Gripsavar besinler | Körfez Gazetesi
Müze Gecesi gezisi

Müze Gecesi gezisi

Küçülüyoruz

Küçülüyoruz

CHP’den İnce’ye destek kampanyası

CHP’den İnce’ye destek kampanyası

Kapan heyecanlandırdı

Kapan heyecanlandırdı

Vezneler hafta sonu açık

Vezneler hafta sonu açık

Gripsavar besinler
  • Betul AyYılmaz
    • Betul Ay Yılmaz
    • info@betulayyilmaz.com
    • 19 Ocak 2018 - 12:29:19

Ani hava değişiklikleri hastalık risklerini de beraberinde getiriyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıklıkla yaşanmaya başlandığı şu günlerde, ABD’de son onüç yılın en korkunç grip salgını yaşandığı ve yakalanan her beş kişiden birinin tedavi için hastaneye kaldırılmak zorunda kaldığı haberleri geliyor.

Kimler Risk Grubunda?

Hamileler, semptomları on günden fazla sürenler (çocuklar için beş gün, bir yaş altı ve yaşlılar için beklemeden), ağrı kesicilerle geçmeyen baş-boğaz–kulak ağrısı olanlar, inatçı öksürüğü olanlar, koyu kıvamlı, yeşil veya kanlı, kokulu, balgamlı öksürüğü olanlar, kulak enfeksiyonu olanlar, tüberküloz, romatizmal ateş, böbrek ve kalp hastalığı olanlar ve göğüs ağrısı ve soluk alma problemi olanlar risk grubundadır. Risk grubundaki kişilerin hızlı bir şekilde doktor muayenesinden geçmeleri önerilir.

Gripten Korunmak İçin Alınması Gereken Önlemler

Gripten korunmak için mutlaka istirahat etmeli ve yorucu aktivitelerden kaçınılmalıdır.  Özellikle hasta kişilerle uzun süre kapalı ortamda bulunmamalı,  bulundukları ortamda havayı nemlendirmelidir. Ara ara buhar teneffüs etmekte tıkanıklık ve öksürüğü hafifletir. Bunların yanı sıra bol sıvı tüketilmeli, kafeinli içecek alımı azaltılmalı ve gerekirse bağışıklığı destekleyecek besin ve supplemanlar kullanılmalıdır.  Dengeli beslenmek, stresi azaltmak, sigarasız bir yaşam ve günlük sekiz saat uyku uyumak bağışıklık sistemini destekler.

Başkalarına Bulaştırmamak İçin Ne Yapmalı?

Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun kapatılmalıdır. Kullanılan mendiller hemen çöpe atılmalıdır. Eller sabunlu suyla yıkanmalı, su ve sabuna ulaşılamazsa alkol bazlı el dezenfektanları kullanılmalıdır. El hijyenine uyulması en önemli kontrol önlemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Eller ağız ve buruna götürülmemelidir, virüs bu yolla yayılabilir.

Her Gün Yeterli Miktarda Tüketilmesi Gereken Besinler

– Sebze ve meyveler hücre yenilenmesini ve doku onarımını sağladığı gibi hastalıklara karşı direncin oluşumunda da etkindirler. Yeterli ve dengeli beslenebilmek için çeşitli renk ve türdeki sebze ve meyvelerin tüketimi önemlidir. Sabah kahvaltısında da olmak üzere her öğünde ya da ara öğünlerde  sebze ve meyve tüketmeye özen gösterilmelidir.

– Savunma sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma, greyfurt gibi meyveler tercih edilebilir. Besin değeri ve ekonomik olması açısından mevsiminde, bol ve ucuz bulunduğu dönemlerde tüketilmesi daha uygundur. Sebze ve meyvelerin taze olarak tüketilmesi daha yararlıdır. Vitamin ve minerallerin çoğu, sebze ve meyvelerin özellikle dış yapraklarında, kabuğunda veya kabuğun hemen altındaki kısımlarında bulunduğundan yenilebilenlerin kabukları soyulmamalı, soyulması gerekiyorsa mümkün olduğunca ince soyulmalıdır. B ve C vitamini gibi bazı vitaminler ısı ile kolayca kayba uğradığından sebzeler mümkün olduğunca kısa sürede ve diriliği korunacak şekilde pişirilmelidir. Suda eriyen vitaminlerin (vitamin C, B2, folik asit vb.) büyük bir kısmında kayıplar olduğu için sebzelerin haşlama suyu kesinlikle dökülmemelidir.

– Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanması gerekse sıvı alımına katkı sağlaması yönünden taze sıkılmış meyve suları da içilebilir. Meyve sularının tüketiminde önemli olan bekletilmemesi, sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır.

– Meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce mutlaka bol su ile iyice yıkanmalı gerekirse yıkama fırçası kullanılmalı ancak sebze ve meyveleri yıkarken deterjan kesinlikle kullanılmamalıdır.

– E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırmakta, A vitamininin okside olmasını da engellemektedir. E vitamininin iyi kaynakları olan; yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir. Ancak kuru baklagillerin protein kalitesini arttırmak için tahıllarla ve C vitamininden zengin besinlerle tüketilmesi daha yararlıdır. Günde 1 avuç fındık, ceviz vb. yağlı tohumlardan mutlaka tüketilmelidir.

– Yumurta, protein kalitesi en yüksek olan besindir. Alerji veya hastalık nedeniyle tüketilmemesi gereken durumlar haricinde her gün iyi pişmiş olarak 1 adet tüketilmesi yararlıdır.

– Balık, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum  ve iyot mineralleri ile E vitamini için de iyi bir kaynak olup, bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle özellikle kış aylarında haftada 2-3 kez buğulama, ızgara yada fırında pişirilerek tüketilmesi uygundur.

– Metabolizmanın düzenli çalışması için, günlük yaşam koşulları da dikkate alınarak, yemeklerin günde en az iki-üç öğünde tüketilmesi, öğün atlanmaması ve öğünler arasında geçen sürenin 4-5 saat olmasına dikkat edilmelidir. Öğünler içerisinde en önemlisi sabah kahvaltısıdır. Kahvaltı yapmadan güne başlamak bağışıklığı düşürür. Sabah kahvaltısında süt, yumurta veya peynir gibi protein içeren besinlerin yanı sıra vitamin ve minerallerden zengin sebze ve meyvelerin tüketiminin çok önemli olduğu unutulmamalıdır.

– Ateş yükselmesi durumunda sıvı tüketimi artırılmalı ve yeterli enerji alınmalıdır. Enerji kaynağı olarak basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine özen gösterilmeli, enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları, tercih edilmelidir. Artan enerji ihtiyacının karşılanması için ölçülü olarak tahin pekmez de tüketilebilir.

– Fiziksel aktivite vücut direncinin artmasına yardımcı olur. Sağlıklı zamanlarımızda günde en az 30 dakika orta düzeyde (hızlı yürümek, düşük tempolu koşular, dans etmek, ip atlamak, yüzmek, masa tenisi oynamak, yavaş tempoda bisiklet sürmek vb.) düzenli fiziksel aktivite yapılmalı, güneş ışınlarından mümkün olduğunca doğrudan yararlanılmaya çalışılmalıdır.

Referanslar:

http://www.thsm.gov.tr/upload/files/Grip%20ve%20Beslenme.pdf

http://turkishfamilyphysician.com/wp-content/uploads/2016/08/C1-S1-influenza-enfeksiyonu-grip.pdf

http://www.etkineczacilik.org/egitim/KisHastaliklari/files/assets/common/downloads/K.pdf

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ilan
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz