Bir KHK mağdurundan mektup | Körfez Gazetesi
Anaokulu öğrencileri konteyner boyadı

Anaokulu öğrencileri konteyner boyadı

Galatasaray maçı hazırlıkları sürüyor

Galatasaray maçı hazırlıkları sürüyor

Kemer’in su altı güzellikleri

Kemer’in su altı güzellikleri

Mitolojik semboller sergisi

Mitolojik semboller sergisi

140 kabin görevlisi için 21 bin başvuru

140 kabin görevlisi için 21 bin başvuru

Bir KHK mağdurundan mektup
  • İdrisÖZYOL
    • İdris ÖZYOL
    • iozyol@gmail.com
    • 7 Eylül 2017 - 10:15:08

Hacer Demir isimli bir öğretmenden uzun bir elektronik mektup aldım. KHK mağduru olduğunu anlatıyor mektubunda. Kendisini tanımıyorum. Gazeteciliğimize, vicdanımıza, adalet duygumuza ve hakikatin peşinden gitme çabamıza güvenerek, inanarak içini dökmüş. Aktarması bizden, değerlendirmesi ise sizden. Buyurun:  “Ben 13 Ekim 2016’da açığa alınıp 7 Şubat 2017’de ihraç olmuş bir öğretmenim. İhraç sebebi, kesinlikle telefonumda olmayan, hiç kullanmadığım ByLock. Olmayan ByLock’tan başıma gelmeyen kalmadı. Açığa alınma, ihraç ve gözaltı. Şükür ki tutukluluk yaşamadım; ama benim kadar şanslı (!) olmayan nice tutuklu var. Geçmişimde FETÖ ile en ufak bir bağlantım yokken 1 günde FETÖ’cü oldum. Üstelik Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi, yüzde 80i FETÖ olan TİB ve Avea’nın MİT’e gönderdiği hatalı liste yüzünden”.

Bir günde nasıl hain olunur?

“Açığa alındığımda hata olduğunu ve birkaç ay içinde döneceğimi söylediler; ama bir de baktım ki 7 Şubat’ta 686 sayılı KHK ile ihraç olmuşum. İhraç olduğumu bile listede adımı görüp arayan birinden öğrendim. Hayatımda böyle çaresiz kaldığımı hatırlamıyorum. İhraçtan 1 gün sonra (Tabii o bir gün görecelidir, bana bir ömürdü) evde ne var, ne yok tüm cihazları toplayıp savcılığa gittim. Soruyorum; hangi hain, hangi suçlu kendini ifşa eder, ‘beni araştırın’ diye yalvarır? Savcıya beni, hatta 7 ceddimi araştırın diye yalvardım. ‘Milada falan bakmayın, doğum tarihimden alın benim miladımı’ dedim. Sadece 2014’te kullandığım telefonumu verebildim. Kendi rızamla savcılığa teslim ettim  ve Siber Suçlar’dan gelen resmi rapor sonucu: ‘ByLock indirilmemiştir’. Google Play’den tüm uygulama geçmişine dair mail aldım. Sonuç: ‘ByLock indirilmemiştir’. Çevre, geçmiş, telefon, HTS kayıtları temiz. Ama bir günde ByLock’çu olmuşum, hain olmuşum; ama haberim yok”.

Avea’yla ilgili ‘kripto’ iddiası

“Twitter’dan bakın; gerçekten ‘mağdurum’ diyenler hep 2014 yılının 8, 9 ve 10’uncu aylarında. Online sayısı da 3-5 gün. Çünkü bizim ByLock kullandı iddiasına dair bilgiler ByLock ana sunucusundan değil, operatörlerden IP bilgisi üzerinden gidilerek alındı. Avea da ya aynı IP’yi onlarca kişiye verdiğinden ya da gerçek kullanıcıları saklayıp süreci sulandırmak için listeyle oynadı ve bizim gibi kullanmayanları ortaya attı. MİT resmi raporunda ByLock  ana sunucusundan 15 Kasım 2014’ten önceki IP verilerinin silindiği ve gerçek kullanıcılara VPN zorunluluğu getirildiği yazıyor. Yani gerçek kullanıcılar saklandı ve bizi ortaya attılar. Üstelik IP hilesi ile. ByLock’un WhatsApp gibi online bir uygulama olduğunu biliyoruz artık. Bu uygulamaya bir kere bile girsek uygulamaya bağlanmak için en az onlarca IP isteği olması lazım sistemde. Ama bize gelen BTK  CGNAT raporlarında bağlantı sayısı 3-5 gün ile sınırlı kalıyor. Bu nasıl ByLock kullanmaktır?”

‘Aradığınız hain ben değilim’

“Yazdıklarımla ilgili her türlü belgeyi sunmaya varım. Elimde bomboş bir mahkeme dosyası ile kapı kapı gezip avukatlara soruyorum. ‘ByLock’u gerçekten kullanan biriyle dosyamı karşılaştırın ve farkı bana söyleyin’ diyorum. Bakın bu dosyam diyorum. 22 sayfalık matbu iddianamenin tek bir satırı bana ait. Suçum 4 Eylül 2014’te ByLock iddiası! Ne içerik, ne kullanıcı adı; hiçbir şey yok! Başka zerrece irtibat yok; zaten olamaz da. Lütfen sesimizi, mağduriyetimizi duyurun. Devlet elbette FETÖ ile sonuna kadar mücadele etsin, hainler cezasını çeksin; ama aradıkları hain ben değilim. Fakat maalesef acısı benden çıkıyor. Hayat dolu, tabiri caizse, deli gibi çalışan genç bir öğretmendim. Ama şimdi ruhum yaşlandı desem hafif kalır; resmen çöktüm. Saçlarım döküldü, kalan da beyazladı. Bu süreçte günlerimin yarısı hastanede, ‘hastalığım ne?’ diye sormakla, yarısı da adliyede ‘suçum ne, beni araştırın’ diye yalvarmakla geçti. Bize kulak verin”.

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz