Eğitimin son hali | Körfez Gazetesi
Turnuva sona erdi

Turnuva sona erdi

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Maruldan servet kazanıyor

Maruldan servet kazanıyor

MATSO’dan muz paneli

MATSO’dan muz paneli

‘Milli judocuya dayak’  iddiasına soruşturma

‘Milli judocuya dayak’ iddiasına soruşturma

Eğitimin son hali
  • NurettinSönmez
    • Nurettin Sönmez
    • sonmeznurettin@hotmail.com
    • 18 Eylül 2017 - 11:20:00

Son yıllarda eğitim alanında köklü değişiklikler yapıldı. Aslında toplum yararına düzenlenmiş bir eğitim sistemi bireyin özgürleşmesinde belirleyici bir etkendir. Oysa eğitim sisteminde bugüne kadar yapılan değişiklikler ve ortaya konulan pratik, eğitimin dini referanslar üzerinden şekillendirildiğini göstermektedir. Dinsel sömürüye kaynaklık eden birçok pratik uygulama ve söylemler eğitimi tamamen bilimsellikten uzaklaştırmıştır. Eğitimin bütünlükten ve bilimsellikten uzaklaşmasının en belirgin göstergesi imam hatip okullarının Türkiye genelinde eğitimin öznesi haline getirilmesi oldu.

Özellikle son üç yılda yaşananlar, Türkiye’de eğitim sisteminin yoğun bir operasyon ile karşı karşıya kaldığını göstermektedir. Milli Eğitim Bakanlığının geçtiğimiz eğitim öğretim yılı sonundaki verilerine göre son beş yılda İmam Hatip Ortaokulu sayısı 1099 dan 2777’ye çıkmıştır. Okul sayısına paralel olarak öğrenci sayısı da 94 bin den 657 bine çıkmıştır. 15 Temmuz sonrası el konulan özel okulların % 60’ı imam hatip okulu yapılmıştır. Özellikle yoksul ailelerin çocukları bu okullara yönlendirilmektedir. Yine son beş yılda İmam Hatip Lisesi sayısı 450 den 1408’e çıkmıştır.

Eğitimin dinselleştirilmesi uygulaması sadece imam hatip okullarının sayılarını artırmakla sınırlı kalmadı. Ders müfredatlarında yapılan değişiklikler, seçmeli dersler, çeşitli dernek ve vakıflarla bakanlığın yaptığı protokoller ortaçağ tarzı bir eğitim anlayışının yavaş yavaş yerleştirildiğini gösterir.

Eğitimde yaşanan önemli tahribatlardan birisi de kamusal eğitimin tasfiye edilmesine yönelik çalışmalardır. Bu doğrultuda ülke genelinde özel okul sayılarında büyük bir artışın olduğu görülür. Son beş yıl içerisinde devlete ait ilkokul sayısının yaklaşık 4 bin azalmış olması dikkat çekicidir. Aynı dönemde devlet okullarına giden öğrenci sayısında da önemli bir azalma söz konusudur. Beş yıl önce ilköğretimde toplam özel okul sayısı 931 iken, geçtiğimiz eğitim öğretim yılında bu sayı 2688 e ulaşmıştır.

İktidarın eğitim politikası doğrultusunda özelleştirme hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu yönelimle zaten sorunlu olan kamusal eğitim tamamen çökertilerek, özel öğretimin devlet desteğiyle ihya edildiği görülmektedir.

Benzer bir durumu özel liselerde de gözlemlemek mümkündür. Özel liselerin sayısı da son beş yılda üç kat artmıştır.

Müfredat ve programlarda yapılan yeni düzenlemeler başta Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere, eğitim biliminin en temel ilkelerini göz ardı ederek hazırlanmıştır. Bu düzenlemelerin eğitimin ve toplumun ihtiyaçları yerine, hazırlayanların dünya görüşü doğrultusunda oluşturulduğu açıktır.

Bu eğitim sistemi ve bu içerik ile düşünen, sorgulayan, üreten özgür bireyler yetişmesi olanaksızdır. Hedeflenende bu olsa gerek.

Albert Einstein “Bizi ilgilendiren konu yalnız barışı kurmanın korumanın teknik çareleri değil, aynı zamanda kafaları eğitmenin, aydınlatmanın yoludur” der. Cihat bilinci yükleyerek çocuklarımızı ne ölçüde aydınlatabiliriz, barışı ne ölçüde zihinlerine yerleştirebiliriz düşünmeliyiz.

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz