40 megawatt bir RES, 40 bin ağaç görevini yapıyor | Körfez Gazetesi
Simge Sağın, şarkılarını  o yavru köpek için söyledi

Simge Sağın, şarkılarını o yavru köpek için söyledi

Falezler temizlendi

Falezler temizlendi

Sualtı kültür mirasının  korunmasında öncüyüz

Sualtı kültür mirasının korunmasında öncüyüz

Ulucan, basınla tanıştı

Ulucan, basınla tanıştı

Partiler bayramlaştı

Partiler bayramlaştı

40 megawatt bir RES, 40 bin ağaç görevini yapıyor
  • Ana Sayfa » RÖPORTAJ
  • 11 Ocak 2018 - 13:05:10
40 megawatt bir RES, 40 bin ağaç görevini yapıyor

  Çevreci Enerji Derneği Tolga Şallı ile yenilenebilir enerji sektörünü konuştuk. Türkiye’nin temiz enerji zenginliğini vurguladı. Şallı, “Ülkemiz yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçerse, daha barışçıl ve sağlıklı bir dünyada yaşayacağız. Beton azalacak yeşil çoğalacak” diyerek umut aşıladı Röportaj: Işık TUNÇEL Çevreci enerji derneği olarak Türkiye’yi enerji sektöründe nerede görüyorsunuz? Yenilenebilir enerjiden ürettiğimiz elektrik son yıllarda […]

 

Çevreci Enerji Derneği Tolga Şallı ile yenilenebilir enerji sektörünü konuştuk. Türkiye’nin temiz enerji zenginliğini vurguladı. Şallı, “Ülkemiz yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçerse, daha barışçıl ve sağlıklı bir dünyada yaşayacağız. Beton azalacak yeşil çoğalacak” diyerek umut aşıladı

Röportaj: Işık TUNÇEL

Çevreci enerji derneği olarak Türkiye’yi enerji sektöründe nerede görüyorsunuz?

Yenilenebilir enerjiden ürettiğimiz elektrik son yıllarda hızla artmakta. Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, biyogaz/biyokütle enerji, jeotermal enerji yatırımları hızla hayata geçirilmekte. Ancak henüz yolun başındayız ve önümüzde yapılaması gereken çok iş var. Öncelikle toplumun yatırımcılar ve kamu kuruluşları tarafından yenilenebilir enerji, enerji verimliliği veya enerji tasarrufu konularında daha çok bilgilendirilmelidir.  Siz de biliyorsunuz ki doğru bilgi halka ulaşamadığı zaman belli gruplar bilgileri manipüle ederek yanlış bilgi ile algıyı yönetir. Enerji politikaları ile yatırımlar paralel seyreder. Mevzuatsal anlamda kolaylıklar sağlandığında yenilenebilir enerji, yatırımları da artmaktadır. Biz özellikle yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminin ülkemizde daha da hızlı artacağını düşünüyoruz.

Dernek olarak ne gibi yaptırımlara imza atıyor ve savunuyorsunuz?

Yaptırımdan ziyade bu işin ancak teşvik ile gelişebileceğini düşünüyoruz. Burada bahsettiğimiz teşvik maddi anlamda değil. Yenilenebilir enerji yatırımı yapan herkesin ön plana çıkarılması gerekmekte. Örneğin artık rahatlıkla enerji kooperatifi kurabiliyorsunuz ancak çoğu kişi bunun nasıl yapılacağını bilemiyor. Biz dernek olarak enerji kooperatiflerine ve yatırımlarına mevzuatsal destek sağlayabiliyoruz. Dernek bünyemizde “Hukuk Kurulu” ve “Bilim ve Danışma Kurulu” bulunmakta.

Enerji şirketlerinin kurulum süreçlerinde yaşadıkları en büyük sorun nedir?

Her türlü yatırımın belli zorlukları bulunmaktadır. Ancak enerji yatırımları uzun, yorucu ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Örneğin rüzgâr enerjisi yatırımı yapmaya karar verildiğinde öncelikle rüzgâr veriminin yüksek olduğu bir sahanın bulunması gerekiyor. Saha bulunduktan sonra kısıtlılık durumu analiz edilmeli. Sahanın sit statüsü önemli. Kesin korunacak hassas alanlarda artık santral kuramıyorsunuz. Henüz yatırımın başındayken tüm senaryonun oluşturulması gerek. Mevzuat gereği son beş yılın en az bir yılı ölçüm yapılmalı. Daha sonra ihaleye giriliyor. Asıl mücadele ihaleyi kazandıktan sonra başlıyor. ÇED süreçleri, imar planları hazırlama dönemi, orman izinleri, kamulaştırma işlemleri… İdareden onlarca izin, onay ve görüş alınıyor. Bu sürecin iyi yönetilmesi şart. Yapılması gerekli en basit bir işlemin zamanında yapılmaması veya geç yapılmasından dolayı yatırımcılar büyük risklerle karşılaşabiliyor. İzin, onay ve mevzuatsal süreçler içindeki evrak yönetimi ve bu evrakların mevzuata dayalı değerlendirilip risklerin minimize edilmesi gerekmektedir.

Çevresel etkenler düşünüldüğünde yatırımcıların önüne en büyük engel ne olarak çıkıyor?

Yenilenebilir enerjinin “Üstün Kamu Yararı” taşıdığını düşünüyoruz. İstihdam yaratması, iklim değişikliği ile mücadelesi, enerji bağımsızlığımıza katkısı başlıca sayabileceğimiz özelliklerindendir. Örneğin bir rüzgâr enerji santralinin yapıldığı bölgede mevzuat gereği rüzgâr verimini etkileyecek imar planı düzenlenemez. Yani üretim lisansı süresince o bölge insan müdahalesinden korunur. Bu durumda RES’lerin betonlaşmayı önlediğini de söyleyebiliriz.

ÇED raporları tüm özellikleriyle onaylanarak mı hazırlanıyor? Raporu hazırlayan uzmanlar alanında yeterli mi?

ÇED raporları bakanlıkça onaylı kuruluşlar tarafından hazırlanır ve bakanlığın ilgili idareleri yatırım hakkında izin verir ya da düzeltilmesini istediği bölümler hakkında görüş belirtir. ÇED süreci uzun bir süreçtir. Bir yatırım için ortalama 60-70 kurumdan izin, onay veya görüş alınır. ÇED kararları, imar planı kararları, üretim lisansları, kamulaştırma kararları iptal davalarına konu olan kararlardır. Halkımız yenilenebilir enerji kaynakları ve kullanımı hakkında bilgi almak isterlerse bizlere ulaşabilirler.

Çevresel etkilere neden olan santraller en fazla hangi sektörde?

Hiçbir çevresel etkiye sahip olmayan enerji üretim sistemi yok. Burada önemli olan nokta koruma-kullanma dengesidir. Amaç kamu yararı ise hassasiyet bu ilkeyi korumakla başlıyor.  Çevresel etki anlamında; yenilenebilir enerji sistemleri tükenebilir enerji dediğimiz fosil yakıtlara göre kıyaslanamayacak derecede daha az çevresel etkiye sahiptir. Örneğin rüzgâr enerjisi santrali kurduğunuzda su tüketmezsiniz, suyu kirletmezsiniz, atık oluşturmaz, karbon salınımında bulunmazsınız. 40 Megawatt bir rüzgâr enerji santrali, 4-5 yaşına ulaşmış 40 bin ağaç kadar yılda 80 bin ton karbondioksit salınımını engeller. Yani 40 megawatt bir RES 40 bin ağacın görevini yapmış olur. Fosil yakıtlar veya nükleer santral gibi enerji sistemlerinin çevreye bıraktığı etkiyi düşünürsek biz dernek olarak yaşanabilir bir dünya adına yenilenebilir enerjinin gelişmesine yönelik çalışmaları destekliyoruz. Birleşmiş Milletler ’in yayınladığı çevre kirliliği raporuna göre Dünya’da her yıl 11 milyon çocuk hava kirliliğinden hayatını kaybediyor. Stanford Üniversitesi’nin 2050 yılı projeksiyonuna göre, ülkemizin %100 yenilenebilir enerjiye geçmesiyle birlikte her yıl temizlenen hava ile ölümü engellenen kişi sayısı 19 bin 100 kişi olacak. Ve yenilenebilir enerji kullanımı sayesinde önüne geçilecek sağlık masrafından 163.3 milyar dolar tasarruf edileceği belirlenmiştir.

 

Rüzgar enerji santralleri betonlaşmayı önler

 

Bir rüzgar enerji santralinin kurulu olduğu bölgede mevzuat gereği elektrik üretim verimliliğini etkileyecek imar planı düzenlenemez. Santrallere sadece elektrik üretimi için lisans verilir ve yatırımcı elektrik üretmenin dışında başka bir ticari faaliyette bulunamaz. Bu doğrultuda santralinin bulunduğu bölge –ki lisans süreleri 49 yıldır- insan müdahalesinden koruncaktır. Hatta bazı araştırmalar göstermiştir ki rüzgâr enerji santralinin bulunduğu bölgede flora ve hayvan varlığı sayı ve çeşitliliği artmıştır. Ülkemizde bazı santrallerde türbinlerin hemen yanına kovanlar konularak bal üretimi bile yapılmıştır.

 

  • Etiketler
  • Yorumla
ilan
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz