Antalya
09.12.2017
A

Kafein deyince ilk akıllara gelen kahve oluyor. Kahve gün içi kısa molalarımıza, toplantılarımıza, arkadaş sohbetlerimize eşlik eden sevilen bir içecek. Abartıp sekiz-on bardak içen de var, korkup hiç tüketmeyen de. Bakalım ne türlü yanlış inanışlar var ve çalışmalar ne diyor. Öncelikle yüksek oranda (günlük 500 mg üzeri) kahve tüketenlerde görülen sempatik sinir sisteminin aşırı aktivasyonuna bağlı yan etkilerden sorumlu maddenin kafein olduğunu belirtelim. Genel olarak yan etkileri titreme, terleme, baş ağrısı, aşırı sıvı kaybı, dikkat ve konsantrasyon bozukluklarıdır diyebiliriz. Kafein sadece kahvede bulunmuyor, pek çok içecek, çay, asitli içecekler, bazı bitki çayları da kafein içerebiliyor. İçeceklerin kafein içerikleri miktarlarına, işlenme şekillerine, dem düzeylerine göre hayli değişiklik gösterebiliyor. Gelelim çalışmalara… Kalp Hastalıkları-Kahve Orta düzey (3-4 fincan/gün) kahve tüketiminin kalp hastalıkları üzerine olumsuz bir etkisi bulunmamış. Hatta en düşük riskin bu grupta olduğu belirtiliyor. Burada asıl belirleyici olan kahvenin hazırlanma şekli ve dem düzeyi. Örneğin filtre edilmiş kahve,  kalp hastalıklarından sorumlu tutulan homosistein molekülünün daha fazla açığa çıkmasına neden olurken, french press yani filtre edilmemiş kahve daha az homosistein oluşumuna neden oluyor. Sıvı Kaybı-Kahve Araştırmalar normal bir yaşam tarzının parçası olarak kafeinli içeceklerin tüketilmesinin aşırı sıvı kaybına yol açmadığına işaret ediyor yani düzenli kahve tüketenlerde sıvı kaybı daha az. Konsantrasyon-Kahve Kahvede doğal olarak bulunan kafein, uyanıklık durumunu ve konsantrasyonu arttırıyor. Tip 2 Diabet-Kahve Orta düzeyde (3-4 fincan/gün) düzenli kahve tüketimi (kafeinsiz kahve dahil), tip 2 diabet gelişme riskini önemli ölçüde azaltıyor. Tansiyon-Kahve Kafeinin kısa vadede tansiyonu attırdığı ortaya konulmuş olsa da, çalışmalar düzenli kafeinli kahve tüketiminin hipertansiyon riski üzerinde olumsuz etkisinin olmadığını ortaya koyuyor. Genel olarak kafein tüketmeyen bireylerle yapılan çalışmalarda kahve tüketiminin özellikle adenosin A2A reseptörleri ile ilişkili gen polimorfizmi olan bireylerde kan basıncında akut bir artış sağladığı bulunmuştur. Alzeihmer-Kahve Kahve tüketiminin bilişsel zayıflamanın hafifletilmesi ve Alzeihmer’ a yakalanma riskinde olası azalma ile ilişkili olabildiğini gösteren çalışmalar artmaktadır. Hamilelik-Kahve EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi), düşük miktarlarda kafeinin hamilelik sırasında güvenli olduğunu belirterek, gün içinde tüm kaynaklardan alınan kafeinin 200 mg ile sınırlı tutulmasını tavsiye ediyor. Bunu Biliyor Muydunuz? Tek bir fincan normal kahvedeki kafein içeriği yaklaşık 20 fincan kafeinsiz kahvedekine eşdeğerdir. 1 kupa kahve ya da 1 fincan türk kahvesinde ortalama 85 mg, 1 kupa çayda 25 mg, 30 gram çikolatada ortalama 8 mg kafein vardır. Bazı sert kahve türlerinin kafein içeriklerinin 1 kupada 300 mg’ı geçebileceğini ve sağlıklı bireylerde önerilen günlük kafein alım düzeyinin 300 mg olduğunu hatırlatalım, sağlıkla… Uzm.Dyt.Betül AY YILMAZ  

Paylaş
ETİKETLER:
Yok