Evlerini sırtında taşıyanlar | Körfez Gazetesi
Eski başkana sürpriz tören

Eski başkana sürpriz tören

Başkan Uysal, gençlerle gitar çaldı

Başkan Uysal, gençlerle gitar çaldı

Uyuşturucu taciri tutuklandı

Uyuşturucu taciri tutuklandı

Motosikletle kamyon çarpıştı

Motosikletle kamyon çarpıştı

Silah ve mühimmat kaçakçılığı operasyonu

Silah ve mühimmat kaçakçılığı operasyonu

Evlerini sırtında taşıyanlar
Evlerini sırtında taşıyanlar

Kilis nüfusunu neredeyse ikiye katlayan Suriyeliler, savaştan dolayı göç ederek geldikleri sınır kentinde bu kez roketlerden kaçıyor.  Geride kalan yedi yılı evleri sırtlarında geçiren Suriyeli aileler, umutla ülkelerindeki savaşın biteceği günü bekliyor. Raslen ailesi… Anne, baba ve 4 çocuk Halep’te yaşıyorlardı. İç savaşta evleri hava saldırısında yerle bir oldu. ‘Bu savaş elbet biter’ dediler, Halep’te […]

Kilis nüfusunu neredeyse ikiye katlayan Suriyeliler, savaştan dolayı göç ederek geldikleri sınır kentinde bu kez roketlerden kaçıyor.  Geride kalan yedi yılı evleri sırtlarında geçiren Suriyeli aileler, umutla ülkelerindeki savaşın biteceği günü bekliyor.

Raslen ailesi…

Anne, baba ve 4 çocuk

Halep’te yaşıyorlardı. İç savaşta evleri hava saldırısında yerle bir oldu. ‘Bu savaş elbet biter’ dediler, Halep’te tutunmaya çalıştılar.

Kaç ev değiştirdiklerini bir süre sonra saymayı bıraktılar.

Ama doğup büyüdükleri topraklarda sığınacak bir ev kalmayınca yeni bir hayat kurmak için sınırı geçip 2 yıl önce Kilis’e yerleştiler.

O hayat, ülkelerinden ateşlenen roketle paramparça oldu. O roket, yan odada yemek yerken büyük bir gürültüyle hayatlarının ortasında patladı.

KİLİS SOKAKLARINDA PARÇALANMIŞ HAYATLAR

Afrin Harekatı’nın başlamasıyla haber takibi yapmak üzere gittiğim Kilis sokaklarında rastlıyorum Raslen ailesine. Sınır ötesinden art arda atılan iki roketten biri, evlerine denk gelmiş. Dumandan etkilenmelerinin dışında önemli bir sağlık sorunları yok. Ama savaşın ve ölüm korkusunun ruhlarında açtığı derin yaranın telafisi de imkânsız. Yaşadıkları evde meydana gelen enkazın izleri dışarıdan pek belli olmasa da, kapıdan girer girmez roketin ilk kurbanları ile karşılaşıyorum.

YUSUF RASLEN: ROKET KUŞLARI VURDU

Adım attığım koridor boyunca onlarca kuşun cansız bedenine basmamak için dikkat ederken, “Roket onları vurdu” diye sesleniyor kırık Türkçesiyle Yusuf Raslen.  Kilis’e geldikleri günden bu yana evin küçük bir bölümünde muhabbet kuşu ve güvercin besleyen Raslen, şimdi yıkıntılar arasında bırakıyor gözü gibi baktığı kuşlarının cansız bedenini.  Sağlam kalan birkaç parça eşyasını almak için eşi ve çocuklarıyla son kez yaşadığı eve gelen Raslen, roketin verdiği zararı gösteriyor bana. Çatıdan girerek duvarı delen ve dış kapının hemen yanındaki odaya saplanan roketin, ölüme sebep olmaması büyük şans.

BİR YORGAN, 5 PORTAKAL VE BİR LASTİK TOP

Derken, yan odada molozların arasında kalmış topunu almaya çalışan Raslen’in en küçük oğluna ilişiyor gözüm. Bir yandan ağlıyor, bir yanda da zıplayarak topa ulaşmaya çalışıyordu. Topu alıp ona verdiğimde kendi dilinde bir şeyler söylese de anlamadım. Ama bakışı ve gülümseyişinden teşekkür ettiğini hissettim.

Elindeki sarı topuyla ölümden, yıkımdan uzak bir yerde çocuklarla oyun oynayacaktı. Topuna sıkı sıkıya sarılması da bundandı. Ardından kardeşlerini de yanına alarak dışarıda bekleyen annesinin yanına gitti. Raslen de son kalan eşyalarını topladı. Turuncu bir yorgan, 5 portakal ve bir lastik top…  Yeni bir hayat kurmak için ellerinde kalan son eşyaları.

 

KİM BİLİR BU KAÇINCI ÖLÜMDEN KAÇIŞ!

Ülkelerindeki savaşın bir gün biteceğini ve tekrardan kaldıkları yerden devam edeceklerini söyleyen Yusuf Raslen, o zamana kadar ‘ölmemeyi’ diliyor ve ekliyor: “Dilini dahi iyi bilmediğim bir ülkede ikinci defa ölümden kaçıyoruz. Ülkemi özledim. Gelmeyi hiç istemedim ama çocuklarımı ölümün içinde büyütemezdim. Savaştan ve ölümden kaçılır mı?” Raslen ailesi 2 yıl önce IŞİD tarafından kente atılan roketlerin hedefindeydi. O zaman da kaçtılar, yine kaçıyorlar. Yusuf’a, “Nereye gideceksiniz?” diye soruyorum. “Bir yorganın altında huzurla yaşayabileceğimiz neresi olursa” diye yanıtlıyor. Kapısına kilit vurduğu enkazı arkasında bırakan Yusuf Raslen,  eşi ve çocuklarını da yanına alarak kim bilir kaçıncı kez göç ediyor. Kim bilir bu kaçıncı ölümden kaçış, bu kaçıncı sürgün, bu kaçıncı yıkım…

SAVAŞTAN ÖNCE GÜZELDİ ÜLKEM

Raslen ailesinin hikâyesi Kilis’te yaşayan ve kent nüfusunu ikiye katlayan Suriyelilerin ortak kaderi aslında. Savaştan kaçarken yaşadıkları ölüm korkusu, kente atılan her roket bombası ile katlanarak büyüyor. Diğer yandan Kilis’te tek göz odalarda geçim mücadelesi veren Suriyeli aileler, Afrin Harekatı sonunda ülkelerine geri dönebilecek olma umudunu içlerinde taşısalar da, bu ihtimale çok da bel bağlamıyorlar. Öyle ki, Suriyeli bir anne Kemli El Cerruh, bu durumu en iyi açıklayanlardan biriydi: “Benim iki çocuğum savaşın içine doğdu, öyle büyüdü. Bizi evimizden, yurdumuzdan eden bu savaş, biter mi? Eğer tehlike geçerse ülkeme dönmek isterim tabi, kim istemez. Savaş başlamadan önce güzeldi benim ülkem.”

ÖSO Komutanı Succu:

“Suriyeliler geri dönecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrin ve İdlib operasyonları sonrası Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin ülkelerine döneceğine yönelik açıklamaları ülke genelinde karşılık bulur mu bilinmez. Ancak Özgür Suriye Ordusu’nun en büyük gruplarından Cephe El Şamiye komutanı Abu Ali Succu, özellikle çadır kentlerinde ve sınır hattında yaşayan Suriyelilerin ülkelerine dönmek için sabırsızlandığını söylüyor. Succu, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin büyük bölümünün geri dönmek için beklediğini savunarak, “Afrin’in PKK’nın kontrolüne geçmesiyle baskıdan kaçarak Türkiye’ye gelen Kürtler de geri döner” ifadelerini kullandı.

Cephe El Şamiye komutanlarından Abu Ali Succu,

 

Peki ya çocuklar….

Onlar bu hikâyenin neresinde

YARIN Körfez’de

 

  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz