Antalya
06.01.2018
A

Sevgili Okurlar; Geçtiğimiz günlerde Bucak ilçesinde bir rehabilitasyon ve bakım merkezinde bakım ve koruma altında olan aynı zamanda bir okulun özel eğitim sınıfında eğitim gören 10 yaşındaki engelli öğrenci T.K’ya öğretmeni tarafından uygulanan şiddet görüntülerini hepimiz üzülerek izledik. Bu ve bunun gibi engellilere yönelik her tür şiddeti normal görmemek toplumumuzun tarihinden gelen birikimleri ile geliştirdiği vicdan ve merhamet duyguları ile asla bağdaşmamaktadır. Ayrıca özel eğitim bilimi açısından bakılınca 1.Tür Ceza olarak adlandırdığımız Fiziksel Şiddet eğitim ve öğretim düzenlemeleri arasında asla yer almamaktadır. Fiziksel şiddet davranış değiştirmeye yol açmaz bunun yerine; Kaçınma, Saklanma, Yalan Söyleme, Şiddetin aktarılması, Akran Zorbalığına model olma gibi birçok probleme yol açar… Adında öğretmek olan Öğretmenlik mesleğinin amacı; bireyi bağımsız yaşayacak düzeye getirip topluma yararlı bir şekilde hayatını sürdürmesini sağlamaktır. Eğitim, öğretim alanı tıp alanı kadar insanlar ve toplum için önemli ve değerlidir. Ayrıca cerrahlık kadar bilimsel çalışma gerektiren ve hastasına tıbbi müdahalede bulunan bir cerrah uzmanlığında, öğrencilerinin hayatına müdahaleler yapabilecek öğretmenler tarafından sürdürülmesi zorunludur. Çünkü; Cerrahın ameliyatta biyolojik müdahale sırasında yaptığı bir hata anlık geri dönülmez sonuçlar ortaya çıkarırken, öğretmenin öğrencisine yaptığı eğitimsel ve öğretimsel müdahaleler sırasında yaptığı bir hata çok uzun vadede belki de o öğrencinin tüm hayatı boyunca geri dönülmez sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bir de bağımsız yaşamak için daha çok desteğe ihtiyaç duyan engelli bireylerin olduğu bir alanda iseniz uzmanlığınız cerrahlıktan daha iyi olmalıdır belki de…   Özel Eğitim alanı tamamen uzmanlık gerektiren bir alandır... Tecrübe, kurs, seminer, saatlik eğitimlerle bu alana yakın olabilirsiniz hatta engelli çocuklarla bile çalışabilirsiniz ancak öğretim işi denilen şey tamamen uzmanlık gerektirir. İnsanlar mesela nükleer reaktörler ile ilgili bilgileri olmadığında ahkam kesmekten kaçınır ancak eğitim ve öğretim işi ile ilgili bilgileri olmasa bile size inanılmaz teoriler üretebilir çünkü herkesin geçmişte bir eğitim yaşantısı, ya da örnek aldığı bir öğretmeni olmuştur.  Komşusunun çocuğuna ödevini yaptırmaya yardım eden birisi bile rahatlıkla 'Benden çok iyi öğretmen olur' diyebilir. Ya da “Normal çocuklar bir kere okuyunca anlar, engelli çocuklar birkaç kere okuyunca anlar” diyerek tüm özel eğitim alanını tek cümleye sığdırabilir. Özel Eğitim Alanında çalışma yapanlar için şöyle bir tanımlama yapılabilir; bu alan çalışanlara prestij ve saygınlık sağlar. Belki kendi alanınızda imkanlarınız kısıtlı iken tıbbi tanılara bu kadar yakın olan özel eğitim alanında çocuğu ile ilgili hiçbir şey bilmeyen bir anneye yarım yamalak da olsa tanıdan bahsedebilir, konuşmanızın içerisine de o annenin bilemeyeceği birkaç gizemli psikolojik terim ekleyip hem kendi bilgisizliğinizi örter hem de kendinizi hekim gibi bile hissedebilirsiniz. Sonunda da bu alanda kendinizi çok iyi yerlerde görebilirsiniz fakat durum şudur; Ailelerin umutlarıyla oluşan bir denizde tüm alan çalışanları bir gemiye bir şekilde kaptan olabilir ve o denizde o aileleri herhangi bir liman görmeden yıllarca dolaştırabilir, ancak aileleri istedikleri bir limana ulaştırabilmek uzman bir kaptanlık, bilgi, tecrübe ve bilimsel çalışma gerektirir ...... Değerli ailelerimizden en büyük isteğimiz çocukları için kendilerine sunulan her uygulamanın bilimsel temellerini, sorgulamalarıdır. Ayrıca özel eğitim alanının en önemli denetleyici unsurunun kendileri olduğunu unutmamalıdırlar. Çocuklarına eğitim veren kişinin diplomasını sormaktan, uygulamanın ne olduğu ya da neden uygulandığını sorgulama ya kadar tüm özgürlüklerini kullanarak alanımızı idarenin denetiminden daha iyi bir şekilde denetleyebilirler. Unutmayalım tüm sektörlerde kaliteyi hizmet alanların beklentileri, sorgulamaları ve tercihleri belirler. Bucak’ta meydana gelen durum ve buna benzer tüm durumlar ile ilgili olarak acaba bakış açımızı (yukarıda yaptığımız gibi) biraz değiştirerek özel eğitim alanına kendimizi eleştirecek düzeyde yansız olarak bakabilirsek, öğrencilerimize uzun dönemde ciddi zararlar veren bazı uygulamaların yanında Dayak Masum Kalabilir…

  • Öğrencisinin gereksinimi dil-konuşma eğitimi / davranış değişikliği iken; onunla aylar boyunca sınırlı boyama, çivi takma, kutuya şekil atma, yap-boz yapma gibi çalışmalar yaparak, o öğrencinin geri dönmez zamanını boşa harcamanın yanında Dayak Masum Kalabilir…
  • Kaynaştırma uygulamasında performansı yüksek olup devam edebilse başarılı olma ihtimali çok yüksek olan hafif düzeyde zihinsel engelli öğrencinin davranış problemlerini çözmeyi yorucu görüp “Sınıfımdan alınmazsa tayin ister giderim” diyerek, öğrenciyi geri dönülmesi çok zor olan özel eğitim sınıfı gibi ayrıştırma ortamlarına iten ve o öğrencinin geri dönmez zamanını boşa harcamanın yanında Dayak Masum Kalabilir…
  • Okula başlayana kadar yıllarca gayretle özel eğitim alarak büyük hayallerle çocuğunu normal okula başlatan anneye daha okulun ilk günü okul bahçesinde sırf bilgili görünme adına öğretmen olmak yerine hekim olmaya çalışarak “Sizin çocuğunuz otistik burada yapamaz, OÇEM’e götürün” diyerek o annenin hayallerini yıkarak umutsuzluğa itmenin ve o öğrencinin geri dönmez zamanını boşa harcamanın yanında Dayak Masum Kalabilir…
  • Normalde alanda yer alması mümkün değilken kendini “Otizm Uzmanı”, “Otizm Eğitmeni”, “Dikkat Eğitmeni”, vb. gibi uydurma etiketlerle ya da sonuna terapi eklenmiş bilimsel olmayan uygulamalarla ailelerin umutlarını ve o öğrencinin geri dönmez zamanını boşa harcamanın yanında Dayak Masum Kalabilir…
  • Kısıtlanmış bir zamanda alınan kurs ile kişisel ihtiyaçları için alan değiştirerek ya da değiştirilmesine izin veren sistemler oluşturarak, eğitim ve öğrenci odaklı ortamları istihdam odaklı hale getirerek özel gereksinimi olan öğrencilerin geri dönmez zamanını boşa harcamanın yanında Dayak Masum Kalabilir…
Bu maddeleri o kadar çoğaltabilirim ki şaşırırsınız… Eğer biz çok şeyi değiştirmezsek alanımızda yaşanan çoğu şeyin yanında Dayak Masum Kalabilir…                                                                                         Esenlikler dilerim…            

Paylaş
ETİKETLER:
Yok