Bu bir Caretta yazısıdır | Körfez Gazetesi
Asansör imalatında en güvenilir firma

Asansör imalatında en güvenilir firma

Zeytin ağaçları Kepez’de korunuyor

Zeytin ağaçları Kepez’de korunuyor

Antalyaspor’da 4 eksik

Antalyaspor’da 4 eksik

Kepezli sporculardan büyük başarı

Kepezli sporculardan büyük başarı

Korkuteli Belediyespor’da istifalar

Korkuteli Belediyespor’da istifalar

Bu bir Caretta yazısıdır
  • İdrisÖZYOL
    • İdris ÖZYOL
    • iozyol@gmail.com
    • 31 Ağustos 2017 - 10:15:51

Bugün siyaset yazmayacağım. Kripto FETÖ’cüleri, AKP kulislerini, CHP analizlerini filan bir kenara bırakacağım bugün. Aslında ben de yazmayacağım. Köşemi yine bir başkasına, duyarlı bir aktiviste, İmge Tan’a bırakacağım. İnsanın sadece insana değil, soluk alan, yürüyen, hayatta kalmaya çalışan her şeye, hatta dağa, taşa, suya düşmanlığı malum. İmge Tan ise caretta carettalara yapılan zulmü anlatacak ve uyaracak bizleri. Buyurun: “Bir kadın çığlık çığlığa dışarı çıkarıldığında bacağında iki kocaman kan oturma izini görünce caretta carettaların saldırganlaşabileceğini anladık. (…) Deniz boşaltıldı ve arama ekipleri kaplumbağayı buldu ve yaka paça denizden çıkarıp bir kurtarma botu tarzı bir şeyle kim bilir nereye götürdüler. (…) Evinde saldırıya uğrayan, ama buna rağmen evinden edilen nasıl o kaplumbağa olabilir? Dünyanın en barışçıl ve yumuşak huylu hayvanıyken neden insanlar değil de o rehabilite ediliyor?”

Carettanın kabuğuna vurmayın!

“Bunun için yapılması gereken ve Kaş gibi medeni bir yerde bile nasıl hâlâ yapılmamış olduğuna inanamadığım şeyler var: Plajların tamamında buradaki caretta caretta’lar ile ilgili bilgilendirme panoları olmalı. Bu denizlerde onların da yaşadığını, fiziksel özelliklerini anlatan ve doğal yaşamdaki önemlerini vurgulayan yazılar, görseller olmalı. Dolayısıyla, ‘Ay ben denizde böyle kocaman bir şey olduğunu bilmiyordum, korktum tekme attım kafasına!’ gibi abuk subuk durumlar önlenmiş, korkabilecek insanlar bilgilendirilmiş olur. Kaş’ın dalış ve şnorkel cenneti olduğundan her yerde bahsediliyor. Hem dalış turlarının broşürlerinde, hem de plaj girişlerinde mutlaka uyarılar olmalı. Kaplumbağalara ne yapılmaması gerektiği gibi. Örneğin; ‘asla yiyecek vermeyin’, ‘sakın üstlerinden yüzmeyin ya da kovalamayın’, ‘sakın dokunmayın, kabuğuna vurmayın’ gibi”…

Köpek balığı psikologa gider mi?

“Bunlar dışında bu türlerin el birliğiyle korunması ve sevdirilmesi için de çalışmalar yapılmalı. Her türlü bilgilendirme panosunda bu hayvanların denizde süzülüşünü izlemenin nasıl huzur verdiği, çok korkmadığı sürece asla insana saldırmadığı, çok yumuşak huylu bir hayvan olduğu anlatılmalı. Çocuklardan yetişkinlere burada yaşayan ve buraya gelen herkese denizlerde ev sahibinin onlar, bizlerin misafir olduğu ve bir misafir olarak ev sahibine saygı göstermemiz gerektiği anlatılmalı. Yaşanan durumlarda insanın suçu ve sorumluluğu doğru aktarılmalı, ‘Ya ben keyifle beach’te yüzüp mojito’mu içmek istiyorum, şu ısıran hayvanları çıkarın buradan’ şeklinde şımarıklık hakkı verilmemeli. Hayvan doğasını yaşıyor, eğitilen ve rehabilite edilen insan olmalı. Bir köpekbalığı sörfçüye saldırdı diye rehabilitasyona gönderiliyor mu da bu kadar yumuşak bir hayvan saldırı karşısında kendini savunmak için insanı ısırdığında yerinden ediliyor? Ne hakla! Sörfçü köpekbalığı olduğunu bilerek o denize giriyor, hiçbir zarar vermese bile hayvana, kazalar yaşanabileceğini biliyor”.

‘Mojito’ keyfinize biraz ara verin

“Yurtdışında birçok yerde kaplumbağalarla ilgili bu tür bilgilendirme panoları bulunuyor. Özellikle Hawaii gibi dalış turlarının yoğun olduğu yerlerde bu canlıları tanımamız ve nasıl davranmamız gerektiğine dair bilgiler her yerde mevcut. Bizde de olması gerekmez mi? Başta Kaş olmak üzere kaplumbağaların olduğu her yerde. Hatta belki Dalaman, Bodrum ve Antalya havaalanlarında. Belki bu konuda sizlerin de önerileri olabilir. Belki aklımıza yapabileceğimiz bir şeyler gelir. Bilgilendirme kampanyaları başlatırız. Sadece kendi çevremizi bile doğru bilgilendirerek işe başlayabiliriz en azından. Bu yazıyı da paylaşırsanız sevinirim. Böylelikle daha çok insandan öneri alabilir, fikir duyabiliriz. Doğa ile uyumlu olmayı öğrenmek, insanoğlu için bir tercih değil bir gereklilik sonuçta. Bunu ne bizler ne de başka canlılar zor yoldan öğrenmesin dilerim”. Ben de üstüme düşeni yaptım ve İmge Tan’ın çağrısını sizlerle paylaştım. Siz de başkalarıyla paylaşın ve yeryüzünün ‘mojito’ keyfi için bir fon, aksesuar olmadığını duyurun.

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz