Bir gün yine dönecekler bu şehre | Körfez Gazetesi
Antalyaspor taraftarı stada gitmeyecek

Antalyaspor taraftarı stada gitmeyecek

Antalyaspor taraftarı bir arada

Antalyaspor taraftarı bir arada

Manavgat Belediyespor deplasmanda galip

Manavgat Belediyespor deplasmanda galip

Kumluca Belediyespor galibiyetle tanıştı

Kumluca Belediyespor galibiyetle tanıştı

Serik, Ereğli engelini aştı

Serik, Ereğli engelini aştı

Bir gün yine dönecekler bu şehre
  • İdrisÖZYOL
    • İdris ÖZYOL
    • iozyol@gmail.com
    • 9 Ekim 2017 - 09:34:04

Diğer Yazıları

“Ulusal Yarışma, on yıllardır sadece Türkiye’deki sinemacıların önünü açmıyor; aynı zamanda başka ülkelerden izleyici ve sinemacıların beklentilerini karşılama baskısı hissetmeksizin, yerli bir sinema dili oluşturmamıza ve özgün bir sanatsal üslup geliştirmemize yardımcı oluyordu. Ulusal yarışma, deneyimli ve deneyimsiz sinemacıları, büyük festivallerin elverdiği ölçüde demokratik ve eşitlikçi bir platformda bir araya getiriyordu. (…) Uluslararası alanda başarı gösteren yerli sinemacıların çoğunun gururla havaya kaldırdıkları ilk ödül Altın Portakal’dı; izleyiciye seslendikleri ilk tören Altın Portakal ödül töreniydi. Ulusal Yarışma sayesinde izleyiciler, sanatı kutlamayı tanıdı, eleştirel gözlerle izlemeyi öğrendi, piyasa şartlarının görünmez kıldığı filmleri keşfetti. Ulusal Yarışma sayesinde sinemacılar, yeni filmleri için destek ve cesaret buldu. Dünyanın bir tane daha Cannes’a ihtiyacı yok; ama bizlerin Antalya Film Festivali’nin ulusal yarışmasına ihtiyacımız var”.

Altın Portakal’ın ruhu gitti

Bu sözler bu yıl ilk kez düzenleneceği açıklanan 54. Ulusal Yarışma’nın manifestosundan. İlk kez düzenlenecek bir festival niye 54’üncü kez diye duyuruluyor? Çünkü 54 yıldır bu ülke sinemasının yükünü çeken, ona yön ve ruh veren, tanıklık eden, destek veren Altın Portakal’ın alamet-i farikası ‘ulusal yarışma’ kaldırıldı. Sinema dünyasından, derneklerden, sektör temsilcilerinden gelen aralıksız tepkilere rağmen geri adım da atılmadı. Sinema projeleri, yani daha çekilmemiş filmler Film Forum’a, seçilecek birkaç yerli film de uluslararası yarışma bölümüne yönlendirildi. Yani Altın Portakal’ın ruhu, tarihi, misyonu gitti.

Muhalif sinema rahatsızlığı

Niye kaldırıldığına ilişkin en yaygın kanaat ise, ödül töreninde yapılan muhalif çıkışlar, söylenen birkaç eleştirel söz, sanatçıların ülke gündemine dair ettikleri kısacık kelamlar. Yani 54 yıllık Altın Portakal’ın bugünkü sürdürücüleri kendi sanatçısından, yerli sinemasından korktu. Ağzını açtıklarında ‘yerli’ ve ‘milli’ değerlerden dem vuranlar, yerli ve milli sinemayı susturmak için ‘uluslararası’ kisvesinin arkasına sığındı. Antalya Film Festivali’ni Cannes’a rakip yapmak gibi bir kıtır atıldı ortaya. Aklı başında hiç kimsenin, hele ki sinema dünyasının asla inanmayacağı, hiçbir gerçeklik payı olmayan bir söylem… Asıl amacı gizlemek için uydurulmuş bir laf kalabalığı. Altın Portakal’ın bunca yıldır onurlandırdığı kendi sinemamızın buna inanmadığı İstanbul’da yapılacak bu yarışmanın manifestosundan anlaşılıyor zaten:

‘Yerli’ sinemadan manifesto

“Yarışmamızı geri istiyoruz. Kendimizi uluslararası alana tanıtma baskısını hissetmeksizin, önce birbirimizi tanımak ve anlamaya çalışmak istiyoruz. Yeni sinemacılarla tanışmak, deneyimli meslektaşlarıyla buluşturmak; eski sinemacıları hatırlamak istiyoruz. Belgesel kategorimizi geri istiyor, daha fazla belgeselin görünür olmasını arzuluyoruz. Kısa filmlerin hak ettiği değeri kazanmasını istiyoruz. Ödüllerimizi, ödül törenlerimizi geri istiyoruz. Dünyaya seslenen, sözünü özgürce söyleyen sinemacılarımızı izlemek istiyoruz. İzleyiciye, sinemayı keşfetme fırsatının verilmesini istiyoruz. Filmlerimizle ve hayallerimizle; Bir Gün Yine Döneceğiz O Şehre”. Biz de onları bir gün yine alkışlayacağız bu şehirde.

Diğer Yazıları

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz