Ben yokken bunlar oldu | Körfez Gazetesi
Antalyaspor’da kombine sevinci

Antalyaspor’da kombine sevinci

Döşemealtı’nın gururu İpek

Döşemealtı’nın gururu İpek

TFF’den Başkan Çalık’a teşekkür ziyareti

TFF’den Başkan Çalık’a teşekkür ziyareti

Robin van Persie gidiyor

Robin van Persie gidiyor

Muratpaşa’nın şampiyon jimnastikçileri

Muratpaşa’nın şampiyon jimnastikçileri

Ben yokken bunlar oldu
  • İdrisÖZYOL
    • İdris ÖZYOL
    • iozyol@gmail.com
    • 28 Haziran 2017 - 11:06:10

Diğer Yazıları

Biraz İstanbul gezisi, üstüne de bayram tatili uzun bir ara oldu benim için. Yazmam gereken bir dolu şeyi erteleyince üst üste yığıldı. O nedenle hepsini alt alta getirip bir potpuri yapmak en uygunu olacak. Önce iki hafta önce yaptığım “Yargıtay için 650 bin” haberinin sonrasında yaşananlara değineyim. FETÖ davasında yargılanan bir sanığın mevcut AKP il yöneticilerinden M.Ç.’nin ‘Yargıtay’daki bir iş için 950 bin lira istediği’ iddiası oldukça ses getirdi. Bu iddiayı referans alarak sosyal medya köşesinde kalem oynatan Şükrü Yunak’ın o gece saat 3 civarında evi basıldı. M.Ç.’nin 3 araba dolusu kişiyle evinin bulunduğu sitenin önüne gelip kendisini tehdit ettiğini, ağır küfürler savurduğunu iddia eden Şükrü Yunak, sosyal medyaya bir süre ara verdi. Eğer bu iddia doğruysa, siyasetin eşkıyalığa dönüştüğü anlamına gelir ki; son derece vahim.

 

Bir internetçiyi fena tartaklamışlar

 

Aynı gün daha erken saatlerde, yani akşamüzeri başka bir tartaklanma olayı daha yaşandığı iddia edildi. Kendisini gazeteci olarak görmediğim bir internet haber sitesi sahibi, yine internet üzerinde faaliyet gösteren 3 kişi tarafından Kapalı Yol civarında bir yere çağrılarak tartaklanmış. Ne tartaklanan şahsı, ne de tartaklayanları ciddiye almıyorum, ama bu olay da son derece vahim. Tıpkı siyaset gibi, sözüm ona gazeteciliğin de zıvanadan çıktığını, eşkıyalığa döndüğünü gösteriyor bu örnek de. Emniyete ve savcılığa yansımayan her iki olayı da görmezden gelmek, benzeri eşkıyalıklara, haramiliklere yol olacaktır. Üstelik son derece ciddi iddiaların ortada dolaştığı, Pandora’nın kutusunun açıldığı, cinlerin şişeden çıktığı bir ortamda, gerçekleri haykıran herkes için bir tehdit, yıldırma, göz korkutma anlamına geliyor. Bu nedenle değinme, paylaşma, üzerine iki satır kelam etme ihtiyacı duydum. Umarım yetkililer harekete geçer.

 

‘Kimse Yok Mu’da kimse yok mu?

 

Bu arada Muratpaşa Belediyesi’nde FETÖ’cü arayan yandaş kalemler hiç beklemedikleri bir operasyonla karşı karşıya kaldılar. AKP’nin Muratpaşa belediye meclis grubu sözcüsü Cemal Öner geçen hafta öğleden sonra gözaltına alınıp, iftardan sonra da apar topar serbest bırakıldı. Öner’in FETÖ’cü ‘Kimse Yok mu Derneği’ne yönelik operasyon kapsamında gözaltına alındığı iddia edildi. Apar topar bırakılması da, “Bayramı gözaltında geçirmesin” gerekçesine bağlandı. Öner hakkındaki bir başka iddia ise, FETÖ’nün Antalya’daki en önemli isimlerinden, örgütün kasası firari Nevzat Ayvacı’nın yeğeni olduğu yönünde. ‘Kimse Yok mu Derneği’ operasyonu başka bir ismi de akla getirdi. Meclisin en saldırgan mensubu, AKP Antalya mebusu Gökçen Özdoğan Enç’i. Milletvekilliğinin ilk döneminde TBMM albümüne ‘Kimse Yok mu Derneği’ üyeliğini büyük bir övünçle yazdıran Enç, 15 Temmuz’dan sonra ise bunu sildirdi. Fakat meclis albümünün eski halinde bu bilgi ampul gibi parlıyor.

 

Antbirlik’ten tuhaf kokular geliyor

 

Bir başka tuhaf şey daha oluyor Antalya’da. Bunun adresi de Antbirlik. İddiaya göre referandum öncesinde Antbirlik adına kredi çekilmiş ve bu kredi dolara yatırılmış. Referandum sonrası beklenti boş çıkınca da 2 milyonluk bir zarar oluşmuş. Yani Antbirlik’in 2 milyonu buhar. Bununla ilgili operasyonlar yapılıyor. Hatta AKP’nin üst düzey isimlerinden biri bu soruşturmada ‘müşteki’ olarak geçiyor. İçeri atılanlar var, arananlar var; ama işin esasını kimse bilmiyor. Gözaltına alınanlara kaybolan 2 milyon soruluyor ısrarla. Kimin kaybettiği, işin içinde kimlerin olduğu araştırılıyor muhtemelen. Ya da perde arkasındaki güçler işi birkaç çalışana, personele yıkmaya çalışıyor. Kokusu yakında çıkar. Üst düzey bir siyasetçinin işin üzerine ‘müşteki’ sıfatıyla bu kadar düşmesi de ayrıca ilginç. Antbirlik’te ne oldu? Ya da neler oluyor?

Diğer Yazıları

  • Etiketler
  • Yorumla
KÖŞE YAZILARI
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz