Biz yazdık da ne oldu? | Körfez Gazetesi
Turnuva sona erdi

Turnuva sona erdi

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Kazak basın heyeti Antalya’yı ziyaret etti

Maruldan servet kazanıyor

Maruldan servet kazanıyor

MATSO’dan muz paneli

MATSO’dan muz paneli

‘Milli judocuya dayak’  iddiasına soruşturma

‘Milli judocuya dayak’ iddiasına soruşturma

Biz yazdık da ne oldu?
Biz yazdık da ne oldu?

Antalya’da partisin il danışma kurulu toplantısında konuşan Recep Tayyip Erdoğan, “Partimizin çatısı altında FETÖ ile iltisakı olanları asla barındıramayız. Yol yakınken nerede FETÖ ile bağlantısı olanlar varsa hemen bize bildirin. Anında kapıya koymaya mecburuz” dedi. Daha önce de benzer şeyler söylemişti. FETÖ denilen yapıyla ilgili, bu yapının ticaret, siyaset, bürokrasi, yargı ayağıyla ilgili en çok […]

Antalya’da partisin il danışma kurulu toplantısında konuşan Recep Tayyip Erdoğan, “Partimizin çatısı altında FETÖ ile iltisakı olanları asla barındıramayız. Yol yakınken nerede FETÖ ile bağlantısı olanlar varsa hemen bize bildirin. Anında kapıya koymaya mecburuz” dedi. Daha önce de benzer şeyler söylemişti. FETÖ denilen yapıyla ilgili, bu yapının ticaret, siyaset, bürokrasi, yargı ayağıyla ilgili en çok yazan isimlerden biri olduğum tartışılmaz. Onlarca habere, köşe yazısına imza attım. Bunlar ‘bildirmek’ değil mi? Bildirmek. Yetmez deniliyorsa, savcılıkta kapağı dahi açılmamış bir suç duyurum var. İşte numarasını buradan da veriyorum: 2016/59212… Öyle yeni de değil, geçen yıl yapmışım. Aynı konuyla ilgili başka bir suç duyurusu daha olduğunu biliyorum. Geçen aylarda bir AKDİM operasyonu yapıldı güya, ama bahsettiğim her iki dosyaya da açıp bakan olmadı. Bir tane savcı bizi çağırıp sormadı. Ama susturmaya yönelik en ufak şikayette karakola çektiriyor bizi, savcı milleti.

Savcılar kapağını bile açmadı

İktidar partisi içinde faaliyetini, etkinliğini sürdüren FETÖ iltisaklı isimlerle ilgili yazdığımız yazıların daha mürekkebi bile kurumadı. Halkın malına nasıl çöktüklerini, bürokrasiyi, kamu idaresini nasıl işgal ettiklerini, yargıyı kendi çıkarları için nasıl kullandıklarını, devleti nasıl tespih gibi çektiklerini, kimlerin bu tezgahta bezi olduğunu, kimlerin FETÖ toplantılarında, yemeklerinde, davetlerinde fink attığını en ufak detayına kadar kaleme aldık. Hepsi arşivde duruyor. Fakat bir güne bir gün “Getir bakalım şu belgeleri” diye çağırmadılar. Tam aksine, yargıdaki, bürokrasideki, siyasetteki nüfuzunu kullanıp bizi susturmaya çalışanlara karşı neredeyse her hafta kendimiz götürüp verdik. Onlar da mahkeme dosyaları, savcı klasörleri içinde öylece tozlandı. O yüzden ben artık bu çağrıların samimiyetine inanmıyorum.

Bayar’ın ifadesinde iki CHP’li

İnanmamamın da ötesinde, başka niyetler, başka hesaplar olduğunu görüyorum bu cümlelerin arkasında. Mesela geçtiğimiz ay ikinci kez gözaltına alınıp tutuklanan İzzet Bayar’dan polis sorgusunda neler istendiğini biliyorum. Özellikle CHP’li iki siyasetçiyle ilgili yüklendiler Bayar’a. Yani mesele AKP’deki FETÖ uzantılarını, artıklarını, kirlilerini temizlemek değil, FETÖ’yü CHP’nin üzerine yıkacak malzeme üretmek. Ağzını tutamayan, aklına geleni söyleyen Mustafa Akaydın’ın sözleri de tam bu işe yaradı. Akaydın bu sözlerden dolayı CHP içinde yeniden dirilirken, iktidar partisi açısından da iyi bir hedef haline geldi. Erdoğan günlerdir ondan bahsediyor. Yandaş gazete ve televizyonlarda AKDİM kahvaltısında çekilmiş fotoğrafları ortaya sürülüyor. Tam bir ‘kullanışlı düşman’.

Erdoğan’dan bir taşla iki kuş

Fakat meselenin ikinci bir boyutu daha var. Tamam, Akaydın’ın AKDİM’in meşhur çinili masasında fotoğrafı var da, AKP’lilerin yok mu? Var. Aynı masada dönemin il başkanı, şimdinin milletvekili Mustafa Köse, mevcut il başkanı Rıza Sümer, il yöneticileri Ali Çetin, Ayhan Ateş, Kadir Sarıcalar da zeytin atıştırıp portakal suyu içmiş. Hem de FETÖ’nün son il imamı Hasan Tarık Şen’le birlikte. Ne olacak bu durumda? Bir taşla iki kuş… Nasıl mı? Yani hem CHP’ye yüklenmek, 12 sene boyunca beraber yürünülen FETÖ yükünü CHP’nin sırtına yıkmak için iyi bir fırsat; hem de AKP’deki yorgun metalleri ayıklamak için vesile. Kongrede bunların üzerini çizip geçersin, bir ara da, punduna filan getirince atarsın içeri. CHP açısından da evir, çevir kullan. Öyle ki, Fetullah Gülen’le hatıra fotoğrafı ortaya çıkan Burhan Kuzu bile birkaç gün önce Akaydın’ın AKDİM fotoğrafını büyük bir keyifle paylaştı. Oysa Akaydın zeytin yiyor, Kuzu ise FETÖ’nün eline yapışmış, ikbal bekliyor. Tersine dünya yani. Ya da yavuz siyasetçi… Özetlersek, Erdoğan ‘bildirin’ diyor; ama biz bildirdik de ne oldu? Kendimiz yargılanıyoruz.

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz