitamin eksikliği olmadığı halde yüksek doz vitamin alanlarda bu ürünlerin antioksidan etkilerinden çok prooksidan etkileriyle karşı karşıya kaldıkları, iyi tasarlanmış, kanıt düzeyi yüksek pek çok çalışma ile gösterilmiştir. Sigara içenlerde A vitamini, beta karoten ve E vitamini kullanımı ile ölüm oranlarının arttığı bildirilmiştir. Yüksek doz multivitamin alan erkeklerde dirençli prostat kanseri geliştiği, yüksek doz E vitamini alan kadınlarda da cilt kanserine yatkınlık geliştiği kanıt düzeyi yüksek saygın dergilerdeki çalışmalarda bildirilmiştir. Tedavi altındaki kanser hastalarında vitamin ve antioksidan kullanımın tedavi etkinlini azalttığı yönündeki kanıtlar gittikçe artmaktadır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda gereksiz bitkisel ürün, vitamin ve mineral kullanımından kaçınılmalı, kişilere uygun sağlıklı bir beslenme düzeni ve düzenli egzersizle sağlıklı bir yaşam şekli oluşturulmaya çalışılmalıdır. Uzm. Dyt. Betül AY YILMAZ Referanslar: http://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0150089#pone-0150089-t003 https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3523151/ https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2966367/ https://ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=67b4a504-9232-11e7-b66d-1540034f819c&1534-D83A_1933715A=6d76bff842e82b8c04ab4ebb6ff152301bc3aeae        

Paylaş
ETİKETLER:
Yok