Biri ‘kültür başkenti’ mi dedi? | Körfez Gazetesi
El sanatları göz kamaştırdı

El sanatları göz kamaştırdı

David Badia çalıştırdı

David Badia çalıştırdı

Kumluca’ya yüzme havuzu

Kumluca’ya yüzme havuzu

Turistler köpük partileriyle serinliyor

Turistler köpük partileriyle serinliyor

Konyaaltı’nın dibi çöp deposu

Konyaaltı’nın dibi çöp deposu

Biri ‘kültür başkenti’ mi dedi?
  • İdrisÖZYOL
    • İdris ÖZYOL
    • iozyol@gmail.com
    • 25 Ağustos 2017 - 10:03:06

Kültür Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Aspendos Opera ve Bale Festivali’nin açılışında, “Muhteşemsin Aspendos. 24. Uluslararası Aspendos Festivali’ndeyiz. Antalya’mızı sadece turizmin değil, kültür ve sanatın da başkenti yapacağız” diye mesaj geçti. Oysa Antalya’nın ev sahipliği yaptığı en önemli kültür-sanat etkinliklerinden olan opera ve bale festivalinde bu sene kaç konser var biliyor musunuz? Topu topu 4… Yazıyla da yazalım: Dört… Bunlardan ikisi Aida zaten. Antalya Devlet Operası tarafından Mersin Devlet Operası sanatçılarının desteğiyle sergilenecek iki kez. Diğer iki konser de İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin ‘Uyuyan Güzel’i ile Moskova Natalia Sats Devlet Opera ve Balesi’nin bale gösterisi. Uluslararası etkinliğe bakın. Sadece Rusya’dan bir ekip… Hepi topu o kadar yani…

Altın Portakal kuşa döndü

Altın Portakal ne oldu peki? İki sene önce adını değiştirdiler. Portakal filan gitti yani. Tarihinde ikinci kez sansür skandalıyla tarihe geçti. İlki 12 Eylül günlerindeydi. Geçen sene belgesel sinema bölümünü kaldırdılar. Bu sene de Altın Portakal’ın alamet-i farikası olan ulusal yarışma bölümü sizlere ömür. Oysa Yeşilçam Altın Portakal’la, Altın Portakal Yeşilçam’la birlikte büyümüştü. Şimdi en önemli ayağını, nefes borusunu kestiler film festivalinin. Sinema dünyasının, sanatçıların, yönetmenlerin, eleştirmenlerin tepkisinin ardı arkası kesilmiyor. Geçen sene belgesel sinema riskinden kurtulmak için ulusal yarışmaya dahil etmişlerdi. Şimdi de ulusal yarışmayı uluslararası bölüm içinde badem ettiler. Bütçenin büyük bir kısmı da Film Forum’a kaydı. Yani tamamen Nuri Bilge Ceylan etrafında oluşmuş bir ekibin kontrolüne.

Kapat müzeyi, aç kahveyi

Antalya’nın simgelerinden bir başkasına gelelim. Fikret Otyam’a. Ahir ömrünü Antalya’da geçiren, bu kentin sanat ortamına katkı yapan, şehrin marka isimlerinden Fikret Otyam adına açılmış bir sanat galerimiz vardı. Kapattılar. AESOB’a verdiler. Onlar da güya Ahi Evran Müzesi ve Kültür Merkezi yaptılar. Zannedersiniz ki Ahi Evran Antalya’da yaşadı ve sergilenecek o kadar çok eser bıraktı ki bu kentte müzeler üstüne müzeler kursan hakkını veremezsin. Ha bu arada, çarşının ortasındaki Soba Müzesi’ni de kapattılar. Son derece değerli, kültür varlığı olarak kayıt altına alınmış sobaların akıbeti meçhul. AESOB müze mekanını Yemen Kahvecisi’ne kiraya verdi. Kültür başkentine bakın. Kapat müzeyi, aç kahveyi.

Kültür-sanat hızlı eritiliyor

Ha bu arada; Büyükşehir’in ismini sildiği Fikret Otyam’a Muratpaşa Belediyesi sahip çıktı, anma gecesi düzenlendi geçenlerde. Fikret Otyam’ın mirasını koruyamayan, korumak için parmağını oynatmayan Menemen testileri yan yana dizildiler gecede. Bir duygulandılar, bir duygulandılar ki, satırlara sığmadı hüzünleri. İşte böyle her dönemin tiplerine uygun bir siyaset ortamında yaşıyoruz. Aklımızla alay ediyor Hüseyin Yayman gibiler. Bir yandan kültürel yanı hızla eriyen bir Antalya, diğer yandan da içi boş, gerçek dışı, yalan yanlış ifadeler. Her şeyin ticarete, paraya, ihaleye, yandaşlığa döküldüğü bir kentte kültür yeşermez. Betonun senfonisi yoktur. Şiiri de. Öyküsü de. Sanatçıların bir araya gelip çay içtikleri, etkinlikler düzenledikleri bir çay bahçesine daha hayat hakkı tanımayan bir kent yönetiminin ve onun şemsiyesi olan siyasetin, bırakın bu şehri başkent yapmasını mevcut etkinlikleri kasaba panayırına çevirmeseler yeter.

  • Etiketler
  • Yorumla
KÖŞE YAZILARI
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz