Adalılar türkü söyler | Körfez Gazetesi
Antalyaspor taraftarı stada gitmeyecek

Antalyaspor taraftarı stada gitmeyecek

Antalyaspor taraftarı bir arada

Antalyaspor taraftarı bir arada

Manavgat Belediyespor deplasmanda galip

Manavgat Belediyespor deplasmanda galip

Kumluca Belediyespor galibiyetle tanıştı

Kumluca Belediyespor galibiyetle tanıştı

Serik, Ereğli engelini aştı

Serik, Ereğli engelini aştı

Adalılar türkü söyler
  • İdrisÖZYOL
    • İdris ÖZYOL
    • iozyol@gmail.com
    • 10 Ekim 2017 - 09:30:20

Diğer Yazıları

Necdet Adalı, 12 Eylül’ün astığı ilk devrimciydi. 37 yıl önce 7 Ekim’i 8 Ekim’e bağlayan gece yürüdü darağacına. Pazar günü Antalya Halk Derneği’nin kültür merkezinde anıldı yoldaşları, dostları tarafından. Bu vesileyle köşemi, dava ve cezaevi arkadaşı Yüksel Işık’ın Gazete Duvar’da yayınlanan yazısına terk ettim bugün: “Yıl 1976 idi Necdet’i tanıdığımda. Ankara Yıldırım Beyazıt Lisesi 2. Sınıf öğrencisiydim; okul ile arasının pek iyi olduğu söylenmese de, sanırım o da Yıldırım Beyazıt Endüstri Meslek Lisesi’ne kayıtlıydı. O, vaktinin çoğunu, Mevki Hastanesi ile aynı medyana bakan Yıldırım Beyazıt Halkevi’nde geçirirdi. Nerede bir ‘imdat’ çığlığı yükselse oraya yetişmek için. Öğlen YI-BA Endüstri Meslek Lisesi çıkışının güvenliğini sağlar; akşam Ziraat Fakültesi öğrencilerine yönelik muhtemel faşist saldırıları püskürtmek için Altındağ Babaharman Parkı’na konuşlanırdı”.

Esmerler diyarında sarı bir çocuk!

“Bazen de bizim okulun önüne gelir; sırtını trafoya vererek, öylece otururdu. O tarihler, her genç gibi ben de arayış içindeydim. Orası-burası derken bir gün ürkek adımlarla da olsa Yıldırım Beyazıt Halkevi’nden içeri girdim. Benimle çok ilgilenmiş; yaşadığı sürece o ilgisini hiç eksik etmemişti. Nitekim idamına neden olan tutukluluğu sırasında üniversiteyi kazandığımı öğrenince sevincime ortak olduğunu göstermekten geri durmamıştı. Altındağlıların çoğu Romanlardan, geri kalanları da Doğunun çeşitli şehirlerinden göçüp gelenlerden ibaretti; tıpkı bizim gibi! Deyim yerindeyse ‘Esmerler Diyarı’ idi Altındağ! Necdet ise sarışın, mavi gözlü bir çocuktu. Gerçi o pek hoşlanmazdı ama lakabı da, görünüşüyle müsemma olacak şekilde ‘Sarı’ idi!”

Darbecilerin ilk işi onu asmak oldu

“Aykırılığı bundan ibaret değildi kuşkusuz. Bağımsızlık, sosyalizm ve demokrasi mücadelesinin bir an önce sonuca ulaşması için Altındağ’da basmadığı sokak, girmediği ev kalmamıştı. Çatışmaların, ölümlerin, katliamların hızla arttığı günlerden geçiyorduk ki Necdet’in yakalandığını duyduk. Tarih, Temmuz 1977’ydi. (…) İdamla yargılanmışlardı; ama Necdet, aklanacağına hep inanmıştı. Her şey normal seyrinde işleseydi, aklanacağı kesindi; ama bütün bu kışkırtmalar, katliamlar, bombalamalar da zaten sonrasında gelen 12 Eylül darbesine zemin hazırlamak için başvurulan şiddet eylemleri olarak tarihe geçmişti. 12 Eylül darbecilerinin ilk işi, güya denge kurmak için ‘bir soldan, bir sağdan’ diyerek Necdet’i idam sehpasına çıkarmışlardı”.

Gece saat 3’te darağacına yürüdü

“Necdet’i, 37 yıl önce 7 Ekim’i 8 Ekim’e bağlayan gece idam etmişlerdi. O gece, pek çok yoldaşı gibi ben de Etimesgut Askeri Cezaevi’nde tutukluydum. Darbe karabasanının soluduğumuz havaya bile sindiği o gece, tahmini idam saati olan 3.00’e kadar sessizce beklemiş; o saatte hep birlikte saygı duruşunda bulunmuştuk. ‘Kahrolsun sömürgecilik’ diye bağırarak, idam sehpasını tekmelediği o saatlerde Necdet’i yalnız bırakmak istememiştik. Arkadaşımın idam edilmesi, benim için tarif edilmez bir acıydı ama kimseler görmesin diye gözyaşlarımı içime akıtmıştım. FETÖ denilen kişinin, ‘elimden gelse mezardakileri kaldırıp evet oyu vermelerini sağlardım’ dediği 2010 Anayasa Referandumu sırasında Erdoğan, Necdet’i anarak şiir okuduğunda tuhaf bir ruh haline bürünmüştüm. (…) Boşuna değil; ‘Adalılar türkü söyler, susar darağaçları’ dememiz”. Anısına saygıyla!

Diğer Yazıları

  • Etiketler
  • Yorumla
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz