112’nci imza benden | Körfez Gazetesi
Antalyaspor’da kombine sevinci

Antalyaspor’da kombine sevinci

Döşemealtı’nın gururu İpek

Döşemealtı’nın gururu İpek

TFF’den Başkan Çalık’a teşekkür ziyareti

TFF’den Başkan Çalık’a teşekkür ziyareti

Robin van Persie gidiyor

Robin van Persie gidiyor

Muratpaşa’nın şampiyon jimnastikçileri

Muratpaşa’nın şampiyon jimnastikçileri

112’nci imza benden
  • İdrisÖZYOL
    • İdris ÖZYOL
    • iozyol@gmail.com
    • 29 Haziran 2017 - 11:40:52

Aralarında Antalya Baro Başkanı Polat Balkan’ın da bulunduğu 111 yazar, sanatçı, akademisyen, hukukçu önceki gün itibarıyla 111 gündür açlık grevinde bulunan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için devleti göreve çağıran bir ilan verdi. 4 gazetede verilen ilanda, “Nuriye Gülmen ve Semih Özakça OHAL kararnamesi ile işten atılan beş bin akademisyen, elli bin öğretmen ve yüz elli bin çalışandan sadece ikisi. İşe geri dönme talebiyle açlık grevine gittikleri için cezaevine atıldılar. 111 gündür açlar. Nuriye ve Semih ölmesin. Çalışma hakları geri verilsin. Okullarına dönebilmeleri ve hayatlarına devam edebilmeleri için devletin gereken adımları atmasını istiyoruz. Adalet ve demokrasi bunu gerektirir” deniliyordu.

 

Nuriye ve Semih öldürülmesin!

 

Yani bu ülkenin vicdanı olan yazarlar, şairler, gazeteciler, sanatçılar, hukukçular, akademisyenler diyor ki: Nuriye ve Semih ölmesin! Çalışma hakları geri verilsin! Devlet gerekli adımları atsın! Ne var bunda? Ölsünler mi? 111 aydının bir araya gelip bu iki insan ölmesin diye devlete çağrı yapmasının neresi kötü, neresi suç, neresi vatan hainliği? Ama tabii bu soruları aklıselim bir siyasi ortamda ve vicdani reflekslerini yitirmemiş bir hükümete sormak gerekiyor. Çünkü İçişleri Bakanı hemen köpürdü. “Nereye imza attığınızın farkında mısınız?” diye kükredi Twitter hesabında. “Başınıza gelen en ufak olayda yardım istediğiniz polisin bilgisine, istihbaratına ve tespitlerine güvenmiyorsunuz, savcılara ve hakimlere de güvenmiyorsunuz, ancak terör örgütü üyelerine güveniniz sonsuz” diye de peşinen mahkum etti hem açlık grevi yapanları, hem de devleti göreve çağıranları.

 

Onlar bilmiyor, Bakan biliyor

 

Yani bu ülkenin yakın tarihine, sanatına, müziğine, düşüncesine, siyasetine, hukukuna, varlığına, dirliğine, estetiğine, ruh haline imza atmış Ataol Behramoğlu, Hale Soygazi, Halil Ergün, Hayko Cepkin, Lale Mansur, Latife Tekin, Murathan Mungan, Müjde Ar, Müjdat Gezen, Nejat Yavaşoğulları, Rutkay Aziz, Selçuk Yöntem, Sabahat Akkiraz, Sevinç Erbulak, Suavi, Şevket Çoruh, Zülfü Livaneli, Zuhal Olcay nereye imza attıklarının farkında değil, 15 Temmuz’dan sonra koltuğa oturan yeni yetme bakan Süleyman Soylu her şeyin farkında. İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturunca bu ülkenin sanatçısına, akademisyenine, hukukçusuna, aydınına şarlama, zılgıt çekme, ayar verme hakkını ve cüretini kendinde görüyor.

 

İMKB’den devşirilme İçişleri

 

Baktım künyesine, 1969 doğumlu. Benden bile küçük. Daha dünkü çocuk yani… İstanbul İşletme’yi bitirmiş, İMKB’de aracı kurumlarda çalışmış. Sonra ticaret, sonra siyaset… Demokrat Parti’nin yüzü suyu hürmetine kapağı AKP’ye atınca ikbal kapıları da sonuna kadar açıldı. 15 Temmuz dinci faşist darbe girişiminden sonra da kendini bakan koltuğunda buldu. Yerini hazmedememiş olmalı ki, daha kısa pantolonla gezdiği günlerde bu ülkenin ruh, düşünce ve kültür haritasına imza atmış abisi, ablası, hatta babası yaşındaki aydınlara posta koyuyor, azarlıyor, küçümsüyor, tehdit ediyor. Bu işler öyle olmaz Bakan efendi! Bir bakana düşen, hepimizin kitaplarını okuduğu, şarkılarını dinlediği, filmlerini izlediği değerlere, bu toprağın vicdan birikimine, düşünce zenginliğine saygı göstermektir. Aydını, yazarı, çizeri, gazeteciyi pamuklarda saklayın demiyoruz size, bunu sizden beklemiyoruz da zaten; ama en azından ağzınızın ayarını ona göre tutturun. Sizi 10 yıl sonra bu ülke nasıl hatırlar bilmem, ama mesela Ataol Behramoğlu iyi bir şair, bir entelektüel olarak hatırlanmaya devam edecek. Bu 111 değerli ismin yanına kendi ismimi de eklemekten onur duyar, 112’nci imza olarak o ilanın altına imzamı atarım. Bunun için de siz dahil, hiç kimseden izin almam, onay beklemem. İşinizi, görevinizi sakin, hakperest ve adaletli bir şekilde yapın. Kapiş?

 

  • Etiketler
  • Yorumla
KÖŞE YAZILARI
ARŞİV
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz