Çeşit adı sor, tüketici kardeşim! | Körfez Gazetesi
Müze Gecesi gezisi

Müze Gecesi gezisi

Küçülüyoruz

Küçülüyoruz

CHP’den İnce’ye destek kampanyası

CHP’den İnce’ye destek kampanyası

Kapan heyecanlandırdı

Kapan heyecanlandırdı

Vezneler hafta sonu açık

Vezneler hafta sonu açık

Çeşit adı sor, tüketici kardeşim!
  • ErdemGÜNER
    • Erdem GÜNER
    • bekirerdemguner@gmail.com
    • 13 Mart 2018 - 11:59:16

Sebze ve meyve piyasasının en önemli problemlerinden biri, para, emek ve zaman harcanarak elde edilen yeniliklerin piyasada karşılık bulamadan eskiyip gitmesidir.

 

Nasıl olduğunu kısaca tarif edeyim…

 

Domates dediğimiz bir ürün var mesela hepiniz tüketiyorsunuz. Domates bir türün adıdır. Solanacae familyasında sayılan birçok türden biridir. Benzersiz özellikleri sayesinde bütün dünyada çok tüketilir, girmediği mutfak yoktur.

 

Peki, çarşıya pazara gittiğinizde domates tezgahlarında birbirinden çok farklı bir sürü ürün görüyorsunuz. Mutlaka merak etmişsinizdir, “Bunların farkı nedir?” yahut “Farklı domatesleri nasıl adlandıracağız?” diye.

 

İşte farklı boylarda, farklı renklerde, farklı tatlardaki domateslerin her biri domates türü içindeki birer çeşittir.

 

Domates çeşitlerini, tohum ıslahı konusunda çalışan devlete ait araştırma kuruluşları ile tohum ıslah firmaları geliştirir. Domates özelinde yeni bir çeşit geliştirmek için en az 6, 7 yıl zamana ihtiyacınız olur. Aynı süre meyvelerde çok daha uzun sürelerde gerçekleşir.

 

Yani, siz bazı avantajlı özellikleri olan bir anne hattını ve başka avantajlı özellikleri olan bir baba hattını geleneksel ıslah yöntemleriyle çiftleştirerek anne ve babanın iyi özelliklerini birleştirme denemesi yapacaksınız; deneme başarılı olursa elde ettiğiniz yavruyu yeni bir çeşit olarak bakanlıktan tescil ettireceksiniz.

 

Şansınız yaver gitmediyse, harcanan zaman 15 yıla kadar çıkabilir.

 

Bu süreç pahalı, ticari açıdan riskli ve teknik açıdan da zor bir süreçtir. Dolayısıyla çalma çırpma olmadan, özgün bir çalışma yapılıp, yoğun emek harcandıysa pazarda bu risklerin, harcanan emeğin karşılığının alınması gerekir.

 

Tüketici, ‘talep etme gücü’nü kullanacak

Ama tezgâhtaki domatesin adı sadece “domates” olarak geçiyorsa, hiç kimse çeşit adıyla talep etmiyorsa; bütün bu çabalar boşa gidecek demektir.

 

Özellikle tüketicinin bu konuda meraklı olması, çeşitleri tanıması ve pazarcıdan, manavdan, marketten talep ederken çeşit adıyla belirtmesi çok önemlidir.

 

Bu sayede farklı domates çeşitlerinin farklı özellikleri olduğunu; aroması, lezzeti yerinde olan çeşitleri; dayanıklı, sert çeşitleri; hangi çeşidin hangi tüketim biçimi için daha uygun olduğunu falan öğrenecek, kulaktan dolma bilgilerle kışkırtılan gereksiz kaygılarla uğraşmayacak; ne istediğini tarif edecek ve istediğini alabilecektir.

 

Bu hafta 12. Cadde’de kurulan semt pazarında domates tezgâhlarının hepsine uğradım ve çeşit adını sordum. Hiç bir pazarcı çeşit adı söyleyemedi. Müstahsil tezgâhlarında durum farklıydı; onlar tabi kendi seralarında kendileri yetiştirdikleri için tohum alırken çeşit adını da öğreniyorlar.

 

Bütün tezgâhlarda aynı şeyi söyledim; “Kardeşim, domates alırken çeşit adını öğrenmek istiyorum. Çeşit adını tezgâhında yazmazsan yahut sorduğumda söylemezsen o tezgâhtan domates almıyorum. Benim domatesin hangi çeşidini sattığını bilmem lazım” diye…

 

Bunu ne kadar çok tüketici isterse o kadar çabuk rayına oturur.

 

Talep edince ne olacak?

Peki, böyle yaparak ne elde edeceğiz?

 

Her şeyden önce tüketici özelliklerini beğendiği bir çeşit bulursa, onu her zaman talep etme şansına sahip olacak.

 

Piyasa siyaset sahnesine benzemez; talep ettiğiniz sürece, piyasa istediğiniz şeyi size sunacaktır; bundan emin olunuz.

 

Tüketici farklı kullanım amaçları için farklı çeşitler satın alabilecek; böylece çeşit özelliklerine uygun tüketme imkânına kavuşacaktır. Mesela salçalık bir çeşit için 8 lira ödemeniz söz konusu olmayacaktır. Öte yandan sadece çiğ tüketmeniz için üretilen tarifsiz lezzetteki çeşide de hak ettiği fiyatı vermeniz gerekecektir.

 

Kısacası mesele; ne aldığınızı ve o fiyatı neden ödediğinizi bilmek meselesidir…

 

Üretici, en ucuz, en kolay ve en zahmetsiz çeşitleri yetiştirmek yerine; tüketicinin en çok tüketmek istediği çeşitlere yönelecektir. Bunun da hem tüketiciye, hem de üreticiye muazzam bir faydası olacak; çünkü tüketim büyük miktarlarda aratacaktır.

 

Örneğini kendim denedim; ailemin damak tadına çok uygun bir çeşit keşfettim; çeşit adını anmayacağım ama ilk defa aldığımda kilosu 5 liradan 2 kilo alıp evde tükettim. Çok beğenilince, ertesi hafta aynı tezgâha gittim ve çeşit adıyla 6 kilo domates isteyip aldım. Yani eve 3 katı fazla domates götürdüm ama aynı süre içinde tükendi. Çoluk çocuk durmadan yedik. Bu defa, haftalık domates maliyeti artınca yemeklere koyacağımız domates için farklı ve daha ucuz (2 TL) bir çeşit arayıp buldum ve çiğ tüketmeyi sevdiğimiz domatesin miktarını azalttım. Bugün haftada eve giren domates miktarı ortalama 7 kilo ve en az iki farklı çeşit alıyorum.

 

Yerli tohumculuk

Yerli tohumculuk, tohum ithalatı falan diye feryat figan edip duruyoruz; yerli tohumculuğumuzu destekleyelim, geliştirelim diyeceksek önce yerli tohum ıslahıyla uğraşan o insanların ne yaptığından haberiniz olması gerekir.

 

Tabi, bu meseleleri asıl yerli tohumcuların anlatması gerekir ama biz gazeteci olarak üzerimize düşeni yapalım da isteyen anlatsın, istemeyen anlatmasın.

 

Neler yapılabilir? Mesela yerli tohum ıslah kuruluşlarına ait çeşitler arasında hoşunuza giden bir tanesini bulursanız, onu her seferinde talep edin. Talebiniz zaman içinde mutlaka karşılık bulacaktır.

 

Tüketici talebinin bu şekilde dönüşmesi tohumcular açısından da önemli tutum değişiklikleri yaratılabilir. Bir kere ıslahçıların gözü kulağı hızla, tüketicinin ne dediğine dönecektir. Dolayısıyla üreticiyi de daha çok talep edilen çeşitlere yönlendirmek isteyeceklerdir.

 

Talebin gözünü seveyim; tüketici talep etmeyi bilse her şey çözülecek de!

 

İşte…

  • Etiketler
  • Yorumla
ilan
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz