FETÖ ve ben? | Körfez Gazetesi
Akhisar maçını kazanmalıyız

Akhisar maçını kazanmalıyız

Bisiklet takımı tutulmuyor

Bisiklet takımı tutulmuyor

Serik Belediyespor hazırlıkları sürdürüyor

Serik Belediyespor hazırlıkları sürdürüyor

Oklar Zafer Kupası için atıldı

Oklar Zafer Kupası için atıldı

Erol Evgin Antalya’da

Erol Evgin Antalya’da

FETÖ ve ben?
  • İdrisÖZYOL
    • İdris ÖZYOL
    • iozyol@gmail.com
    • 7 Temmuz 2017 - 10:05:30

Her şey ifade için Çallı Emniyet’e çağırılmamla başladı. Karakola gidip ifade verme işi benim açımdan zaten bir rutine döndüğünden dolayı meselenin vahametini anlayamadık. 15 Temmuz dinci faşist darbe girişimi esnasından yaptığım 6-7 civarında yorumdan yola çıkarak, “FETÖ propagandasıyla” suçlandığımı duyunca, “Birileri aklını yitirmiş olmalı” dedim. Ben ve FETÖ? Kanıt… O geceye, yani Başbakan’ın Bolu Tüneli’nde gizlendiği, dönemin İçişleri Bakanı’nın uçakla Gürcistan üstünde uçup neler olacağını beklediği iddia edilen saatlere ilişkin, işi sadece o anı, gördüklerini, duyduklarını, şüphelerini, soru işaretlerini kayda geçirmek olan bir gazetecinin olan biten her şeyi çözmesi bekleniyormuş demek ki. Devletin en yetkili ağızlarının bile her şey olup bittikten, dinci-faşist girişim bastırıldıktan sonra meselenin boyutlarını açıklayabildiği bir ortamda benim ilk saatlerde yaptığım yorumlar, değerlendirmeler suç. Akıllara zarar, şaka gibi bir manzara yani…

Talimatın adresini biliyorum

Tabii bu görünen kısmı… Yani Antalya’da FETÖ’nün ipliğini pazara çıkaran Körfez gazetesini susturma ve bu haberlerin, yazıların büyük kısmının altında imzası olan bendenizi paketleme girişimi. Benim susmam, FETÖ bağlantılarıyla ilgili bir daha yazamamam kimin işine yarar? FETÖ’nün… Bu operasyondan kimlerin fayda sağlayacağına baktığımız zaman birinci sıraya FETÖ’yü koyuyorum. Örgütün halen zinde, faal, etkili yerlerde olan kripto unsurlarının yürürlüğe koyduğu bir operasyonla karşı karşıyayım demek ki. Düz mantıkla böyle bir sonuca varılıyor. Fakat ben sadece o kadar ve bundan ibaret olduğunu sanmıyorum. Tezgahın içinde ve arkasında olanların bazılarını biliyorum, bir kısmını da tahmin etmekteyim. En azından talimatın nereden geldiğine dair fikrim var.

Bu açık bir FETÖ kumpasıdır

Talimatın adresi için imza attığım son haberlere bakılması lazım. Özellikle siyasi ayağa ilişkin haberlere. İdris Özyol’un susması, etkisiz hale getirilmesi onların da işine yarayacak. Hatta belki de en çok onların işine yarayacak. Niye mi? Çünkü son günlerde AKP’de, ‘metal yorgunluğu’ diye ucu gösterilen bir hesaplaşma var. Görünen o ki ortalık karışacak. Birilerinden güç, yetki, görev, ağalık, paşalık alınıp, başka birilerine verilecek belli ki. Bu nedenle uzun süredir zaten alttan alta olan didişme açığa çıkmaya başladı. Benim FETÖ’ye ilişkin haber ve yazılarım AKP içine gömülmüş, gizlenmiş, üstü örtülmüş, başka taraflara bakıp ıslık çalan unsurları, odakları, çevreleri, isimleri rahatsız ediyor. Siyasi ayağı ısrarla reddeden ağızların siyasi güçlerini yargıdan iş dünyasına, ihalelerden bürokrasiye her alanda ve kanırta kanırta kullandıklarını ortaya çıkarmak fincancı katırlarını ürkütüyor. İşte hakkımızda kurulan akıllara ziyan FETÖ kumpasının gerçek failleri burada gizli.

Gerçekleri yazmaya devam

Fakat bir kişiye yıkıp geçecek değiliz. Bu bir şer cephesi, kumpas atölyesi, menfaat ittifakı, siyasi terminolojiyle söylersek, ‘oligarşi’. Antalya’da çıkar üzerinden birbirine bağlanmış gruplar, kişiler, ekipler, herhangi birinin ipliği pazara çıkınca organize olarak harekete geçip, karşılarına dikileni bütün olanaklarını kullanarak boğmaya çalışıyor. Bunun örneklerini geçmişte gördük, bugün de bizzat kendimiz yaşamaktayız. Sonuç olarak bana FETÖ gömleği giydirmeye çalışmak aklın, izanın, vicdanın kabul edebileceği bir şey değildir. Adliyede dolaşan yüzlerce dosyanın içine girmiş detayların, devletin tepelerine doğru yürüyen sayfalarca yazının, kamuoyunun aydınlatılması, gizli, kirli, karanlık odakların ortaya çıkması için yazılmış sayısız haberin, araştırmanın sahibi olan bendenizin, yılmadan, çekinmeden, geri adım atmadan mücadele ettiğim şeyle suçlanmam tarihe bir skandal, bir komedi, bir soytarılık olarak kaydedilecektir. Bunu hiç kimse mantıkla açıklayamaz, kamuoyunu ikna edemez. Bütün bu kumpaslar, oyunlar, tezgahlar da bizi yolumuzdan döndürmez. Gazetecilik yapmaya, gerçekleri yazmaya, halkın, vatandaşın, senin, benim hakkımı, malımı, emeğimi, terimi, gözyaşımı iç etmeye çalışan, yurt toprağına çöken, çöreklenen solucanları anlatmaya, teşhir etmeye, suratlarına tükürmeye devam edeceğim. Bu da böyle biline!

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz