Böyle çok daha güzelsin! | Körfez Gazetesi
Tuğrulhan Erdemir’den muhteşem başlangıç

Tuğrulhan Erdemir’den muhteşem başlangıç

Korkuteli Belediyespor’da birlik ve beraberlik yemeği

Korkuteli Belediyespor’da birlik ve beraberlik yemeği

Efsaneler Kupası Galatasaray’ın

Efsaneler Kupası Galatasaray’ın

Paşa’nın Meleklerinde hedef seriye devam

Paşa’nın Meleklerinde hedef seriye devam

Kepezspor, Ereğli’ye hazırlanıyor

Kepezspor, Ereğli’ye hazırlanıyor

Böyle çok daha güzelsin!
  • İdrisÖZYOL
    • İdris ÖZYOL
    • iozyol@gmail.com
    • 15 Temmuz 2017 - 11:18:56

 

Hayatı, avucunun içine konulmuş bir kalp, bir damar, bir çift göz gibi hissetmelisin. Yok senden başkası. Etrafına bakınarak birilerini araman anlamsız. Üstünde yürüdüğün yol, yalnızların ve yoksulların ve isyancıların ve Ebuzer’lerin alnına vurulmuş olan, ince, bulanık, dar; ama sonsuz uzayan bir patikadır. Sonsuz uzayan bir yalnızlıksın sen kara çocuk. Ne parlak bir ışıkla aydınlanacak gecelerin, ne de gündüzlerin rahat uyunmuş bir uykunun şemsiyesi altında geçecek. Yeryüzünde mutluluk yok sana ve altına imza attığın mutluluğu asla göremeyeceksin. Yüzünü bile görmediğin insanlar için ölüyorsun sen, bunu bil. Hiçbir şey yok sana vaat edebileceğimiz. İstersen gelme bizimle. İstersen mutlu, müreffeh bir hayatın korunaklı surları arkasında yaşa. Ve kulağını parçalayan naralarımızı duymamak için göm kafanı yastığa. Git Malatya’da sus sen. Git Kütahya’da sus. Git Bursa’da sus. Korkutsun seni darağacının gölgesi. Düş atından ve çocuklar gibi ağla. Ya kalabalıklara karış, beyaz kolonilere sığın, ya da gel sonunda dünya saadeti olmayan bir kavganın isimsiz askerlerinden biri ol. Gel ve hiçbir şey isteme bizden. Ve biz sana kalbimiz, kafamız ve kanımızdan başka hiçbir şey vermeyelim. Ve anla ki, her şey bunlardan ibarettir zaten. Gel birlikte dövüşelim ve birlikte ölelim.

(Haydi kavgaya, haydi kavgaya)

Yalnızlık bizim tek şeyhimiz, tek efendimiz. Başlangıçtan sona doğru ve sondan başa doğru okunan bir şeyse hayatımız ve belliyse dönülecek yer ve iki nokta arasında yuvarlanıp durmaktaysak biteviye, insanlardan hayır yok bize ya da belki her şey insanda başlayıp insanda bitiyor. “Hayr” ve “hayır” insanda var belki de. Ve bize dayatılanlara karşı, bitimsiz yalanlara karşı, kire ve pasa karşı fırlattığımız her “hayır” bizim hayrımızadır. “Hayır” demeyi öğrenmelisin. Bir kurşun gayesiz ilerlerken havada, göğsünü ona gaye kılmaya hazır ol. Harita yap bedenini, dünyada iyi ve temiz bir toprak arayanlara. Zalim çizmelerin ezemediği, hoyrat parmakların kopartamadığı bir çiçek olsun kalbin ve onu gövdenin en asi yerinde korkusuzca sakla. Bütün baskınlarda ele geçirilememiş bir şey olarak kalsın kalbin. Düşman, isyanın başkenti gibi arasın seni, isyanın komuta merkezi gibi… Tek başına, yek başına, bir başına isyan ol, ordu ol, Spartaküs ol. Ol… Ol… Ol… Balta kesmez ormanların en tenhasındaki bir yabani elma gibi kızar işte. Ne duruyorsun?

(Haydi kavgaya, haydi kavgaya)

Ayağa kalk delikanlı, güzel kız, yoksul çocuk. Biz hala sana güvenmekteyiz. Yenilmedik hâlâ. Yapılacak çok şey var. Ve ümit kesmek yakışmıyor bize. İyi durmuyor esmer alınlarımızda korku. Bir okulu bitirmesek ne olur ki? Bize diplomalarımız mı sorulacak sanki “hesap günü”nde? Ey Ebuzer, kalk ayağa! Bir çınar kesilmemekte kararlıyken, sana ne oluyor ey cılız dal? Ey cılız delikanlı, yüzünü siyaha boya ve güven gözlerindeki en kara yere. En kara sensin, en kararlı sensin ve en yiğidisin bu yürüyen tahta kılıçlı ordunun. Eprimiş elbiseni gizlemekten vazgeç ve saklanma artık. “Böyle çok daha güzelsin!” En güzelimizsin be çocuk, daha ne diyelim sana, daha nasıl gülelim? Kalk artık ayağa…

(Haydi kurtuluşa, haydi kurtuluşa)

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz