‘Eğitim üretim içindir’ | Körfez Gazetesi
Turnuva sona erdi

Turnuva sona erdi

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Maruldan servet kazanıyor

Maruldan servet kazanıyor

MATSO’dan muz paneli

MATSO’dan muz paneli

‘Milli judocuya dayak’  iddiasına soruşturma

‘Milli judocuya dayak’ iddiasına soruşturma

‘Eğitim üretim içindir’
‘Eğitim üretim içindir’

Diğer Yazıları Erdoğan’ın talimatıyla TEOG tarihe karıştı. Ne meclis iradesi, ne kamuoyu tartışması, ne uzman görüşü, ne halk katılımı. ‘Tak’ diye bir talimat, ‘şak’ diye yapan bir bakan. 2019’da geçileceği duyurulan yeni sistemin provası resmen. Konunun bu vahim boyutu benzer talimatların önünü açarken, TEOG’un kaldırılması konusunda Antalya Halk Derneği (Halk-Der) yöneticisi Hüseyin Aktaş’ın dile getirdiği […]

Diğer Yazıları

Erdoğan’ın talimatıyla TEOG tarihe karıştı. Ne meclis iradesi, ne kamuoyu tartışması, ne uzman görüşü, ne halk katılımı. ‘Tak’ diye bir talimat, ‘şak’ diye yapan bir bakan. 2019’da geçileceği duyurulan yeni sistemin provası resmen. Konunun bu vahim boyutu benzer talimatların önünü açarken, TEOG’un kaldırılması konusunda Antalya Halk Derneği (Halk-Der) yöneticisi Hüseyin Aktaş’ın dile getirdiği düşünceler ise eğitimde yaşanan ve daha da yaşanacak olan krizin kaynağına işaret ediyor. Şöyle diyor Aktaş: “Milli Eğitim bir devlet politikasıdır. Her önüne gelen hükümetin mıncıklayacağı bir nesne değildir. Bilakis hükümetler, bu devlet politikasını uygulamakla yükümlüdür. Eğer bir hükümet bunu ele almak, müdahale etmek zorunda kalmışsa, bu müdahalenin, muhalefetin de dahil olduğu geniş bir mutabakat ile yapılması gerekir… Ayrıca bu da yetmez, konuyu alanında uzman kişilerin irdeleyip çalışması ve biçimlendirmesi, düzenlemesi gerekir”.

Eğitim bilmeyenlerin eğitimi

Bu genel tabloyu koyduktan sonra şöyle devam ediyor Hüseyin Aktaş: “Milli Eğitim Bakanı’nın kariyerine baktım, ‘eğitim bilimleriyle’ ilgili herhangi bir uzmanlığı yok. Cumhurbaşkanının kariyerine baktım, yok… Başbakanın yok… Yok; ama hepsi de konu üstüne görüş beyan ediyorlar. Eğitim yılının başında yapılan bu konuşmalar ise milyonlarca öğrencinin ‘kafasını bölüyor’. Türkiye’de asıl sorun eğitimin üretim ile bağının koparılmış olmasıdır. Bir ülkenin eğitim müfredatının kaynağı, o ülkenin ‘üretim müfredatı’ olmalıdır. Eğitim alanları üretim alanlarının ihtiyaçlarına yanıt vermek zorundadır. Üretim alanlarına yanıt vermeyen bir eğitim öğrencilere ‘Bu bizim ne işimize yarayacak?’ sorusunu sordurur. Daha da önemlisi öğrenci mezun olur, ancak istihdam edilemez. Üretimin öldürüldüğü bir ülkede ‘milli sanayinin, milli tarımın, milli hayvancılığın’ olmadığı bir ülkede ‘Milli Eğitim’ de olmaz! Bu yüzdendir yıllardır eğitim sisteminde sorunların bir türlü bitmeyişi. Yani işin aslına bakılırsa bu köklü bir devrim sorunudur”.

Önce ‘milli üretim’ düzelmeli

Sonra da üretim-eğitim ilişkisini kuruyor: “Uluslararası sermayenin arpalığına dönen ülkede, her geçen gün, ülkenin bir parçasını uluslararası şirketlere satarak ayakta kalıyoruz. Bugüne değin yıkılmadıysak, cumhuriyetin ilk yıllarındaki atılımların satılışı sayesinde yıkılmadık. Üretim birimleri yok edilen ülkenin, milli eğitimi de bir türlü rayına oturmuyor. Uluslararası sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenecek olduğunda, belki tüm liselerin fen lisesi olması gereken yerde, bir de liselerin yarıdan çoğunu imam-hatip lisesi yapınca, işler iyice ‘harap saçına’ dönüyor! Tepeden bakınca ‘İslam’ ile ‘milli ve yerli’ bir nesil yetiştireceğini uman yetkililer, İslam’ın binlerce tarikata ve cemaate bölündüğünü, dinin şahsi bir huzur kaynağı olabilmesine karşın, toplumun düzenlenmesinde ve toplumsal huzurun sağlanmasında artık tarihteki gücünü kaybetmiş olduğunu göremiyorlar. Milli Eğitim düzelecekse, öncelikle ‘Milli Üretim’ düzelmek zorunda. Onun yanı sıra paylaşım da düzelmek zorunda”.

Harun Karadeniz’e selam olsun

Sonrasında da “Eğitim üretim içindir” diyen 68 Kuşağı’nın efsane isimlerinden Harun Karadeniz’e selam sarkıtıyor Hüseyin Aktaş. Hazır selam sarkıtmışken Harun Karadeniz’in mevzubahis kitabından da bir alıntıyla noktalayalım yazımızı: “Eğitimin amacı, kim için ve ne için üretim yaptığını bilerek üretim yapan insanlar yetiştirmek olmalıdır. (…) Toplumun bilgisini oluşturan gazete, kitap, dergi, radyo, televizyon gibi araçlarla sinema, tiyatro benzeri gösteri sanatları ve eğitim kurumlarını da katmak mümkündür. Bu nedenle eğitim denilince yalnızca eğitim kurumlarında yapılan eğitimi değil; insanı etkileyen bütün bilgilendirme işlerini de anlamalıyız. (…) Eğitim üretim içindir, ama eğitim yaratım içindir de. Yeni bir anlayış, yeni bir yapı, yeni bir düzen, yeni bir metot oluşturmayı da bir çeşit üretim sayıyoruz ve işte bu anlamda; eğitim üretim içindir, eğitim yaratım içindir diyoruz”.

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz