Devletin okulu branda asmış! | Körfez Gazetesi
Turnuva sona erdi

Turnuva sona erdi

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Maruldan servet kazanıyor

Maruldan servet kazanıyor

MATSO’dan muz paneli

MATSO’dan muz paneli

‘Milli judocuya dayak’  iddiasına soruşturma

‘Milli judocuya dayak’ iddiasına soruşturma

Devletin okulu branda asmış!
  • ErdemGÜNER
    • Erdem GÜNER
    • bekirerdemguner@gmail.com
    • 19 Eylül 2017 - 13:06:31

2017–2018 eğitim/öğretim yılı çocuklarımıza hayırlı, uğurlu olsun…

 

Antalya, tarım ve turizm sektörlerinde öne çıkan özel bir şehir. Bu iki sektör hem kentteki hem de çevre illerdeki ticari hayatı da büyük ölçüde belirleyen etkiler yapar. İkisinin de önemi büyüktür.

 

Öte yandan, eskiden beri Antalya’yı ülke ölçeğinde de ön plana çıkaran, istisnasız bütün aileleri –en azından çocuklu aileleri– ilgilendiren bir sektör daha var; eğitim/öğretim sektörü.

 

Eğitim sistemimizin bugün ne hale geldiğini iktidar seçmeni de, muhalifler de dahil, hepimiz görüyoruz.

Eğitim konusunda işlerin sarpa sardığı hususunda iktidarı destekleyenlerle hemfikir olduğumuzu nereden anlıyoruz? Hiç kimse çocuklarını devlet okullarına göndermek istemiyor. Buradan anlıyoruz.

 

Hükümetin ilgili tüm temsilcilerinden ve Cumhurbaşkanı’ndan gelen, neredeyse emir niteliğindeki telkinlere rağmen kimsenin umurunda değil. Kimse çocuklarını devlet okullarına, özellikle de imam hatip okullarına göndermek istemiyor.

 

İlçeleriyle beraber 2,5 milyonluk nüfusa sahip Antalya’da ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde eğitim/öğretim hizmeti veren özel okul sayısı 262’ye ulaştı. Bunlardan 61’i ilkokul, 86’sı ortaokul ve 111 tanesi de lise. 4 tane de yabancılar için açılmış okul var.

 

Bu okulların hepsi, yeni açılan ve eğitim/öğretime bu sene başlayacak olanlar da dahil; makul sayılarda kayıt almayı başardılar. Yani şimdilik şöyle görünüyor; bu özel okullar, ekonomik açıdan devamlılık sorunu yaşamayacaklar. Başka bir deyişle özel okul sayısı daha da artacak.

 

Yeni gelişen bu durumun nedenleri şöyle sıralanabilir; devletin özel okula giden çocuklar için ödediği teşvik; devlet okullarının, bazı kimselere istihdam sağlayan sıra sıra binalar olmak dışında herhangi bir işlev taşımayan kurumlara dönüşmesi; Antalya’nın iyi eğitmen, öğretmen ve okul yöneticisi açısından dikkat çeken varlığı…

 

N’oldu TEOG?

Kamu yönetimi, 4 yıl önce büyük şenliklerle müjdelediği TEOG sınav sistemini, bir çırpıda alınan kararla terk ediyor.

 

Halbuki, 4 yıl önce TEOG sistemini eleştiren eğitimcilerin görmediği eziyet kalmamıştı. Ve şimdi TEOG uygulaması kaldırılıyor.

 

TEOG sisteminin ortadan kaldırılmasının nedenleri hakkında çeşitli yorum ve değerlendirmeler okumuşsunuzdur. Biz bu konuda bir tartışma olduğuna inanmıyoruz. Her şey apaçık ortada. Devlet herkesin çocuklarını imam hatip liselerine yollamamızı istiyor. Ama vatandaş bu davete icabet etme niyetinde değil.

 

Devletin okulu branda asmış!

Antalya’da bir imam hatip lisesinin giriş kapısına asılmış branda afişte şu ifadeyi okumuştum; “Okulumuzda sayısal ve TM programları uygulanmaktadır”. Yani ‘çocuğum sayısal dersleri öğrenemeyecek diye çekindiyseniz, çekinmenize gerek yok, o dersleri veriyoruz’ diyor.

 

Devletin okulu… Hangi dersleri verdiğine dair tanıtım yapıyor, branda afişle.

 

Daha anlatalım mı…

 

Çok uzatmak istemem ama biraz daha anlatmam lazım. Devlet okullarına nasıl fütursuzca nitelik kaybettirildiğine dair birkaç kelam etmeden bırakmak, eksiklik olur.

 

Bir okulda kurumsal yapı oluşturamadıysanız orası okul değildir.

 

Üç kuruşluk eğitim tedrisatı görmüş herkesin bileceği bu basit gerçeği, daha ilk adımlarında ezdiler. Her yıl yöneticileri değiştirdiler. Bazı okullarda yılda iki kez müdür tayini yapıldı.

 

Hayati önem taşıyan ilköğretimde bile akıl edebileceğiniz en abuk subuk sistemi uygulayarak çocukların ilkokulu bitirene kadar 2, 3 ve hatta 4 öğretmen tanımasını sağladılar. Norm kadro, tayin mevzuatı, siyasi baskılar, teftişler, aile bütünlüğünü hiçe sayan atamalar… Bütün eğitim çalışanları bunları şahsen tecrübe etmedilerse de şahit oldular.

 

Dolayısıyla bırakın kurumsallaşmayı, bazı durumlarda öğretmenlerin birbirinin adını öğrenmesi mümkün olamıyor.

 

Saklı hazinemiz!

Okul müdürü, sorumluluğu altında çalışan İngilizce öğretmeninin 10 gündür derslere girmediğinden haberdar değil. Öğretmeninin adını bile bilmiyor! Bu dediğim benim kişisel tecrübemdir. Çocuğu derakap okuldan aldım tabi. Tabi, müdür ne yapsın! “Olsa olsa bir yıl kalırım” diyor. Uzun süre kalmayacağınız bir okul için, uzun süre işgal etmeyeceğiniz bir makam için ne diye uğraşasınız ki…

 

Eğitimciler açısından yaşanan tahribatı düşünsenize! Birçoğu ‘salla başı, al maaşı’ anlayışıyla bu düzene teslim olmuş durumda. Ne yapsın! Sene başında titiz takvim hesapları yapıp; sağlık raporuyla, köşeli tatillerle falan okula gittiği gün sayısını en aza indirmenin yollarını planlayan öğretmenler tanıyorum.

 

Öte yandan sendikasıyla, onuruyla, memleket insanına olan sarsılmaz inancıyla her türlü olumsuz şartın altında ezilerek mücadele eden; çocuklarımız için çabalayan saygıdeğer öğretmenlerimiz de var.

 

Onlar işte, bu ülkenin saklı hazinesidir. Geleceğimizi ellerimizle kuracaksak, onların çaktığı kıvılcımlarla olacak.

 

Özel okullara gün doğdu!

Özel okul işletmeciliği açısından ve eğitim/öğretimin paralı hale gelmesi lehine, tarihimizde hiç olmadığı kadar parlak bir güneş doğdu diyebiliriz.

 

Hayır, bu gelişmeler eğitim/öğretimin paralı olmasını amaçlayan politikalar yüzünden ortaya çıksaydı diyecektim ki “sınıfsal bir mücadele var, emekçiler kaybetti!”

 

Eğitim/öğretimin giderek ve artık kaçınılmaz olarak paralı hale gelmesi, yaşadığımız gelişmelerin bir yan ürünü!

 

Özel okullara gün doğdu diyoruz da özel okulların hali çok mu harika?

 

İşletmecileri açısından öyle olabilir. Özel okullar iyi kazanır. Çocuğunu mesai saatleri içinde temiz, güvenli, üstelik öyle veya böyle ders falan da verebilen bir sisteme teslim eden varlıklı veliler de memnundurlar.

 

Ama çocuklarımız…

 

Onlar gelecekte muhakeme kabiliyeti kazandıklarında (kazanırlarsa…), bu konuda söyleyeceklerini hiç biriniz duymak istemezsiniz!

 

Kurumsallaşmış az sayıda başarılı okulu da tenzih edelim ancak şu bir gerçek: birçok özel okul “çocuk eyleme ve veli pohpohlama merkezi” gibi çalışıyor. Bir de bu düzene herkes teşne! Acayip bir durum.

 

Tavsiyeler

Peki, ne yapmak lazım?

 

İster özel okula gönderin, ister devlet okuluna çocuğunuzun öğrenim süreçleriyle yakından ilgilenmeniz gerekiyor.

 

Velilerin doğru dürüst öğrenim görmeyen çocukları için yapabileceği şeyler, çok karmaşık şeyler değil. Eskiden beri söylenenleri hatırlatalım.

 

Birincisi, bilgiye ve bilgi sahiplerine saygı göstereceksiniz!

 

Onlardan çocuklarınız için bilgi talep edeceksiniz. Bunun için sürekli gözünüz kulağınız açık olacak; sorup öğreneceksiniz ve çocuğun ihtiyacı neredeyse bulup almaya çalışacaksınız.

 

Bu çaba içine girdiğinizde, çocuğunuzun bilgi eksiğini gidermek için paraya o kadar da ihtiyaç olmadığını keşfedeceksiniz.

 

İkincisi, ne yapıp edip çocuğunuza ‘sınırları belirlenmiş bir evren’ çerçevesi çizeceksiniz. Disiplin hem özel okullarda hem devlet okullarındaki ortak sorundur. Hem de evlerimizde…

 

Üçüncüsü, çocuklarınıza zaman ayıracaksınız. Bunu şöyle düşünün; çocuğunuzla birlikte geçirmediğiniz her dakikayı, çocuğunuz (o an onlarla beraber değilse bile) başkalarıyla geçiriyor.

 

Zaman satın alınabilir olduğu için bazı yoksul insanlar, zaman bulamadıklarından yakınırlar. Haklıdırlar. Ama yine de şunu söylemekten geri durmayacağım; yoksulluk gerçeğinin gölgesine sinip çocuklarınızdan uzak durmamalısınız. Çocuğunuz için bir yolunu bulun, ne yapıp edip onlara zaman ayırın, lütfen…

 

Bunlar çocuklarımızla birlikte yapabileceklerimiz.

 

Bir de memnuniyetsizlik duyduğunuz eğitim/öğretim sistemimizle ilgili yapabilecekleriniz var ama herhalde onları biliyor olmalısınız! İşte, ne bileyim; çocuklarınız için uygun görülen eğitim/öğretim politikaları hakkında yeri, zamanı geldiğinde neler yapabilecekseniz, onları kastediyorum…

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz